şükela:  tümü | bugün soru sor
  • devlet geleneğini sorgulaması ve sınıfların türkiye'deki kambur katmanlarını açıklaması açısından çok önemli bir eser.
  • analizinde burokrasinin ayri bir sinif gibi ele alinmasinin marksist teorik cerceve icerisinde yaratabilecegi sorunlar uzerine kitapla ilgili su notu dusmek onemli. oncelikle keyder, osmanli'daki toplumsal yapiyi, buyuk toprak sahipliginin, aristokrasinin ve adem-i merkeziyetci bir yapinin olmamasi nedeniyle feodal olarak tanimlamiyor, osmanli'daki toplumsa-ekonomik donusumleri de bu bakimdan wallerstein'ci yaklasimiyla uluslararasi ekonomik dinamiklerle aciklamayi yegliyor. bu yaklasim tabii ki sorunlu ve tartismali bir tez olarak gorulebilir. lakin, burada onemli nokta, keyder'in bunu yaparak osmanli'yi feodal sinif denklemlerinin disinda cozumleme olanagini yakalamasi, ve burokrasiyi de kendi rasyonalitesine sahip ayri bir sinif olarak tanimlayabilmesi. bu bakimdan osmanli donemi icin keyder, marksist sinif analizleri acisindan dogabilecek olasi sorunlari da kendince bertaraf etmis oluyor. lakin, cumhuriyet donemini incelerken bu analiz, kendi icerisinde, bir takim sorunlari da beraberinde getirebilir. cunku ekonomik olan ile siyasal olanin ayristigi kapitalist bir toplumda siyasal bir grup olan burokrasiyi ayri bir sinif olarak tanimlamak marksist sinif analizleri bakimindan problemli. ne var ki keyder'in bunu da iki sekilde asmaya calistigini goruyoruz. birincisi, keyder, ayrintili bir sekilde cumhuriyet doneminde burokrasiyle burjuvazinin butunlestigini, siyasi erk icinde olanlarin ayni zamanda bir kapitalist girisimci ozelligi tasidigini ve sermaye sinifiyla butunlestigini soyleyerek burokrasiyi burjuvazi icerisinde eritmeye tesebbus ediyor. ikincisi, benim bilgim kadariyla (bu konuda yaniliyor olabilirim) cumhuriyet donemindeki toplumsal formasyonu en azindan 1930'lara kadar "kapitalist" olarak nitelemekten kaciniyor. daha cok burokrasinin elinde kapitalizme dogru giden bir ara donem olarak niteliyor.
  • turkiye isci sinifinin oykusunu de okumak isteyenleri hayal kirikligina ugratacak bir kitaptir ayni zamanda. zira, yazar merkez-cevre ikiliginde dayali yaklasiminin bir sonucu olarak cevredeki isci sinifini merkezdeki burokrasi ile burjuvazi arasindaki maci seyreden pasif bir aktor konumuna indirgemistir.
  • (bkz: #25241749)
  • burjuva ideolojisi neden yükselemedi? başlıklı bölümünde cumhuriyet devrimleriyle ilgili enfes gözlemler barındıran çağlar keyder kitabı.

    şöyle diyor 161. sayfasında;

    cumhuriyet türkiyesi, eski rejimden devrimci bir kopuştan çok, savaş şartları altında gerçekleşen bir dönüşümün ürünüydü. toplumsal hayatın değişikliğe uğrayan birçok yönü de geçmişten ani kopuşlar olmadan, tedricen evrimleşmişti. toplumsal reformlar hiçbir zaman toplumsal bir muhalefetin kazanımları sonucu ortaya çıkmamıştı. örneğin halifeliğin kaldırılması öncesinde, antiklerikal bir hareket görülmemişti; kadınlara eşit haklar verilmesinden önce bir kadın hareketi olmamıştı; örgütlenme ve grev hakkını mücadeleci bir işçi hareketi elde etmemişti. aslında bu gibi hareketlerin ortaya çıkmasına meydan vermeden yukarıdan yapılan reformlar, toplumun dinamiği üzerinde boğucu bir etki yapmış ve mücadele ve katılım geleneğinin yerleşme şansı kaybolmuştu.