şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle güzel bir iş sahibi, düzgün bir kariyer sahibi olmak için tıp, hukuk veya mühendislik okumayacaksanız üniversiteye girmenize hiç gerek yok. tek yapmanız gereken çevrenizde hükümete yakın insanlarla arkadaşlık kurup yalakalık yapmanız çünkü torpiliniz, tanıdığınız yoksa, ister odtü ister bilkent ister hacettepe ister koç üniversitesinden mezun olun, lise mezununun alındığı asgari maaşlı bir işe bile girmek artık imkansızlaşmış. bir süredir iş arayışındayım, bilkent mezunuyum, ingilizcem çok iyi seviyede, orta seviye fransızcam var, yurtdışı görmüş yurtdışında okumuşluğum var, uyumlu bir insanım, kendini geliştirebilen yeniliklere açık biriyim ama siktirboktan başvurduğum saçma salak işlere bile alınmayı bırak aranıp görüşmeye bile davet edilemiyorum ki bu sadece benim yaşadığım bir sorun değil üniversite mezunu çevremde çok fazla böyle insan görüyorum. zaten iş ilanları arasında da kalifiye bir iş görmeyeli baya bir zaman oluyor.. üniversite yıllarından tanıdığım şu an iş güç sahibi yüzde 80 oranındaki arkadaşlarım ya zamanında hocalarla arası çok iyi olduğu için onların çözdükleri işlerde çalışıyorlar ya anaları babaları maddi destek ile iş yeri açmalarını sağladı ya da tanıdıkları sayesinde iş buldular, kimseyi tanımayıp sadece iş ilanlarına başvurarak iş bulan arkadaşım neredeyse yok.. ama tabii arkadaşlar ehonomi çoh eyi, işsizlik yok, yaşasın akepe, yaşasın uzun adam..
  • (bkz: yalaka)
    (bkz: yalamak)
    (bkz: iktidar yanlısı)
    (bkz: maalesef)
  • öncelikle bu videoyu izleyin, sözlerini dinleyin. ne demek istediğimi anlayacaksınız.

    dünyanın neresine giderseniz gidin çalışmadan, çabalamadan hiç bir şey olmuyor malesef. öncelikli olarak tembel olmayı bırakmamız lazım. sürekli bir yerlerden atılmamız lazım. siyasete vs hiç girmiyorum. girersek çıkamayız. her başarısızlık başarı için atılan bir adımdır. bir de böyle düşünün. bırakın da başarısızlık sizi bunalıma sokmak yerine daha orjinalleştirsin, yeni şeyler denemeye zorlasın. kendinizi geri çekmeyin. ne istiyorsanız elde etmeye çalışın bir şekilde. her kötü seçim, iyi bir hikaye yaratır.

    buraya genelde çok da ciddi entryler girmezdim ama gerçekten olaylara ne kadar olumlu yaklaşabilirseniz tam olarak da o kadar olumlu olabiliyor her şey. yoksa dünyanın acı gerçekleriyle birlikte yaşamak gerçekten çok zor.
  • üstünüzde kim varsa onun için çalışın. bu kişi ister patronunuz isterseniz de hocanız olsun. bu ülkede üstlerinin dediklerini yapmayanları ve onları yalamayanları adam yerine koymuyorlar. isterseniz şirkete ya da devletin bir birimine büyük kazanç sağlayın, efor sarfedin, başarılı olun, doğru olanı yapın...

    onların gözünde adam değilsiniz!
  • güç kimdeyse ona yalakalık yaparak, yanlışına doğru diyerek, her dediğini yaparak gelebileceğiniz yerlere siz bile inanamazsınız.
  • para lazım, biraz da girişimcilik iç güdüsü. yalaka olmaya illa gerek yok.
    sosyal ilişkileri iyi, tatlı sohbet, saygılı, çabuk sinirlenmeyen,
    görünüşüne dikkat de ettin mi olur bu iş.
  • yapmak istediğiniz,sevdiğiniz işi yapin...işin basinda zaten o isi sevip sevemeyeceginizi,yapip yapamayacaginizi anlarsiniz. aile,toplum baskisiyla omrunuzu curutmeyin.baskılanan bir toplumsal yetişme süreciyle yetistirildigimizden yeteneklerinizi,isteklerinizi keşfetmeye calisin,basarili olacaksiniz...
  • sen bana başarıyı tanımlasana. çünkü biliyorum, benim gönlümdeki türkiye'nin anadolu insanı, mehmedi değil, buraya bu ülkeyi yozlaştıranlar üşüşecek, iğrenç ve çirkin cümleleriyle gencecik beyinlerdeki hayalperestliğin kalesini kuşatacak.

    sözlerinde insancıllık olmayan, vicdanınızda şüphe bırakanlara inanmayın, kalplerin arasında duvarlar ören ve güce tapanlara, sizi yaşam boyu hayalkırıklıklarına iten her şeyin ardındaki bu sisteme tapınanlara inanmayın, sevgiyi dahi satın alan, her türlü insani evrensel değerleri ayaklar altına alan bu çirkin insanların sözlerine inanmayın. şeytanın mızıkasından fısıldadıklarına inanmayın, satmayın ruhunuzu, kendinizi, ait olduğunuz şeylere sadakat göstermenizi sağlayan iradenize sığının, hayallerinize sığının, daha kirlenmemişken uykusuz gecelerde kurduğunuz hayallerinize sığının çünkü onlar, yaşamınız boyunca kendinizde en çok sevdiğiniz şeyler olacaktır.

    başarı nedir, sen bunu tanımlayabilir misin ? başarı, sırf yozlamış ve satılık toplumun değerlerinde insanın metalaşmasına paralel mi ölçülebilir ? bir firmada kazandığın para mıdır başarı, cumada iş bağlayacak kadar alçalmış, allahın evinde ticaret yapanların gözünde yükselmek midir ? başarı, ömründe hiçbir kadını sevmemiş, aşık olmamış, onun acısını yaşamamış ruhsuz adamların kurduğu düzende basamakları atlamak mıdır ? ya da kendini daha yüksek sandığı bu sistemin basamaklarında yükselmek için bedenini satacak kadar alçalan, ya da en iğrenç insanlara bile boyun eğen karaktersiz kadınların gözlerini parıldatan güç, mevki ve para mıdır ?

    başarı sevdiğin şeyi yapmak, inandığını yaşamak, gençken hayallerini kurduğun uzak ütopyaların minik tuğlalarını ekmek, senin ruhuna ortak olabilen bir sevgiliyle gülümsemek, dünyanın yalanından dolanından kaçmış kurtarılmış bir bölge olarak aile kurmak, minicik bebeğini seven kadınına sarılmak, kulağına "yanındayım" diye fısıldadığında onun gözlerindeki sana olan sadakat ve inancı hissetmektir.

    çok para olmadan da yaşarsın, geçmişte yaşamasını biliyordu bu güzelim anadolu toprakları, anadolu mayasında büyüyüp yetişmiş nice insan, onuru ve şerefiyle, içindeki insanlık sevgisi ve umutla yaşamış ve yaşatmıştır. bunlar unutuldukça başlamış yozlaşma, ve bugün geldiğimiz noktada yaşanan cehennem çıkmıştır ortaya. bu iğrençliğin bir parçası olmayın, olacaksanız da tam olun, şerefinizi haysiyetinizi tüm değerlerinizi öyle bir satın ki kafanızda en ufak bir soru işareti kalmasın.

    ama bilin ki bu işin ortası yok. yol ayrımındayız.

    bir zalimin gözünde işçiler aşağılıktır, işçilerin gözünde ise zalim olmak, güçlü olmak önemli olduğunda tüm değerleri manasızlaşır. birbirlerini yükselmek için satan işçi ve köleler, zalimin zulmünü doğrular, o vakit zalim de der ki;

    "işte ben zalimim, ben bu mazlumlara zulmediyorum ama neden ? çünkü onlar zaten satılık, onlar benim gibi olmak istiyor, ama ben onlardan güçlü, onların arasındaki en güçlü olduğum için yönetiyorum onları. çünkü onların da fırsatı olsa bana aynısını yapacaklar. kendi aralarında benim noktama ulaşmak, yükselmek için birbirlerine zulmedenlere ben zulmediyorsam, burada en ufak bir tutarsız nokta yoktur."

    fakat tutarsızlığı yaratacak olan, mazlumun mazlumluğu ve zulmü reddetmesi, zalimi güçlü kılan değerleri değersizleştirecek bir etiği yaşatmasıdır. bu sevgidir, saygıdır, gücünü materyalden almayan umuttur, bunları yaşatabiliyorsan varsın, bunları yaşatamıyorsan sen zalimin zulmünü haklı çıkaran bir mazlum, hayalleri gerçekle ezen aşağılık bir insansın. bu başarı değil, insanın ölümüdür.
  • hala işler ahbap çavuş yürüdüğü için çok insan tanıyın her yerde her konumda