şükela:  tümü | bugün
  • üzülerek izlediğim bir gerçek. elbette farklı gençler vardır onları tenzih ederim ama ben genel olarak boş bir tablo görüyorum.

    italya'ya ihracat yaptım. ürün gönderdim. karşımdaki muhatabım 21 yaşında bir genç. çocuğun 4 tane mağazası var. gerçekten çok şaşırdım. biraz konuştuk risk aldım falan dedi.

    türk gençlerine baktığımız zaman böyle gençleri göremiyoruz. az önce twitter'a girdim gündeme bakmak için. gündemde konuşulan kuzey yıldızı diye bir dizi. neymiş efendim sezon finali vermiş. show tv açıklama yapsın diye gündem oluşturmuşlar. diğer gündem ise danla bilic diye birisi. bunların haricinde ise genelde survivor görüyoruz.

    sonra bu ülkede asgari ücret az, iş yok diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar. bir kere olsun kendimizi eleştiriyor muyuz? sürekli çevremize bakmaktan vazgeçip bir kere olsun kendimize bakıyor muyuz?

    hangimiz oturup kitap okuyor? hangimiz bir araştırma-geliştirme içerisinde? gerçekten çok şaşırıyorum ve çok kızıyorum.

    ınstagram'da çoğu zaman denk geliyorum gerçekten bazıları artık kafayı yiyecek duruma gelmiş. hanım kızımız survivor izliyor orada bir oyuncunun giydiği elbiseyi araştırıyor fiyatını buluyor bilmem ne oyuncunun giydiği ürün budur, fiyatı budur diye yazıyor. yani bu saçmalıklara ciddi ciddi zaman ayıran insanlar var.

    kendi işletmeme personel alacağım zaman işkur üzerinden bana çalışma arkadaşları geldi. biraz konuştuk. her işi yaparız diyorlar peki ne biliyorsunuz diyorum hiçbir şey bilmiyorlar. yani bu kadar teknoloji içerisinde yoğun yaşadığımız bir dönemde bir insan oturup excel falan öğrenmez mi? ciddi anlamda gençlerimiz bir şey bilmiyorlar ben bunu gördüm.

    arkadaşlar kendinize gelin. bu hayat acımasız bir savaş. iş dünyası artık çok sert. kendinizi bu sert koşullara hazırlamanız gerekiyor. lütfen saçma sapan şeylere zaman harcamayın. kendinizi geliştirin. farklı şeyler öğrenmeye çalışın. dil öğrenmeye çalışın. bilgisayarı çok iyi bir şekilde kullanmaya çalışın. işletme profesörlerine uygun bir tarzda kendinizi geliştirin. bunların hepsi sizin önünüze çok açacaktır.

    kusura bakmayın ama vasıfsız bir insana bu devirde kimse iş vermiyor. yani kimse sizin kara kaşınıza, kara gözünüze hayran kalarak sizi maaşa bağlanmıyor.

    dolar yükseliyor diye sitem ediyoruz. arkadaşlar dolar yükselmiyor. bizim türk lirası günden güne değer kaybediyor. bizim paramızın değeri sürekli düşüyor. emeğimizin karşılığı düşüyor.

    sürekli olarak çevremizi suçluyoruz. siyaseti suçluyoruz. ailemizi suçluyoruz. okulları suçluyoruz. yaşadığımız coğrafyayı suçluyoruz ama bir kere olsun kendimizi suçlamıyoruz. ben bakıyorum dışarıdaki insanlar deli gibi iş yapıyor. çocuk 21 yaşında 3 tane mağaza kurmuş tırlarla mal çekiyor. bakın gerçekten abartmıyorum bunların hepsi hayatın ta kendisi işte euro bu yüzden değerli. gençleri deli gibi iş yapıyor. keza rusya aynı şekilde yani ben bunları gördüğüm zaman çok şaşırıyorum.

    italyan çocuk 21 yaşında iş kurmuş, benim yeğenim 22 yaşında teyzem zorla yemek yedirmeye çalışıyor. yeğenim bir nazlı bir nazlı şuradan kalk, şuraya otur dersen küsüyor. tamamen ana kuzusu. bir şey soruyorsun bilmem ki diyor başka verdiği bir cevap yok. italyan çocukla konuşuyorum çocuğun konuşmasına yetişemiyorum.

    lütfen artık kendimizi eleştirelim. hayatımızın en güzel gençlik yıllarını bizi geriye götürecek dizi ve program gibi şeylerle meşgul etmeyelim. bol bol kitap okuyalım. dergi okuyalım. iş dünyasını araştıralım. riskleri göze alalım. farklı sektörlere girmeye çalışalım. hayatı bir kere yaşıyoruz.

    açık konuşmak gerekirse bu şekilde ben bu ülkenin ileride çok zorlacağını düşünüyorum. çünkü ihracat konusuna bakarsak en basitinden arkadan gelen bir jenerasyon yok. gençlerin tamamı kafasını kpss'ye gömmüş bir vaziyette devletten iş bekliyorlar. sanki bu ülkede komünizm varmış gibi hissediyorum. devlet bize baksın mantığına sahip insanlar.

    her şeyin farkına varmak için önce birey olduğunuzu anlamanız gerekiyor. bu anlamda kesinlikle ayn rand okumanızı tavsiye ediyorum. her ne yapıyorsanız yapın işinizi gücünüzü bırakın bu yazarın kitaplarını mutlaka okuyun.

    bu şekilde gerçekten olmaz arkadaşlar. akıl vermek gibi bir niyetim kesinlikle yok ama bazı şeylerin farkına varmamız gerekiyor ve özellikle bizzat kendimizi kendimiz eleştirmeliyiz.

    arabesk dünyasından kurtulalım. sürekli olarak çevremizde farklı acılar bularak kendimizi tatmin etmeye çalışmayalım. kendimize bahaneler türetmeyelim. ailemiz böyle olduğu için biz böyle olduk, okul böyle olduğu için biz böyle olduk, siyaset böyle olduğu için biz şöyle olduk vs bunları geçelim çok çalışalım.

    biz gençler bu ülkenin ışıklarıyız. bunun lütfen farkına varalım.

    belki çok zevkli olabilir, survivor sizi mutlu ediyor olabilir, saçma sapan diziler sizi sevindiriyor olabilir ama bunların hepsi size hiçbir şey kazandırmayacaktır.

    edit: açık bir şekilde görüyorum ki hala bahanelere sığınıyorlar. ben pazara ürün satmaya gittiğimde koltuğumun altında 12 tane kemer vardı. sonra 40 ülkeye ihracat yapan bir insan oldum. ben devleti eleştirmiyor değilim ama bu devleti yönetenler gökten gelmedi. içimizden çıkan insanlar. bu hayatta sizi hiç kimse kurtaramaz. sadece kendiniz ayağa kalkmak zorundasınız.

    edit: şunu da ifade edeyim ki gerçekten okumayan bir toplumuz. ben bu anlamda bu tarz yazılar artık yazmayacağım. burada o kadar tavsiyede bulundum hala bana mesaj atarak 18 yaşında bir insanım bana ne tavsiye edersiniz diye soruyorlar. e güzel kardeşim biz burada satır satır ne yazdık? artı bir diğer konu italya meselesi. kardeşim ben parmağımla gökyüzünü gösteriyorum. sen gelip benim parmağıma bakıyorsun. italya şöyle italya böyle bana ne kardeşim italya'dan ben sadece örnek verdim. zamanında ünlü bir işadamının röportajını okumuştum. bu abimiz bir üniversiteye söyleşiye gitmiş. nasıl başarılı olduğunu ve iş hayatında nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatmış. iş adamı, gelen sorulara baktığım zaman kendimi diğer insanların parasını çalan hırsız gibi hissettim demişti ve bu iş adamı bir daha bu ülkede söyleşiye katılmam diye bu konuyu anlatmıştı. birisinin parası varsa acaba nasıl çalışmıştır diye düşünmüyor bizim toplum. vay hırsız çalarak zengin olmuş diyor. ben burada kendi çapımda tavsiye vermek için yazıyorum adam sen ne boksun ki diyor. neyse bizde denedik, iş adamının durumunu anlaşmış olduk. bu da böyle bir anımız olsun.

    son edit:
    "türkiye cumhuriyeti'nin gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: batı senden, türk'ten çok geriydi. manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey türk çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin sonucudur. şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! bu belli. fakat zekanı unut!.. daima çalışkan ol..."

    mustafa kemal atatürk

    "büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inararak bu engelleri aşacaksın. bundan sonra da sana büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin."

    mustafa kemal atatürk
  • yaşlılardan iyi oldukları kesin. bu ülkenin yaşlıları o kadar boş o kadar dünya'nın gerisinde ki, ben yetiştirdikleri gençlerin bu kadar olabilmesine bile şaşırıyorum.
  • istenen bu çünkü boş olmaları.
    biat etmeleri,
    sadece söyleneni yapmaları,
    örnekler böyle değil mi belki 4 maaş alırlar bilemiyoruz.

    not: hamza yerlikaya ile ilgili değildir yazdıklarım kendisi alanında kendini kanıtlamış bir insandır her ne kadar şu an ki görevleri tartışmalı olsa da ama diğerleri böyle bile değil.
  • trolü beslemek istemem o yüzden bu entry bir süre sonra kendi kendini imha edecektir lakin ben böyle başlıklara artık gerçekten öfkeleniyorum. kendini geliştirmek, kendini geliştirmek... herkesin dilinde gençleri, öğrencileri suçlayan cümleler. kimse devlete toz konduramıyor bakıyorum da. komiksiniz hani.

    emin olun çoğu genç kendini geliştirmek istiyor, elinden gelen geliştiriyor da. elinden gelen diyorum çünkü kendini geliştirmek parayla oluyor, insanların para kazanması için de işe ihtiyacı var. bu kadar basit bir döngü aslında.

    bakın çok net söylüyorum bu ülkede dayınız, tanıdığınız olsun ot gibi yaşayan biri olmanız fark etmez direkt işe girersiniz. öte yandan iyi bir ortalamayla mezun olan, birkaç dil bilen biri olun, tanıdığınız yoksa sürünürsünüz. bizim ülkenin olayı bu hani.

    survivor eleştirilmiş. bir kez bile survivor izlememiş biri olarak merak ediyorum başkalarını survivor izliyor diye eleştirme hakkını nereden buluyorsunuz hani ne cüretle? bırakın isteyen istediğini izlesin. milletin zevklerini sorgulamak size mi düştü. salın gençleri, kendinizi geliştirin demeyi de bırakın. burası torpil cumhuriyeti.
  • bu yaşlılar da ne yol gösterirler ne de yoldan çekilirler; varsa yoksa gençler aşağı, gençler yukarı.
    sizin de gençliginizi bilmesek neyse de, ne yazık ki biliyoruz.
  • ben kendimi geliştirmiş biri olarak işsizim türkiye'de. sen nasıl dolusun ? merak ettim çünkü ihracat yapman seni dolu yapmıyor her aileden sermayesi, tanıdığı olan biraz iş yapan kendini matah biri sanıyor. gençler böyle kötü bir ülkede doğdukları için vazgeçmiş vaziyetteler ve toplumun yapısı gereği herkes kendini kurtarmaya çalışıyor. diğer ülkenin gençleri iş aradıklarında buluyorlar ve çalışıyorlar dolayısıyla normal bir hayatları, eğitimleri oluyor. çünkü bu ülkelerde istihdam var yani bir genç çalışmak istediğinde okurken iş bulup çalışabiliyor iş bulmak istediği sürece. burada iş bulmak isterseniz bulamıyor çalışamıyorsunuz bu kadar basit. çalışalım tamam ama neye çalışalım?

    bu zamandan sonra türkiye'de iş bulmak iş kurmak kısaca çalışmak aşırı zor. ortada çalışacak şey yok istihdam olmayan bir ülke insanlar günü kurtarmaya çalışıyor ve malum açgözlü kesim dışında bu ülke içinde iş bulmanız olası değil ancak yurtdışında çalışabiliyorsanız iş bulabiliyorsunuz.
  • türkiye'de yaşamanın aşırı boş olması gerçeğini bizlerden daha kolay kavramış olabilirler.

    gençleri suçlu bulmadığım önerme.
  • gençken hepimiz boştuk. uzun uzun yazmışsın fakat hayat tecrübelerle doldurur insanı.

    sadece okuyup bir şeyler ezberleyerek dolu insan olunmaz.

    bunu da senin gibi embesiller anlamaz.
  • babannemle üzüm yaprağı salamurası yaparken, aşırı boş olduğumu öğrendim. üzüldüm mü? hayır. insanın fikri neyse zikri de odur.

    isteniyor ki, her genç tek tip olsun. çalışsın, çabalasın, koşsun, hizmet etsin, kişinin istediği kalıba sığabilsin. üzgünüm amcalar ve teyzelerim, bizim kanımız deli akıyor. hemde çok deli. *
  • her nesil kendinden sonra gelen nesli tırt görür. bu hep böyle olmuştur ve böyle sürüp gidecek. şu anki genç nesil de 10 yıl sonra gelecek nesli tırt olarak görecek.

    biz yaşlanınca 2010 doğumlu çocuk bizi boş beleş yaşayan yaşlılar olarak görecek. kendinden sonraki nesli tırt görmek evrensel bir düşüncedir. dünyanın her yerinde geçerlidir. aksini düşünen yallah mars'a.