şükela:  tümü | bugün soru sor
  • evet dostlar maalesef böyle bir durum gerçekten var. hepimiz bu dönemden geçtik ya da geçiyoruz ve ne yazık ki bir çoğumuz bunun farkında bile değiliz. kaçımız, kafamı bugün dağıtmak istiyorum dediğinde bunu eyleme geçirebiliyor? kaçımızın dışarıda geç saatlere kadar gezip tozabileceği bir kız arkadaşı var? kaçımızın işten veya okuldan sonra yaptığımız bir hobimiz var? karşımıza sürekli maddi manevi engeller çıkmıyor mu?

    uzun bir aradan sonra arkadaşlarınızla bir araya geldiniz diyelim sohbet muhabbet gırla sonra bir bakmışsınız saat gece 12 ee şimdi ne olucak? öylece hadi saat geç oldu herkes evlere dağılsın mı yapıcaz? işte tam o esnada çaresizlik devreye giriyor, kafada deli sorular çıkageliyor nereye gidebiliriz ve nasıl girebiliriz? hadi gözü kararttık koyulduk yola, mekanın kapısına geldiğimizde bebek katili gibi bi adam çıkıp ‘dam var mı gardaş’? diye sormicak mı bize, hadi bi şekilde yoldan bayan bir arkadası çevirip rica ettiniz veya bi şekilde tanıdık ile içeri girdiniz diyelim, bu sefer de hatırı sayılır bi paran olması gerekemeyecek mi? öyle öğrenci harçlığıyla veya 3 - 5 kuruşla bişiler içip takılamazsın içeride. hadi para biriktirip tedarikli geldin veya baban sağolsun para işini çözdün, bişiler yiyip içiyorsun, sonrasında ‘kıza gerek yok biz sap sapa da eğlenmesini biliriz’ nidaları, alkol ve hormonlar etkisiyle kız arkadas edinme dürtüsüne bıraktığı anda ne olacak peki? yine kocaman bir sıfır. neden mi çunku çevrendeki herkes sizin/senin gibi mekana, ya kaçak göçek bir şekilde ya da damıyla girmiş vaziyette olacak yani öyle tek başına veya kız kıza gelmiş bir grup olmayacak çevrende, çünkü bu toplumsal yapımıza ters. bir kadın kolay kolay geç saatlerde kendi başına dısarı cıkamaz hele bir eğlence mekanına hiç çıkamaz. bunun sebepleri de malum sokaklarımız pek güvenli sayılmaz. ve bu toplumumuz tarafından pek de hoş görülmez, birilerini bir anda tahrik edebilir ve o saatte orda ne işi vardı damgası yiyerek yaşadığınız olayın üzerine bir de suçlanıyor duruma düşersiniz. yani biz erkeklerin gece çıkıp eğlenmek için yasadığı sorunları bir 10 katını karşı cinsimiz yaşar.

    çevremizde mutlaka ‘ay ben gürültülü mekanları sevmiyorum ne öle cıstak cıstak’ diyen bir kadın arkadaşa tanık olmussunuzdur ki genelde böyledir, neden mi bu tepkiyi verirler çünku altında (bkz: kedi uzanamadığı ciğere murdar der) psikolojisi yatar.

    sonuç olarak ne mi oluyor? ya aranızdan birinin babasının veya kendisinin arabasına doluşup son ses aynı sokaklarda daire çizip sağa sola aç gözlerle bakan gençler ya da tam gaz aksaray.

    bu topluma, sosyal hayata elektrik ve su olarak dönüyor tabi. bir kere insanlar sevişemiyor, evet sevişemiyorlar akabinde korkunç derecede bir cinsel açlık oluşuyor ve ben bunun kötülüklerin tohumu olarak görüyorum. sonra gelsin sapkınlıklar gelsin şiddet. dısarıda yürürken, araba kullanırken, ofisinde çalısırken herkesin gergin olduğunu buram buram hissediyorsun içinde. insanlar patlamaya hazır bomba gibi çünkü sosyal hayatları yok, çünkü sevişemiyorlar çünkü mutsuzlar ve bulaşısıcı hastalık gibi herkesi etkiliyen toplumsal bir virus haline geliyor bu durum.

    bire bir yaşayan biri olarak söylüyorum ki yurtdısında muasır medeni seviyeye ulaşmış ülkelerde gencler böyle yaşamıyor. öğrenciler cok paraya ihtiyac duymadan veya dama ihtiyac duymadan gönüllerince bir yerlere gidip eğlenebiliyorlar. ve eğlence mekanlarında ilginç bir şekilde kadın popülasyonu erkeklere gore daha fazla oluyor. yani gecenin sonunda kadınlar hür bir şekilde geç saatlerde dolaşıp gönüllerince eğlenebiliyorlar ve bu gayetde toplum tarfından normal karşılanıyor durumda.

    sonuç olarak ne mi yapın arkadaşlar savaşmayın gezin eğlenin, savaşmayın hobi edinin, savaşmayın sevişin.

    edit 1: imla

    edit 2: kaymak tabakayi tenzih ediyorum. zaten mesele sadece belirli bir kesimin gencligin ve hayatin tadini cikarabiliyor olmasi.
  • son derece haklı bulduğum bir hadisedir. ancak öncelikle yazar arkadaş durumu rehber öğretmeniyle paylaştı mı?

    (bkz: lise sendromu)
  • bu durum tamamen sosyal çevre ve yaşanılan ilin / semtin olanaklarıyla doğru orantılı bir şey. yani eskişehir ya da izmir'in olanaklarıyla van'ın veya rize'nin olanakları bir değil. arkadaş çevresi de çok önemli böyle bir durumda.
  • haklı tespittir.

    çocuk daha ilköğretimde başlıyor yarış atı gibi sınav maratonuna. sonra lgs, yds, kpss bilumum sikko sınavlara giriyor. bununla bitti mi ? hayır tabi ki. üniversite derdi başlıyor, o bitince iş derdi başlıyor.

    cinsellik zaten tabu, çoğunun aklı sikinde. spor yapmak, enstrüman çalmak, sanata yönelmek vs lüks haline geldi artık. eee bunlarla boğuşan genç nasıl gençliğini yaşayacak? ondan sonra depresif , mutsuz ve umutsuz bir genç nüfus ortaya çıkıyor.
  • bu çok doğru :)
    biz çocukken gençlik festivalleri, etkinlikler olurdu sürekli. şimdi ki gibi kutlu doğum etkinlikleri değil tabi ki. içki ucuzdu cinsellik tabu değildi gördüğümüz kadarıyla. şimdi içki bile içemiyorsunuz hemen tepki. otobüste sarılan sevgililere bile tepki var artık ülkede. ülkenin düşünce yapısı 180 derece değişmiş gibi.
  • doğrudur.

    (bkz: ortadoğu bataklığı)yaşamak başlı başlına iştir.maddi problemler kısıtlı özgürlük saçma sapan gelenekler herbiri türk gençliğinin önünde bir engeldir.

    gelişmiş ülkelerdeki gençler gençliğini yaşayıp hayatın anlamını sorgularken. biz hala okul-iş-evlilik modundan kendimize gelemiyoruz ki gençliğimizi yaşayalım.
  • son derece doğru tespittir.
    sınav savaşından bir şekilde sağ çıktın diyelim iş mi bulsam yüksek lisans mı yapsam ikilemi başlıyor. işi buldun bu sefer de kamudaysan bıyıklı yaşlı az eğitimli yöneticinin mobbingi başlıyor, özeldeysen emeğin sonuna kadar sömürülüyor. dünyayı keşfedip çılgınca eğlenmen gereken yaşlarda stress sıkıntıdan,gelecek kaygısından, toplumun dayattığı normlardan bunalıyosun.
  • çok fazla baskı var. gençliği bırakın, çocuklar bile çocukluklarını yaşayamıyor. dışarı çıkma kaçırırlar, onunla oynama başına bir şey gelir diye diye eve bağlı, zararlı teknoloji düşkünü bireyler yetiştiriyoruz. sonra bu çocuk daha küçük yaşta her şeyi görüp bilip hiç bir şeyden zevk almayan ve ailesinin dibinden ayrılamayan gençlere dönüşüyor. e malum sıkıştırılmaya devam ediliyor, okulu bitir, iş bul, evlen. bunlar için çok büyük bir efor sarfetmesi lazım ki refaha ersin ama şu memlekette de bu söz konusu bile olamaz. bir de üstüne evleneceksin düğündü, evdi, krediydi bok püsürüydü olaylarıyla uğraş. sonra çocuk yap. o zamana kadar çekmiş olduğun filmi çocuğunla beraber tekrar izle.
    geçirdiğimiz zamana cidden yazık. hiç bir şeyi adam akıllı yaşayamıyoruz.
  • iyi de güzel de ülke dahilinde ne zamanı dahilinde ve güzelliğinde yaşanabilmiş ki (bkz: hani benim gencligim) diye sorgulanabilsin. çocukluğun yaşanamadığı bir ülke dahilinde diğerleri asla olamaz.
  • dünyanın her yerinde siyasal islam fakirleştirir,aksi bir örnek bilen?

    t:etme bulma dünyasıdır.