şükela:  tümü | bugün soru sor
  • siyasi krizdir.

    öncelikle uluslararası ilişkiler uzmanı bir yazar olduğumu ifade etmek istiyorum.

    türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede, istikrarlı bir şekilde doların artması, aynı zamanda türkiye'ye karşı yapılan bir baskınında izlerini gösterir niteliğe sahiptir.

    ak parti hükümetinin yanlış politikaları elbette fazla fazla vardır. suriye krizi, feto operasyonları ve bunun gibi birçok siyasi hareketler ekonomiyi kötü bir şekilde etkileyen olaylardır. fakat bütün bunların hepsi kısa bir zaman diliminde doların hızlı bir şekilde artmasına yeterli sebep olacak düzeyde değildir.

    türkiye'de doların hızla artmasındaki en büyük sebebi amerika birleşik devletleri'nin iran'a karşı aldığı tavırdır. obama döneminde iran ile yapılan anlaşmaların hepsi trump döneminde askıya alındı. bütün anlaşmalar bozuldu. birleşmiş milletler'in, iran'ın belirli bir miktar uranyum geliştirme ve zenginleştirme çalışmalarına olan izni rafa kaldırıldı. trump kısa bir zaman önce, rus başkan putin ile bir araya geldi. bütün bunlar tek tek incelendiğinde belirli bir siyasi harita oluşturmaz. ama bu parçalar bir araya geldiğinde bütünün gerçeği, bizlere yeni bir olayın hazırlığını gösterir.

    amerika birleşik devletleri, iran'a karşı kesin bir tavırla savaş durumunu başlatma niyetinde olduğunu gösterir adımları takip ediyor. böyle bir savaşın oluşmasında türkiye'nin kararı çok önemlidir. washington, türkiye'nin yanında olmasını istemesi ile böyle bir savaşı garantiye alma düşüncesine sahip olmaya çalışıyor. türk hükümetinin ise böyle bir hamleye göz yumacak tek konusu, ekonomik krizdir. biz bunun benzerini ırak savaşı'nda gördük.

    türk hükümetinin dışarıdan alınan ucuz kredilerle kalkınmaya çalıştığını çok iyi biliyoruz. bu durum türkiye'nin bazı konularda zorlanacağı gerçeğini de oluşturuyor.

    amerika birleşik devletleri, krize giren ekonomisini düzeltmek için, zayıf ülkelerin hammaddelerini ve ulusal pazarlarını kullanmakla meşhur bir ülkedir. amerika birleşik devletleri'nin bir saldırısı ve iran'ın bu saldırıya karşı cevabı, orta dogu'da yeni bir savaşı başlatabilir.

    bu konuyla ilgili politikacıların ve strateji uzmanlarının çok fazla kaleme aldığı düşünce var. değindiğim gibi, son olarak, birleşmiş milletler'in iran üzerinde almış olduğu anlaşma kararı bozuldu. birleşmiş milletler, iran'ın uranyum geliştirme ve kullanma üzerine bir sınır koymasını istemişti. iran bu alt limiti kabul ederek, belirli çerçevede çalışma yapmıştı. son olarak ise, koşulsuz birleşmiş milletler uranyum sınır anlaşmasını karşılıksız bozdu. bu durum sürekli bir savaşı gündeme getiriyor. özellikle rus kanadından aleksandr dugin bu konuyu sürekli gündemine alan bir strateji uzmanı.

    önümüzdeki aylarda böyle bir savaşın olacağı kanaatindeyim. amerika birleşik devletleri'nin ırak'ta yaptığı gibi önce sessiz bir hareket olmuştu. bu sessizlik saldırının çekirdeğini oluşturmuştu. yine aynı şekilde, derin bir sessizlikle -siyah kuğu etkisi ile görünenin arkasında bazı olaylar dönüyor.

    amerika birleşik devletleri, iran'a saldırırsa rusya'nın iran tarafında olacağı sıklıkla gündeme gelmektedir. fakat rusya iran tarafında olmayacaktır çünkü rusya ulusal bir devlettir. iran yayılmacı bir devlettir. ulusal bir devlet, yayılmacı bir devleti her zaman bir tehdit olarak görür.

    türkiye'de ekonominin kötü ilerleyişi birçok tavizi de beraberinde getirmektedir. nato üyesi olan türkiye, iran savaşı'nda tarafsızlığını ilan ederek, bölgesini amerika birleşik devletleri'ne açabilir.

    iran gibi devleti böyle bir çıkmaza sokan da bilindiği üzere ingilizlerdir. ingilizler, iran'a siyasal islam'ı getirerek, bürokrasinin halka baskı uygulamasına sebep oldular. arkasından iran'a demokrasi götürüyoruz diyerek bu ülkeye savaşın hazırlığını yapıyorlar. bu hikaye tanıdık gelmiştir.

    kızılderililer boşuna, "bir nehirde iki balık kavga ediyorsa, mutlaka oradan bir ingiliz geçmiştir." dememiştir.

    gerçek bir dünyada yaşıyoruz. gerçek bir dünyada imkanları kullanmak için yeri gelir rakiplerinizi devirmeniz gerekir. bu bir doğa kanunu olabilir. güçlü olan zayıf olanı ezer ve yer. ekosistem bunun üzerine inşa edilmiştir. zayıf olanlar kendi aralarında birbirlerini yerlerse, güçlü olanın işi daha da kolaylaşır. bu anlamda ortadoğu'da sünni şii çatışmasını düşünürsek tespitlerimizde ne kadar haklı olduğumuzu da göstermiş oluruz.

    umarım türkiye'de, sağcı-solcu, laik-muhafazakar türk-kürt ayrımı yapanlar ve özellikle her zaman alevilere saldıranlar bu söylediğimi ciddiye alırlar. yoksa bu ülkede saldırıya uğrar ve bu hiç de olmayacak birşey değildir.

    savaş havada başlar karada biter, mantığı geçersiz bir mantıktır. konu amerika birleşik devletleri olunca, herkes biz o kadar kolay lokma değiliz, karşı çıkarız cevabını veriyor. oysa amerika birleşik devletleri zaten kaosu istiyor; savaş hiç bitmesin.

    amerika birleşik devletleri, iran'a saldırı hazırlığını yapıyorsa iran'da kendini eleştirmek zorundadır. insanoğlu dünya sistemine ayak uydurmak zorundadır. çünkü bilindiği üzere, bütünün hakları toplamı, bireylerin hakları toplamından fazlası değildir. ısrarla şeriata devam etmenin bir anlamı yoktur. insanların kılık kıyafetine karışmanın bir anlamı yoktur. kadınlara zorla başörtüsü kullandırmanın bir anlamı yoktur. bütün bunlar mantıksız birer müdahaledir. iran dürüst bir devlet olmak zorundadır. yayılmacı pers hayalinden vazgeçmelidir. bütün bunlar çok ciddi konulardır. aksi durumda amerika birleşik devletleri sadece 48 saat süre tanıyor.

    türkiye'de bu anlamda dikkatli olmak zorundadır. arabasının arkasına osmanlı tuğrası yapıştırarak siyaset tartışan insanlar cahilliklerinin farkına varmalıdır. eğer bir konuda tartışma yapıyorsanız, o konuda okuduğunuz son 5 kitap aklınıza gelmiyorsa, cahil bir insansınız demektir. osmanlı hayalini kuranlar yüzlerini yıkasınlar. gördükleri rüyadan uyansınlar.

    her türlü savaş eylemine karşıyım fakat bazı konularda sert bir şekilde eleştiri yapmamız gerekiyor.

    umarım böyle bir savaş hiçbir zaman çıkmaz. dileğimiz de budur.

    not: değerlendirme şahsi yorumumdur.
  • çok uzun uzadıya yazmaya gerek yok manipülasyona hiç gerek yok. doğrulara inceden değinerek manipüle yönteminin geçerliliği var tabiki.

    fetö operasyonlarında söz konusu zengilerin sağladığı istihdam ve ülkeye kattıkları değerler düşünlmeden hareket edildiği gerçeği var bu olacaktı denilemez.

    en basiti koza madencilik denen zıpçıktının kayyum sonrası firmasınn zararı ortada, bu ülkenin değeri fetöcüden alınmış ama zarar ettirilmiş bu yanlıştır.

    fetöcünün elinden mis gibi alınan değer korunmalı üstlere taşınmalıydı ama bir sürü zarar sonrası durum toplandı.

    bunun gibi nice fetöcü firmaları aynı şekilde istihdamlarına engel olduktan sonra bu zarar düşünülemezdi. yanlıştır ülkenin değeri olan firmalardan bahsediyoruz neticede.

    bu fevri hareket piyasa içinde dönen likiditeyi ve yarım kalan işler nedeni ile aksyan likiditeyi hesaba katmamak en büyük hataydı akparti farkında ve farklı söylemlerle üstüüörtmeye çalışmasın hata yaptık desin eyvallah kabul edelim özür sayalım.

    ama aptal yerine koymaa çalışarak üstünü örtmeye çalışmak bu halkı üzüyor.

    gelelim fetö operasyonları sonrası yaşanan iç ticari krizin etkisnde batan onca firmaya rağmen önlem alınmamış olması ikinci büyük hataydı.

    en büyük hata ise bu duruma iyice girdikten sonra normal ticari akışta işe yarayan tabanca sektörleri başta inşaat sektörünü kredi ile pompalama işlemi ile herkes müteahhit olmaya kalktı ve piyasaya basılan hava fazla geldi.

    ülkenin ticari krizinin asıl sebebi bu büyük etkiler iç piyasanın birbirine ödemeyediği borçlar ile küresel krizlere dayanma gücünün yitirilmiş olmasıdır. temelide budur.

    sonrasında küreel krizler ve dış siyaset krizlerine dayanacak gücü olmayan halkın isyanı ortada.

    burada aman örtün üstünü gitsin fevriliği görülüyor.

    önlem almaksızın piyasayı şişirmenin etkilerini yaşıyoruz.
    kimse dış siyaset krizlerini görmezden gelmiyor aksine bu krizlere dayanma güvümüz varken dayanamama sebebimiz ak partinin gelip geçici önlemleri ve fevriliğidir.

    önlemler normal şartlar zamanında şişirlirken alınmış olsaydı dolar şu an 4 tl olurdu ve küresel krizermizi ve siyasi izlerimizi bile 2 tl'lik parite kaybı ile değil 1 tl'lik parite kaybı ile atlaırdık.

    velhasılı sözlükte ekonomiden anlıyorum demek gerekleri değiştirmiyor.