şükela:  tümü | bugün
  • son zamanlardaki dolandırılma haberlerini okuyarak ulaştığım sonuç. çiftlikbank, kazbank, bitcoin safiye, ponzi arzu .... olmak üzere 5000 çeşit dolandırıcı çıkmış. hala 2019 senesinde pkk ile fetö ile ilişkiniz var diye para kaptıran binlerce şahıs var. bunlar dışında sayısız ponzi sistemi mevcut. sülün osmanlarla başlayıp, jet fadıllarla devam eden dolandırıcılık sektörü hiç olmadığı kadar genişlemiş durumda. bazen düşünüyorum ulan bu millette hala dolandırılacak para kaldı mı diye ertesi gün milyonluk vurgun haberleri geliyor sırf bundan ötürü ekonominin iyi olduğu sonucuna vardım millette para bitmiyor amk herkese kaptırıyorlar. türklerin dolandırıldığı yetmiyormuş gibi suriyelileri, pakileri, afganları da dolandırıyorlar. kimisini sigara düşürme oyunu, bul karayı al parayı gibi oyunlarla kimisini de avrupa'ya kaçıracağım diye adalar'a bırakıyorlar. her yer dolandırıcı kaynıyor bari dolandırıcılar odası kurulsun da dayanışma yapsın adamlar.
  • katılmadığın iddia, böyle görünmesinin nedeni "dolandırıcılık" kavramını eksik tanımlamamız.

    sülün osman'ın bir lafı da "ben, beni dolandırmaya çalışmayan kimseyi doladırmadım" idi.

    büyük ihtimalle, kendini sempatik göstermek için söylediği bir şey olsa da, haklılık payı yüksek. insanların genellikle, doladırılma yolunda attıkları ilk adım, normal şartlarda elde edemeyecekleri bir çıkara kısa yoldan ulaşmak istemeleri. tamam, buraya kadar iddiayı destekliyor ama;

    türkiye ne kadar, cin olmadan adam çarpma peşinde olan dolandırılmaya müsait tiplerle dolu olsa da, bu toprakların kultüründe olan çekingenlik/korkaklık bizi bir çok dolandırıcılıktan koruyor (uç seviyelerde aptal olanlar dışında).

    medyaya yansıyan olaylar, sadece adli olarak dolandırıcılık kapsamındakiler olduğu için, biz de sadece bunları dolandırıcılık sayıyoruz. aslında günümüzün batı toplumunun tüketim eğilimlerini oluşturan bir çok şey doladırıcılık olmasına rağmen, adli olarak bu kapsamda görülmüyor. yani, kısa yoldan zengin olmak için çiftlik bank'a para yatirmanın, kısa yoldan kilo vermek için televizyonda satılan ürünleri almaktan ya da penis büyütmek için, bilmem ne macununa para vermekten bir farkı yok. bunları ya da çok daha masum görünen ama, gerçekte ihtiyaç olmamasına rağmen, mucizevi bir çözüm gibi gösterildiği için alınıp, normal tüketim alışkanlıkları olarak görülen bir çok şey aslında dolandırıcılık olmasına rağmen, çok daha ustaca yapıldığı için insanlar dolandırıldıklarının farkında bile değil.

    daha basit bir örnekle, aşırı yemek yemekten obez olup yürüyemeyecek hale gelmiş birinin, yemeği kesmesini sağlamak yerine, ona akülü araba satıp, bu şekilde normale döneceğine inandırmak (hem de bunu bir hizmet gibi göstermek), fadıl, titan, çiftlik bank... hiçbiri ile yarışamaz.
  • dolandırıcı ümit satar. bizim insanımızın da ümide ihtiyacı var. ve tabii herkes kolay yoldan zengin olma hayali kurar. o yüzden çok kolaydır dolandırmak bu ülkede.
  • malların çok olmasındandır.