şükela:  tümü | bugün
  • ben bunu yalnız yaşadığım semtte yada şehirde değil türkiye'nin her yerinde gördüm.

    türkiye'yi felakete götüren, eğitimsiz cahil kitle değil, üniversite eğitimi almış, bilgili kitledir.

    ülkemizde eğitimli insanların, nedense her zaman, yıkıcı bir etkiyle çevresine zarar verdiğini fark ettim.

    her zaman, cahil kitleyi suçluyoruz. onlara çamur atıyoruz. hakaret ediyoruz. eziyoruz. hor görüyoruz. koyun diyoruz. anadolu çomarı diyoruz. kıro diyoruz. hiç çekinmeden ne kadar hakaret içeren ifade varsa kullanıyoruz.

    türkiye'de insanların asıl açlığını çektiği şey, saygıdır. ülkemizde saygı olmadığı için sevgide kayboluyor. toplum yıpranıyor, çürüyor.

    istanbul'da sabahları işe giderken, iett şoförlerine ''günaydın beyefendi, kolay gelsin'' diyorum. şoför, ''günaydın hoş geldiniz'' diyor. iş yerinde temizlikçisine kadar hanımefendi diye konuşuyoruz ve herkes son derece kibar bir şekilde cevap veriyor.

    bence insanlara çamur atmadan önce kendimizi değiştirmeliyiz.

    artı, türkiye'de eğitimli kitle, eğitimini topluma aktarmıyor. açıklama yapmıyor. bir konuyu aydınlığa kavuşturmuyor. iktisat konusunda eğitim almış bir arkadaşıma, finansal krizi soruyorum. beni direk başından savmaya çalışıyor. bunu gerçekten her yerde gördüm. türkiye'nin belki en büyük sosyolojik sıkıntısı budur.

    sürekli bir baştan savma var.

    avrupa'nın akılcılık politikası, platon'dan beri hep aynı çizgide: ''açıklama'' bizde açıklama yok. bilgiyi aktarmak yok.

    içler acısı bir durum.

    ekşi sözlük'te, bitcoin başlığına entry yazan bir yazara konu ile ilgili alternatif bir soru soruyorum. ''lütfen şaka yaptığını söyle'' yazıyor.

    eziliyorum. eziliyoruz. sonra ne oluyor biliyor musunuz? soru sormayı bırakıyoruz. çünkü artık sormaya da korkuyoruz. içimize kapanıyoruz.

    yıkım burada başlıyor. insan bir şey öğrenmek için bile baskıyı hissediyor. geri çekiliyor.

    yardımsever bir milletiz. anlayışlı, hoş görülü bir milletiniz ama bazı konularda öz eleştiri yapmamız gerekiyor. kendimizi değiştirmemiz gerekiyor.

    w. h. auden'ın dediği gibi "başkalarına iyilik yapmak için geldik bu dünyaya. başkaları ne için geldi onu bilmiyorum."

    heracleitus demiştir ki "karşıtlar yararlıdır, en iyi uyum farklılıklardan çıkar."

    insanlara açıklama yapalım, düşüncesini basit bularak ezmeyelim. yorumu farklı diye düşman kesilmeyelim. açıklayıcı olalım, fikrimizi açıklayalım.