şükela:  tümü | bugün
  • 1946 ile başlamıştır.
  • aslen 1946'da değil, 1924'te terakkiperver cumhuriyet fırkasının kurulmasıyla başlamış olup, bu partinin bir takım acayip olaylara bulaşması ve kapatılması nedeniyle kesintiye uğramış dönemdir. 1930'da atatürkün desteği ve fethi okyarın önderliğiyle serbest cumhuriyet fırkası kurulmuş ve yeniden çok partili sisteme geçiş çabası görülmüşse de, bu parti de öncekinin akıbetine uğramıştır. daha sonra 15 tek partiyle devam edilmiş, 1945'te milli kalkınma partisi ve 1946'da demokrat partinin kurulmasıyla çok partili sistem devamlı bir hal almıştır.
  • inkilap tarihi derslerinde bir turlu sira gelmediginden bir turlu ogrenemedigimiz donemdir. ogrenen kendi ilgisiyle oradan buradan okuyarak, tv'de belgesel izleyerek ogrenmistir -ki biliyoruz halkimiz bunlara cok vakit ayirir.
    okullarda istanbul'un fethini onuncu kez ogreteceklerine bir de 1960'da ne oldugunu ogretseler iyi olurdu, ama bi bildikleri var herhalde.
  • chp kökenli kadrolardan oluşan demokrat parti ile cumhuriyet halk partisi’nin katıldığı, açık oy gizli sayım uygulaması neticesinde chp’nin kazandığı 21 temmuz 1946 seçimleri ile (hileli seçim diye de anılır) çok partili rejime geçilmiştir. tek parti rejimine son verilmesinin asli sebebi, türkiye’nin sscb tehdidi karşısında batı’ya yanaşma düşüncesidir. batı’da totaliter rejimlerin sona ermiş olması ve demokratik rejimlerin kurulması türkiye’yi de demokratik bir modeli benimsemeye itmiştir. ayrıca abd’nin, 1947 yılında türkiye’ye, truman doktrininden faydalanabilmesi için demokratikleşme koşulunu öne sürmesi ile seçim kanununda değişiklikler yapılarak gizli oy açık sayım modeli benimsenmiştir. bu gelişmelerin ertesinde, 14 mayıs 1950’de yapılan seçimlerde dp 487 milletvekilliğinden 408’ini kazanmıştır. chp’nin 1950’ye kadar kullandığı baskıcı yasaları ve iktidar gücünü ele geçiren dp de otoriter yönetim anlayışını devam ettirmiştir.
  • ahmet hakan coşkun'a göre türkiye'nin 1956'da geçtiği dönem. bugünkü yazısında aynen şöyle buyurmuş:

    "iki: burgiba 1956’da işbaşına gelmiştir ve diktatörlük kurmuştur. aynı yılda atatürk’ün kurduğu türkiye cumhuriyeti, çok partili demokrasiye geçmiştir. kurucu parti, serbest seçimlerle iktidarı muhalefete devretmiştir."

    1) türkiye 1956'da değil, 1946'da çok partili demokrasiye geçmiştir.
    2) kurucu parti dediği chp 1946'da ya da 1956'da değil, 1950'deki seçimlerde iktidarı devretmiştir.

    eğer "yanlışlıkla 1956 yazılmış. 1946 yazılacaktı" denirse, kahkahalarımız arşı ala'ya ulaşır. o zaman da tunus'un bağımsızlığını kazandığı yılın 1946 olduğu gibi bir anlam çıkar ki nereden tutsanız elinizde kalır yine. olmuyor ahmet hakan bey olmuyor!

    edit: pele'nin uyarısı ile çok partili rejiime geçilme tarihini 1945 olarak revize ediyoruz.*

    http://www.tbmm.gov.tr/tarihce/kb10.htm
  • şu günlerde can çekişen dönemdir.
    ne acıdır ki, çokseslilik yavaş yavaş öldürülüyor. değişmeyen seçim yasaları, medyanın bazı partileri tek alternatif gibi göstermesi, siyasi sistemimize adapte edilmeye çalışılan amerikan siyasi sistemi (cumhuriyetçi - demokrat). geldiğimiz şu noktada elbirliğiyle demokrasiyi çoğunluğun diktatörlüğüne çevirdik. demokrasinin ipini çekmeden önce aklımızı toplayıp düşünmeliyiz.

    "çok partili hayat" kavramı bugün aklımıza sadece iki partiyi getiriyorsa siyasal sistemimiz bitmiştir. hepimizin başı sağolsun.