şükela:  tümü | bugün
  • bayılıyorum bu tür çağın iki yüzyıl gerisinden gelen tespitlere, bir başka örneği de kadınlardan bilim insanı çıkmıyor yaygarası.

    çıktı canım çıktı, hepsi var. sadece uzmanlaşma arttığı için artık öyle 'odama kapanayım da her şeyin üzerine düşüneyim ve ünlü olayım' devri bitti. şimdiki filozoflar daha çok alt dallarda ve dallanmış budaklanmış başlıklarda at koşturuyor. doğal olarak sokaktan geçen insan olarak bile bir farabinin bir descartesin adını duyuyorsun ama bir feyerabandı bir kuhn'u çok daha az kişi duyuyor, mesela david harvey' i frederic jameson'ı bir kant kadar anmazsın.
    20. yüzyılın ikinci yarısından itibarense tamamen akademikleşmiş üretim ve içe kapanma söz konusu çünkü konular gitgide daha da çetrefillileşiyor ve o disiplinle uğraşmayan kişiler için 'temel bilgi' seviyesinde aktarılabilen şeyler geçmiş yüzyıllardan kalma .
    mesela ilkay sunar kimdir necidir biliyor musun, hayır. sıkıntı değil, siyaset felsefesi ile yakından ilgilenmeyen biri için bu ismin hiçbir şey çağrıştırmaması. çünkü artık 1500lerde yaşamıyoruz ve herkes kendi çapında araştırma , yayın yapıyor. akademi içinde mühendislikten teorik fiziğe; moleküler biyolojiden evrimsel psikolojiye her alanda çalışan gayet üretken olan kadın da erkek de var.
    senin kafandaki o parlak çocuk 'einstein' profiline uymuyor veya dizilerde, filmlerde yaratılan 'dahi' konseptiyle bütünleşmiyor diye ünsüz olan kişileri mesleğinin erbabı saymayabilirsin tabii. buradan sadece senin konuya dair güncel gündemi takip etmekten uzak bir vatandaş olduğun sonucu çıkar. az sonra 'ama akademide felsefe yapılmaz ki o saydıkların akademisyen sadece' diye ötecek ergen ruhlu niçe fanboyları da gelir tam olur.

    şair de çıkıyor, öykücü de çıkıyor, bilim insanı da düşünür de çıkıyor , küratörler sergileyecek sanat da buluyor, bağımsız filmler de çekiliyor, siz hiç meraklanmayın. yetti şu sözlükçü karamsarlığı ve agresifliği gari.
    birisi es kaza meslek seçecekken şu sözlüğe düşse, oracıkta harakiri yapar: 'türkiyede o olmaz bu olmaz, bunu yaparsan döverler, onu okursan aç kalırsın, o işler bizim ülkede ölü canım' diye milleti ülser etmeye gerek yok.
  • (bkz: engin selçuk)
  • çıkmaz çünkü okuma oranının en düşük olduğu ülkeyiz. daha öncelikli çözmemiz gereken sorun bu ve çözemeyeceğimiz büyük bir sorun bu.
  • halbuki çıkması için de gerekli ön koşulların hepsi sağlanmıştır.
    (bkz: imam hatipler bilim yuvasıdır)
    (bkz: bir gecede cahil kaldık)
  • ağzını açmaya görsün filozof herkes zaten
  • neden çıksın , adam aç , düşündüğü tek şey karnını doyurmak. aç insan düşünmez, aç insan kaybedecek çok şeyi var iken kendini riske atacak aksiyonlara girişmez. sabah-akşam-vardiya-şu-bu demeden , dışarının farkına varmadan okumadan, sadece küçük çevresini dinleyerek yaşar. böyle yaşaması istenir zaten.
    ne olsun , adam okusunda , daha fazlasının da hakkı olduğunu öğrenip devletinin yakasına mı yapışsın.
    yok olmaz öyle şey.
    maslow'un hiyerarşisinde çok net özetlediği gibi öncelik; yeme içme barınma.
  • (bkz: afşar timuçin) bence yeterince filozoftur.
  • e (bkz: nihat doğan)?
  • artık bu tür insanlara filozof demiyoruz. bilim insanı, felsefeci, aydın, zart-zurt diyoruz işte bilirsiniz. filozof deyimini sadece antik yunan düşünürleri için kullanıyoruz. ve buna karşılık düşen sayamayacağım kadar türk var. sorun ne biliyor musunuz? biz o insanları keşfedemiyoruz. keşfettiklerimizi el üstünde, göz önünde tutmuyoruz. reklamını yapamıyoruz. dünyanın en iyi üniversitelerinde görev yapan insanlarımız var bizim.
hesabın var mı? giriş yap