şükela:  tümü | bugün
  • son birkaç yıldır olan şey.
  • (bkz: sene 1935)
    zira 2017'de kurulmuş bir cümleyse bu; beyanın sahibi muhtemelen, bahsettiği o son bir kaç senede komadaydı.
  • arkadaş ya troll ya da bu ülkede yaşamıyor, şahsi fikrim, son zamanlar da bariz şekilde gerileme var, hatta ileriye gideyim atatürkçülük elden gidiyor
  • tahminimce bahsedilen güçlenme sayısal bir artış değil.
    nitelik nicelik olayı..

    sayısal olarak bir artış olmasa da mevcut atatürk ilkelerine bağlı insanların daha da bağlandığı söylenebilinir.
  • tahminimce bahsedilen güçlenme pentagon, ab, kraliçe, şansölye, pyd ve ypgyi arkaya almakla alakalı.
  • atatürk bu ülkenin ortak değeri olduğu için gitgide kutuplaşan bu siyasi ortamda gerçekleştiğini düşündüğüm olgudur. yohamınaa demeden önce bir dinle. bu ülkede yaşayan ortalama bir türk vatandaşının cumhuriyet rejimi ve atatürk ile ilgili bir problemi yoktur, hatta bir çoğunun sevgisi ve saygısı da vardır. bu ülkenin bir çok vatandaşı sistem tarafından dışlanmış, hor görülmüş, sistemin kendisine çıkardığı zorluklara mücadele etmek zorunda kalmış olabilir. bir çok vatandaş (alevi, kürt, muhafazakâr, solcu vs.) sistem tarafından "makbul vatandaş" olarak kabul edilmemiştir. buna rağmen çoğunun zihnindeki devlet algısı kutsal bir noktadir. benzer şekilde atatürk'é bakış açıları da atatürk'ü doğrularıyla yanlislariyla kabul edip benimsemek yönündedir.
    şimdi burada bir parantez açarak fetö yapılmasına ve 15 temmuza ve 16 nisan referandumuna değinmek lazım. bu süreçte yaşananlar laiklik ilkesinin devletin bekaasi için ne kadar önemli bir kural olduğunu ortaya koydu, bununla da kalmadı insanların da bunu idrak etmesini sağladı (ak partiye fanatik düzeyde bağlı olan kitleyi dışarda bırakıyorum). dolayısıyla atatürk tarafından kurulmuş sistemin de ne kadar isabetli olduğu acı bir şekilde tecrübe edilmiş oldu.
    e peki o zaman 16 nisanda neden sandıktan evet çıktı diye soracaksınız. referandumla ilgili benim öngörüm yukarıda insanların devlete ve parlementer sistemine bakış açıları ile paralel olarak hayır çıkacağı yönündeydi. zira insanlar amiyane tabirle "parlamenter sistemin suyu mu çıktı, niye başkanlık sistemi gerekli? " diye sormaliydı sorduklarını da düşünüyorum ama referanduma giden yoldaki siyasi süreç bu sürecin oluşturulması ve yönetilmesi de tayyip erdoğan'ın ustaca yaptığı bir manevraydı ve sonuca etkili oldu. ayrı bir tartışma konusu. ama evet ve hayır oylarının birbirine çok yakın çıkması da insanların aslında parlementer sistemle barışık olduklarının bir kanıtı gibiydi.
    hulasasi atatürk bu ülkenin ortak değeri referandumda hayır cephesinde birleşen ve hatta evet oyu vermiş olan kişiler için de bu durum geçerlidir. biraz dağınık oldu ama telefondan bu kadar entry girebiliyorum.
  • hala referandumdan gerçekten evet çıktığını düşünen insanlar varmış ya la.
  • muhalifler arasında sayının arttığına katılıyorum. eskiden, atatürk de çok rerörerö idi diyen ve kendini solcu, liberal, ilerici ve aydın olarak tanımlayan insanların bazıları artık atatürk'ün değerini ve önemini anladılar. ancak bunu türkiye'nin geneli için söylemek zor.

    15 temmuzdan sonra akıllanması gereken akplilerin çok büyük çoğunluğunda yine eski tas eski hamam. neoosmanlıcılık'a, fetö dışındaki diğer cemaatlere ve şeyhlere sempatiye, atatürk'e, cumhuriyete ve laikliğe düşmanlığa kaldıkları yerden devam ediyorlar.

    referandumda evet oyu kullanan hiç kimsenin atatürkçü veya atatürk'ü seven insan olduğunu düşünmüyorum. hiçbir mazereti kabul etmiyorum. bu referandum doğrudan atatürk'ün getirdiği sistem yıkılsın mı ve sistem büyük ihtimalle kazanan olacak ona düşman bir tek adamın iki dudağına bırakılsın mı sorusuydu ve halkın yarıya yakını (ama azı ama fazlası ki bence de biraz azı) evet dedi.

    muhaliflerden de kürt milliyetçilerini, liberal solcu eski yetmez ama evetçilerin ve aşırı solcuların hala akıllanmamışlarını da çıkarırsak atatürkçülüğün güçlendiğini söyleyemeyiz.

    bu ülkede siyasal islam bir gün tamamen tarihe gömülür, laikliğin değeri büyük bir çoğunlukça anlaşılırsa işte o zaman atatürkçülük güçlendi denebilir. bu da kısa ve orta vadede maalesef zor.
  • maalesef olmayan şeydir.

    bugün cumhuriyeti yıkmak için uğraşan %50 zaten atatürk'ü sevmiyor. atatürkçlükten nefret ediyor. bu adamlar 90lı yıllarda da vardı ama kendilerini belli etmeye götleri yemiyordu.

    geri kalan %50'nin içinde de emin olun atatürk isminden, yaptıklarından rahatsız olanlar var. mesela "yetmez ama evetçi" tayfa akplilerden bile daha çok rahatsız atatürkçülükten. veya hdp'lilerin büyük kısmı. atatürk vs tayyip seçimi olsa tayyip'i seçerler. o derece atatürkçülükten nefret ediyorlar. mhp'nin atatürkçü olmayan kısmı zaten son dönem bahçeli ile beraber akp saflarına kaymış durumda. atatürkçü mhp'liler ise son referandumda hayır diyen %5'lik kesim oluyor. chp içinde de atatürk'ü sevmeyen %5'lik bir kitle var. her yapının içinde olabilen asalak tayfa.

    bu hesapla ülkenin %30'una yakın bir kısmı atatürk ve değerlerine sahip çıkmak için uğraşıyor. gerçi ülke gençlerinin solculuk oynamaya çalışanları "aman abi atatürkçülük çok abartılıyor karşı tarafta antipatik oluyor o yüzden halkla kucaklaşamıyoruz bla bla" şeklinde zırvalıyor.

    bak kardeşim bugün ülke hala ayaktaysa bu bahsettiğim %30 sayesinde. ve bu %30 her geçen gün azalıyor. çünkü büyük kısmı orta yaş ve üzeri. tahminimce bundan 10 yıl sonra %15 seviyesine inecek toplam nüfusa oranları. işte o zaman ülkecek sıçtığının resmidir. 14 yıldır bütün güçleriyle uğraşmalarına rağmen bu ülkeyi hala batıramamışlar, yıkamamışlarsa oturup bu %30'a şükredeceksin. "halkla kucaklaşamıyoruz" saçmalamasını bırakıp olanca gücünle atatürk değerlerine sahip çıkacaksın. çünkü atatürk değerlerinden bir milim bile oynasan kendini ortadoğu foseptik çukurunda buluyorsun bunu artık anlamadın mı?
  • okuyan herkes bu sava inanır ve doğruyu bulur, atatürk önemli ve değerli bir liderdir yadsınamaz.
    onun yaptıklarının yüzde birini yapmamış\yapamamış insanlar tatava yapmasınlar boşuna.