şükela:  tümü | bugün
  • fakir fakir çocuk yapmayın o zaman, ev hanımıyla evlenmeyin, gidip 50 bini de düğüne gömüp evlenmeyin. normalde hiç tatile gitmiyorken sırf balayı diye bir sürü para bayılmayın.

    sizi sevmeyen sırf takılmak için takılan/takıldığınız kadınlara kendinizi söğüşletmeyin madem.

    öğrenciyken/bekarken kullandığın buzdolabını koltuğunu sırf işe girdin diye atıp yenisini niye alıyorsun evlenirken?

    türkiye'de erkek olmak zorsa bu tamamen kendi seçimleri/aptallığı yüzündendir.

    askerlik hariç, o konuda ben de kırgınım.

    edit: karyola, yatak, gardrop, yemek masası, şifonyer ve makyaj masası, tv, yemek masası, halı ve perdeler benim hali hazırda 6 yıldır kullandıklarımdı sanırım 15 bine alınmıştı hepsi, bulaşık makinesi, buzdolabı, çamaşır makinesi, koltuk, ütü ve klimalar ve abajurlar sevgilimin eski evinden onlar da 15 eder sanırım 3-4 yıllıklar. fifty fiftyiz yani elini taşın altına koymadan hadi buyur ev döşe ben sadece çeyizimi getiririm diyenlerle evleniyorsanız sizin mallığınız.

    biz bu eşyaları birbirimizi tanımazken kullanıyorduk sonuçta beraber yaşarken de eşyaları birleştirdik yeni olarak sanırım beraber sadece tv sehpası, midi fırın, tost makinesi, biraz tabak çatal kaşık ve iki tane lambader aldık. öyle benim tam takım yemek setim yok, misafirlik setim zaten hiç yok asla almayı düşünmüyorum elli yılda bir kullanılsın diye. ihtiyaç duydukça, sıkıldıkça/eskidikçe veya kırıldıkça 4 veya 6 tane alıyorum en fazla çünkü eve giden gelen yok.

    onun bekar evinde de yaşadım 1,5 sene şimdi bakıp gülüyoruz ne günlerdi diye, eşyalar veya ev yeniymiş eskiymiş demedim hiç, gözüm görmüyordu çünkü onun kendisinden başka. yarın durumumuz şimdiki halimizi katladığında da beraber olucaz yine gördüğüm şey onun dışında başka bir şey olmayacak. evlilik iyi günde kötü günde söz vermektir, ayşe teyze göbek atsın diye kına yapmak, hatice ablayı çeyiz sergileyip kıskançlıktan çatlatmak, mutfağa mehmet getirir kübra pişirir yazıp sunum diye neredeyse adamı kurdelelemek hiç değildir.
    asgari ücret alıp tek başına 75 bine ev döşeyip düğün yapan adam enayidir net. şimdi yarın hemen aşkitosunun göbüşüne bebiş de dolar o zaman hapı yutarsınız hahahahah çomarlar sizi.
  • hiçbir erkek keyfine 50 bine düğün yapmıyor.
    çok yakın bir dostum 1 yıl kadar önce evlendi. her şeyi minimum tutmasına rağmen düğün-eşya vs total masrafı 75 bin lira tuttu.
    bu adamın maaşı 1800 lira olalı 3-4 ay oluyor. fakir fakir çocuk yapmayın demek kolay da şimdi bu adam ne yapsaydı hiç evlenmese miydi mesela?
  • erkeksen neden bilmiyorum ama kendi ayakların üstünde duracaksın diye bi algı var. neden yani onu anlamıyorum. bağımsız birey olmak, sorunlarıyla baş edebilmek... bana cok komik geliyor, hani ihtiyaç varsa tamam. ama bir örnek vereyim:

    7. ve 8. sınıflarda at gibi ders çalışıp fen lisesine girdim
    9-10-11. sınıflarda yine at gibi çalışıp bilkent elektronik mühendisliğine girdim
    üniv 1-2-3-4'te yine at gibi çalışıp iyi kariyer yapıcam diye uğraştım
    hp'de işe başladım, maaşım iyiydi yine ama çok çok da iyi değildi. ailemden 1 kuruş almadan ayda 1000 tl kenara atayım da araba falan alırız diye kendim uğraştım. yine at gibi çalıştım, 3 yılın sonunda askere gittim, bombok yerlerde 6 ay eziyet gördüm.
    asker sonrası mckinsey'de danışmanlık yapmaya başladım. hayatımın en rezil 1.5 yılını geçirdim. sonra dubai'de bir yazılım firmasına geçtim, para kazanıcam diye 6 aydır burda hiç istemediğim bi yerde arkadaşlarımdan uzak sürünüyorum.

    ama gel gör ki hayat boyu çalışıp elde ettiklerimi, ukraynadan gelen keko ve ortalama güzellikte bi dansçı kız 2-3 abaza adama gülerek beleşe yaptırabiliyo. milyonluk hayatlar yaşayabiliyo. çünkü erkek ısmarlar. kız vermese de o an orda bulunması için senin onu finanse etmen gerekir.

    bense hayatımı gömüp kendimi ispatlayıp gelecekte bana bakacak birisi olmadığı için her an tetikte ve mali kaygılar peşinde olmalıyım. nerde kaldı eşitlik, ben bu kadın kafa rahatlıgını ne zaman elde edeceğim?