şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ülkeyi gerçek anlamda batıran zihniyettir.

    insan hayatında her zaman başarılı olacak diye bir genel kural yoktur. kimi zaman başarılı olursun. kimi zaman başarısız olursun. bütün bunlar hayatın birer parçasıdır.

    bir işi denemenin belirli bir süresi vardır. eğer o süre içerisinde bu işi yapamıyorsanız sizler başarısız olmuşsunuz demektir. bu durumda şansınızı başka sektörlerde denemeniz gerekir. o sektör için uygun bir aday değilsinizdir.

    bütün bunlar utanç değildir. kara leke değildir. başarısız olmak bir ayıp değildir.

    belirli bir süre uğraşırsın. gerçekten başarıyı elde etmeye çalışırsın ama başarı eğer seninle olmuyorsa diretmenin bir anlamı yoktur. kendini yormanın bir anlamı yoktur. insanları yormanın bir anlamı yoktur.

    örneğin türkiye siyasetine baktığımız zaman bunun çok açık örneklerini görürüz. chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu sürekli başarısız olan bir liderdir. fakat ısrarla zorlar. mhp genel başkanı devlet bahçeli başarısız bir liderdir. fakat ısrarla zorlar. ak parti kurucu başkanı ve cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan ekonomi konusunda yanlış politikalar yapan bir liderdir. avrupa kendisine ucuz kredi vermeyince yönünü bu sefer çin'e çeviren bir liderdir. bir kere de kendinizi suçlayın. bir kere de hatayı kendinizde bulun. bu sürekli diretmenin anlamı nedir?

    bu liderlerin yaş ortalaması 65. bu yaşına kadar uğraşıp hayatı boyunca mücadele eden bu insanlar güzel bir tatil köyünde emekliye ayrılıp hayatını yaşamak yerine hala uğraşıyorlar. ne için?

    fyodor mihayloviç dostoyevski, karamazov kardeşler isimli baş yapıtında, bazı insanlar niçin ayak direttiklerini kendileri de bilmezler der.

    bu insanlara sorsan niçin istifa etmediklerini kendileri de bilmezler. sadece uğraşmak için uğraşan insanlardır.

    ben bir anlam bulamıyorum. şayet belirli bir deneme süresinden sonra başarısızlığı sürekli gören bir insan olsam istifa etmediğim için utanırdım.

    bu ülkede herkes kendini kaf dağının bir parçası olarak görüyor, karşı tarafı ise gerçek anlamda bir cahil sürüsü olarak görüyor.

    eleştiri kültürü yok. empati kültürü yok. ben nerede hata yapıyorum diye sormak yok. ben kaç yıldır uğraşıyorum fakat her zaman başarısız oluyorum bunun sebebi nedir diye soran yok.

    şu güzel ülkenin haline acıyorum. o kadar pırıl pırıl parlak fikirli insanlar var, herkes bir avuç ihtiyarın ağzına bakıyor.

    ben bunun örneklerini yalnız siyasette değil, bulunduğum iş dünyasında daha fazla fazla gördüm. istanbul ümraniye'de büyük bir holdingin çalışanıydım.

    bu holding'in onursal başkanı her zaman sabah saat 8'de iş yerine gelen bir insandı. yaşı 80 küsürdü bu ihtiyarın. fakat her zaman bu ihtiyarı iş yerinde görürdüm.

    istanbul'un en kalabalık semtinde sabah saatinde iş yerine koştururdu.

    gerçekten bu insanlara acırdım. 80 yaşına gelmiş bir ihtiyarın deniz manzaralı güzel bir kasabada sakin bir emeklilik hayatı yaşaması çok daha güzel olmaz mıydı?

    maalesef türkiye'de başarısızlığı kabul eden entellektüel bir kültür yok. herkes bir yere kapak atmış ölene kadar o koltuğu sahipleniyor.

    acıyorum bu zavallı insanlara.