şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türkiye'de siyasal islamcıların arttığının göstergesidir.bakın dindarlık müslümanlık demiyorum siyasal islamcılık diyorum.çünkü islamda baş örtüsü ve türbanın bir farkı yoktur.ikisi de aynı işlevi görür ancak birisi sembol haline getirilmiştir.ve kişisel tesbitime göre bu son 10 yılda hızla artmıştır.daha önceden bu kadar türbanlı insan yoktu çevremde.ben mersinliyim.belki bunu doğudan gelen göçlere bağlayabilirsiniz ancak doğuda da türbanın bir kültür olduğunu sanmıyorum.benim bildiğim anadolu kadını başörtüsü takar.
  • bokun kokuşması sürecine benzettiğim olaydır
  • 1960'larda başlamıştır.

    (bkz: hatice babacan)
    (bkz: şule yüksel şenler)
  • özgürlükten yararlanarak özgürlüğü yıkmaya çalışan kişilerin; rumların, ermenilerin ve bilimum diğer milletten insanın da (özellikle akdeniz kuşağındaki ülkeler, hatta polonya, macaristan, makedonya, bulgaristan,sırbistan ve ayrıca kırmızı şapkalı kız) kafasına taktıkları genellikle güneşten koruyucu veya şapka takma sebepleriyle benzer başka sebepleri de olan genelde saçını göstermeme amacı da taşımayan aygıtı; fransa, italya, almanya gibi batı ülkelerinde de karşı çıkılan (üstüne üstlük fransada özgürlük dostu ve ayrımcılık karşıtı sol partiler dahil) ve arap dünyasında zaten benzerleri olan aygıta benzeterek veya özdeşmişçesine kullanması sonucu başörtüsü denilen kavramın farklı amaçları olan ve temel amacı saçı kapatarak tıpkı hristiyanlardaki haçlı kolyeler, musevilerdeki davut yıldızları gibi inancını toplum içinde haykırmak amacını taşıdığı için reform sürecini geçirmiş modern batı ülkeleri tarafından da reddedilen headscarf'ın türkçe karşılığı olarak eşanlamlı kelime oluşturmamak için türbana dönüşme sürecidir.
  • bu konuda bilirkisi falan degilim ama vakti zamaninda , yasar nuri ozturk ve aytunc altindal'dan dinlemistim:
    turbani turkiye'de cikaran ilk kisiler, islamiyetle alakasi olmayan bir italyan modaevi. 50-60 larda turban, bir sosyal statu simgesi. belli bi ekonomik seviyeye sahipsen turban takiyorsun yani. ama tabi bu yetmiyor, belli kisilerin cebinin biraz daha dolmasi sart. yani turban dinle degil kapitalizmle ilintili bir olay. ayni modaevinin vakti zamaninda, hristiyan din kadinlarinin da kapanmasi gerektigini belirtip rahibe kiyafeti satisiyla ise basladigini belirtmislerdi ama ne derece dogrudur bilemiyorum.
    siyasi simge haline gelmesi ise sagolsun erbakan hoca sayesinde gerceklesmis. o zaman parti calismalari esnasinda, tarafini belli edecek sekil ustune kafa yorulurken, musluman kadinin da turban takmasina bi sekilde karar veriyorlar. bu hareketin baslangici icin secilen kisi de erbakan'in buyuk kizi. once cok reddettigi ve utandigi soyleniyor, ama sonrasinda turban bir siyasi simge olarak hayatimiza giriyor. yani yine dinle alakali degil.
    esasen burda bir nokta var ki durup dusununce herkesin kafasinda ampuller yanabilir. benim dedem ve ananem dini butun, bes vakit namazini kilan (ki dedem camiden hic vaz gecmedi olene kadar), haci kisilerdi. ananemin basinda hep tulbenti vardi, bir anadolu kadini gibi. ama o cok dindar ailelerin kizlari olan teyzemler ve annemin tum genclik fotograflari minicik eteklerle. ki yasadiklari yer bildigin kucuk bir kasaba. simdi ben bile o eteklerle sokakta dolassam basima is alirim. nedense onlar hic yadirganmamislar, hic dinsizlikle/ahlaksizlikla/yozlukla suclanmamislar. akillarina gelen tek bir taciz hikayesi ya da alcaltici bir laf yeme hadisesi yok. yil 2010 da biz ilerledik mi gercekten?
    bir de sunu belirtmeden bitirmeyeyim entryyi. 3 kuzenim var ilahiyat mezunu, ikisinin basi kapali. ve o ucu de 'islamda bas ortusu denen tesettur sekli yok!' diyor. ayni dunya islam universitesi'nce de belirtildigi gibi. ben demiyorum, bu isin okulunu okumus kisiler bunu soyleyenler. sorasin geliyor tabi, madem oyle neden kafanda o bez var, diye. ama cevabi biliyorsun: mahalle baskisi. bunun baska bir adi yok. o baskiya hep kadindan baslanmasi da mide bulandirici.
  • "kanlı mı olacak kansız mı olacak"tan "fonlanmış demokrasicilik"e geçiş süreci ile paraleldir.
    necmettin erbakan'ın kızlarının türban takmayı reddetmesiyle oldukça sancılı başlayan süreçtir.

    sonrası için bir örnek:
    "o kadar ki, agabeyim bana ortunmem gerektigini soyledigi zaman intihar etmeyi bile dusunmustum..."

    (bkz: #10925676)
  • bir maratonsa tayyip onun en güzel yüz metresini koşmuştur.
  • her fırsatta kemalistlere çatanların her konuyu kemalizmle hesaplaşmaya getirenlerin neden delikanlı gibi çıkıp konuşmak yerine yan çizdiğini merak ediyorum.modaymış... (bkz: kedidir kedi)
  • başörtüsü durağan köylülükte, kadının konumunu (genellikle medeni hallerini) belirlerken; türban, başta, baskılanmış sosyal akım, taşra muhafazakarlığı desteğinde yükselen siyasi islamcılığın simgesi oldu. şimdi, devir ve iktidar değişince, ilk özünden sıyrılmış, kendi estetiğinin arayışındadır.
    bu estetik arayışı, ilk haliyle mağdurların imani özgürlük beyanı türban şimdiki yeni sınıfça, kadınlarına verdiklerini muhafazasının cenderesine dönüştürülmektedir. alttan gelen takipçilerince de, pay almanın parolasına..
    *
    örtünmenin şekli benzerliği de, mağdurenin ilk geçişteki kabullenişini kolaylaştırmıştır.