şükela:  tümü | bugün
  • ahlak, vicdan ile alakalı olduğu için bu durumun sadece cinsellik ile ilişkilendirilmemesi gereken hadise.
    (bkz: türklerin çoğunun açlık grevindekileri takmaması/@stanley kubrick)
  • deprem sebebi.

    eğer tayyeep iktidardan giderse 9.14 şiddetinde de deprem olacakmış. ahlakımızın kutsal bekçisi, bekaretimizin gardiyanıymış.

    bu durumda bizim de cezaevi müdürümüz oluyor herhalde.
  • ben dahil, bu memlekette yaşayan bir çok insanın gördüğü gerçektir. ancak olayın farklı boyutları var, şöyle ki;

    bizim ahlak anlayışımıza çok ters olan şeyler, akp hükümetinin dindar nesli için gayet normal. aslında ahlaki bir çöküşten ziyade, yeni bir ahlaki yapılanma; ahlaki bakış açısında çaktırmadan devrim mevzubahis.

    diyeceksiniz bu nasıl bir şey?

    şöyle bir şey*; onlarca kişinin tecavüzüne uğramış 13 yaşındaki n.ç. adli tıppın verdiği raporda "meyilli" olarak adledilebiliyor. işin iç yüzüne midemiz bulanmadan bakamıyoruz, ama bakalım.

    bu kıza tecavüz edenlerin hemen hepsi akp üyesi. hemen hepsi "ak"landı. çünkü kız meyilliydi. kızın yaşı kaç başı kaç bakılmadı bu aklama yapılırken. kimse bu kızın ailesi ne olur, psikolojisi ne olur diye düşünmedi. çünkü adı üzerinde ak parti.

    aynı şekilde bu partiye çok yakın isimler 10 yaşındaki kız çocuğu için "10 yaşından beri o.....luk yapıyor" şeklinde başlıklar atabiliyor.

    1980 ile hesaplaşacağız diyerek dolayısıyla insanları kandırarak bütün ipleri eline alanlar, erkeğin her halükarda suçsuz, kadının her halükarda suçlu olduğu; egemen olanların ezilmesinin adına özgürlük konduğu yeni bir ahlak anlayışı yerleştirdiler.

    bir ülke düşünün; kız, okulundan çıkmış evine gidiyor ve iki kişi arabayla kızı kaçırıyor. 6 saat boyunca döverek tecavüz ediyorlar daha sonra öldü diye yol kenarına atıyorlar. delillerin toplanması için oturuma ara verilirken adamlar beraat ediyor.

    bu ülkenin başkenti ankara ve bu olay ankara da oluyor.

    hukuk; toplumu suçlardan koruyan şey değil midir? hukuk; toplumu şekillendiren bakış açılarının devlet eliyle korunması değil midir?

    bu saatten sonra değildir.

    geçin efendim cinsel suçları, ahlak sadece böyle olmuyor.

    bir dış işleri bakanı düşünün ki; 2 sene evvel mevcut sistemi eleştirirken kullandığı bütün argümanlar çöktüğü halde yerinde oturuyor.

    bir eğitim bakanı düşünün; hakim sınavında kendi partisinin il başkanı ve karısı birinci olduğu halde yerinde oturuyor.

    bir içişleri bakanı düşünün; her türlü başarısızlıktan kendi memurunu sorumlu tutuyor. ve yerinde oturuyor.

    japonya da yaşasak defalarca harakiri yapması gerekenler, kendilerine suçlamalar yöneltilince haklı dahi çıkabiliyor.

    bir hükümet düşünün ki; hem demokrasiden bahsediyor hem de medyayı baskı altında tutuyor.

    bir adalet düşünün ki; 6 senedir memleketin askerini içeride tutuyor, hem de teröristlerin liderinin verdiği ifadelerle.

    işte böyle bir ülkede ahlakın olduğunu düşünmek saçmadır ki, olmayan şeyin çökmesi de son derece anlamsızdır.

    bir ülkede kısa boylu insanlar uzun boylu gölgeler veriyorsa, o ülkede artık güneş batıyor demektir.
  • bir gun besiktas'tan otobuse bindik. sanirim bir cocuk ogrenci akbili yerine yasli akbili kullanmisti. belki de yapmamisti ama sofor oyle sandi. cocuk hemen kendi akbilini cikarip gosterdi ama sofor akbile el koydu.

    daha sonra ilerledigimizde otobusun orta kapisinin onunde 4-5 genc ellerinde posetlerle alenen bali cekiyorlardi. insanlar yanlarina yaklasamiyorlardi korktuklari icin cunku dengesiz hareketlerde bulunuyorlardi. bagirarak konusuyorlar ve rahatsiz edici bir edayla sakalasiyorlardi.
    her birinin tek tek akbil bastigini dusunmek gercekten saflik olacak. burada sofor onceki gencin akbiline el koymakla dogru olani yapti evet ama neden gucu yetemedigi icin insanlari rahatsiz edecegi belli olan tipleri otobuse aldi? ustelik akbil basmadiklari cok belli.

    burada suclu olan kim?

    bas suclu devlet. ona suphe yok. ama sofor de hic masum degil bana kalirsa. kendi halinde, belki en buyuk hatasi 1-2 liralik ulasim bedelini odememek icin bir sivil itaatsizlik yapmis genci herkesin ortasinda yerin dibine sokup patronluk taslayabiliyorsan, o balicileri de almayacaksin.
    bicaklanmaktan korkup sesini cikarmiyorsan kimseye cikarmayacaksin.

    nereye gelecegim?

    bu toplumda herkes gucune yetenle ugrasiyor. disini gecirebildigini eziyor. eger gucu yetmeyecekse ya olu taklidi yapiyor, ya da hemen kibar insan moduna burunuveriyor.
    otobuste birbirine sarilip "burasi seks otobusu degil" tepkisi alan arkadaslar hala dun gibi aklimda. ayni seyi yapsana tinercilere de? yok. madem bu kadar idealistsiniz, toplumun ahlak bekciligini yapiyorsunuz -ki birbirine sarilan gencleri uyarmanin bununla hicbir ilgisi yok- baliciyi tinerciyi de cikarin otobusten. o kadar erkek degilseniz bari biraz tutarli olun da kimseye laf etmeyin.

    bir ornek daha verecegim.
    yillardan 2012, bahar aylari. bir derste hoca sadece dersi dinlemedigim icin beni kucuk dusurmeye calisti. bunun uzerine eksi sozluk'te bir elestiri yazisi yazdim. kendisini yalnizca elestirdim. daha sonra bazi aklievveller nickimi vermis. ben de belli ki alinmis diyerek entry'i sildim.
    bir dahaki yilin ilk donemi kendisinden proje aldim ve bir sebepten "yine" beni kucuk dusurmeye calisti ve karsilik verince kufrederek odasindan kovdu.
    o gun "madem bir entry'i bu kadar onemsiyor, mezun olunca gorusuruz bakalim" diyerek odadan ayrildim.
    ben ogrenciydim, kendine gore bana her seyi yapabilirdi cunku ona bagimli oldugumu dusunuyordu. bir daha projeyi vermek icin odasina gitmedim. okulum sirf bu sebepten uzayabilirdi. bir dilekceyle hallettim o ayri.
    bundan bir-iki yil sonra mezun oldugumda entry'i tekrar canlandirdim. evet intikam aliyordum cunku artik "entry'si vasitasiyla twitter adresinden adi bulunan ogrenci" gibi okuldan uzaklastirilma ya da atilma gibi bir ihtimalim yoktu.
    derken birkac hafta sonra telefonum caldi. gizli numaradan aranmistim. actim, beni odasindan kufrederek kovan sevgili ogretim gorevlisiydi bu.
    hayatinda hic bu kadar nazik konustuguna tanik olmamistim. adeta benimle esit seviyeye inmis*entry'mi silmemi "rica" ediyordu. cunku beni tehdit edemezdi. beni savciliga verip okuldan attiramazdi. elinde hicbir sey yoktu. sadece rica edebilirdi. halbuki daha 1-2 yil once projemin taslagini uzerime firlatip kufretmisti bana.
    guldum.
    garipti. elinde guc oldugu zaman pervasizca, kimsenin ne dusundugunu onemsemeden, duygulariyla, onuruyla oynuyorsun, ama bakiyorsun ki artik sana mecbur degil, ya da senden daha guclu bir konumda; "rica" ediyorsun.
    bu gercekten munferit bir olay degil. cok fazla insan var boyle. otobus soforunden docentine, profesorune polisinden basbakanina kadar. ezebildigini eziyor, gucu yetmeyince "rica" ediyor. ya da kendini ezdirmekten cekinmiyor.

    ahlaki* birbirine sarilan ciftlerde degil, bunlarda aramalisiniz. cocuklara kotu ornek olanlar, birbirini seven insanlar olamaz.
  • yazar burda #48134872 şunu demek istemiş;

    gücün yetmezse eğer ve boyun eğiyorsan, ahlaksızsın. --> öğretmen hakkında yapılan entry'yi göt korkusuyla silmek.

    eğer gücün yetiyorsa ve eziyorsan, ahlaksızsın. --> öğretmenin sana dokunamayacağını bildiğin bir mesafeden ona tekrar havlamaya başlamak.

    o zaman ahlak kurallarından bahsetmeden önce kendi ahlak değerlerinizi sorgulamanız lazım.
  • hep soylerim yine soyluyorum bu ulkede illa bir devrim yapilacaksa ilk once ahlak devrimi yapilmali.okullarda turkce-matematikten once ahlak dersi "gostermelik din kulturu ve ahlak bilgisi dersi gibi degil ama" verilmeli.
  • cikarlar catisiyorsa ahlaksizlik yapiyorsundur.git bi sigara yak sonra yolsuzluk yapmaya iterler ahlakli ederler kendilerince
  • ustteki entrilerde de bahsedilmis, bu bir iktidar suresinde, on yirmi yilda olacak bir sey degil belki hizlanacak, daha gorunur hale gelecek bir durumdur. ahlaki telkin eden dinlerin ya da dusunce sistemlerinin, eylem tarzlarinin fertler icin oldugu gibi toplumlar icin de maddi gelismislik basat olmak uzere ideallerlle iliskisi gozonune alinarak bakilirsa turkiye de ahlakin cokmesine sebepler bulunabilir.
    din ve batililasma ile ust medeniyet kabul ettigi bati medeniyetini asmayi hedefleyen milliyetci bakisa sahip kemalist tasavvur halen toplumun ahlaki omurgasinda yerlesik iki ana unsur.
    din algisi ve anlayisi, yapici bakisi degil yikici, engelleyici yonuyle ve ameli onceleyen projeksiyonuyla ahlaki iskaliyor maalesef. bu sebeple belki din dersleri sunni islamiyet ve diger dinlere de bu perspektifle bakmasi itibariyle dersin tek konusu olmasina ragmen dersin mufredatta karsiligi din kulturu ve ahlak bilgisi. ahlaki ayri tutmak tuhaf. halbuki cinsellik peygamberimizin hayatindan kissalarda da acikca gorulebilecegi gibi o donemki arap toplumunda gunumuz turkiyesine oranla daha normal karsilanan bir durum. halbuki amelden ve gunahtan once iman esas islam icin, ameli olmadan ve gunahlariyla cennete girebiliyor insan, ve iman da hadislerde de belirtildigi gibi esas olarak allah a ve guzel ahlaki tamamlamak uzere gelen peygambere inanma. peygamberimizin mekke nin fethinde sehre yuzu bineginin killarina degecek kadar iki buklum girmesi, zafere ve guce sahipken bakanin sadece ahlaki gorecegi halde olmasi anlatilsa, sadece kadina degil cocuklara, tabiata ve hayvanlara sayginin da islamiyetle ne denli buyuk degisimler gecirdigi anlatilsa ahlak in imana esasiyeti vurgulansa durum degisebilirdi.

    kemalist ideallerin ve bu ideale sadikane bagli bireylerin gunumuzde ulkede ahlaki davranmayi onceledigini dusunuyorum, bu durumun buyuk oranda devlet gucune uzakligin ve maddi imkanlara mesafenin akp iktidari donemince artmasina bagli oldugunu degerlendirsem de sefaletle dolu cografyalarda en zor sartlarda gorev yapmis, savasmis ataturk un anadolu insanini kiymetsizlikten, sefaletten refaha, sihhate ve nezahete cikarma hedefi de ataturk ten bir adim sonra saglanan maddi refaha bagli olarak halka uzakligi ve kendinden olmayana saygiyi degil surekli aydinlanmayi reva goren kifayetsiz yoneticiler eliyle buyuk oranda ortadan kaldirilmis bir miras maalesef. bu sartlar altinda ve ozetle, pasta buyuyor, kim kimi neyle yargilayacak, hangi ahlaki kistasla ve yargilayacak kisi ne derece temiz. vicdani rahatlatacak dinimiz var, sadaka ve tovbe kapilari acik. ama otekine yer yok, insana ve insan olmakligina saygi yok. egitime muhtaciz, herkes herkesi asagilarken ve herkes hakli haksiz olduguna bakmaksizin yaptigiyla cezasiz devam edebiliyorsa hayatina ahlak beklemek luks.

    bollugun azalmasi, denizin bitmesi otesinde luksu ihtiyaclastiran kapitalist ekonomide ahlaka kapi acilacagini da sanmiyorum.