şükela:  tümü | bugün
  • bunu diyen adam hastalandığında da doktora gitmez. eczaneye gidip ilaç alır. bakar ki düzelemeyecek, ölme ihtimali %95, ameliyat olması şart, doktorun engin bilgilerinden faydalanır.

    edit: başa kalan başlık istemiyoruz.
  • herhangi bir hukuk fakültesine giremeyip, ruhsatı sadece araba için zanneden kişinin iç acısıdır. girdiği ilk ceza duruşmasında o kadar titrer ki, kendisi bile şaşırır.
  • pek çok dava için geçerlidir. avukat yerine kodaman bir tanıdık davayı lehinize çevirecektir.
    hele hele akp ile ilgiliyse bu kişi mahkeme daha başlamadan biter.
  • (bkz: avukat tutmak)

    sadece türkiye'de değil, dünyanın geri kalan kısmında da mantık dışı davranıştır; bir insan gidip bir avukatın orasını burasını neden eller de tutar, anlamak mümkün değil. doktoru elliyor musunuz misal, ya da marangozu, tüpçüyü?
  • çok doğru önermedir. ama buradan avukatlar beceriksizdir anlamı çıkmasın. olay daha çok şu şekilde işler.

    siz hakime derdinizi anlatırsınız, yasaları da önüne korsunuz, hakim yasalara göre hareket edeceğine kafasına göre karar verir. bu kadardır.

    türkiye'deki hukuk medeni değil, kadılık sistemidir ...

    dolayısı ile avukata gerek yoktur...
  • suça göre daha doğrusu kimin kuyruğuna bastığınıza göre değişecek önermedir. şöyle ki bir devlet büyüğünün ya da yakınının kuyruğuna bastıysanız en iyi avukatı da tutsanız en haklı da olsanız pek durum değişmez ülkemizde. tersinden düşünecek olursak bir devlet büyüğü ya da devlet büyüğü yakınıysanız ne kadar haksız olursanız olun kurtulursunuz. fakat diğer suç tiplerinde (yani ankarada dayısı olmayanlarla yaşananlarda)örneğin adam öldürmede haksız tahrik,meşru savunma,gönüllü vazgeçme vb. durumlardan habersiz olacağınız için avukatsız kendinizi savunmanız zor olacaktır.
  • bunu diyen adam işler sarpa sardıktan sonra avukata gider, o işin içinden bor'un pazarı geçtikten sonra çıkabilecek avukatın da fiyatı ziyadesiyle yüksek olur, en başıdan beri avukat tutmayıp pintilik yaptığı paraları sonunda mecbur kalıp tuttuğu avukata verir, aynı kapıya çıkar.
  • duruşma salonunda hakime en fazla "şöyle şöyle oldu, böyle böyle oldu. ben suçsuzum hakim bey." diyecek insan fikri. belki mehmet erdem'den hakim bey'i de yapıştırır sonuna. kanunun hangi maddesinin ilgili olduğunu bilmeden en haklı olduğun davayı bile kaybedersin.