şükela:  tümü | bugün
  • başlığı tam toparlayamasam da içerikte toparlıycam. burda kastettiğim genellikle devlet kurumları tarafından alınan haksız paralardır. bunlar kanunen legaldir ama vicdanen haksız alınan paralardır.

    - misal, motosikletlerden alınan köprü ve otoyol ücretleri. bunlar otomobillerle aynıdır ancak bir motosiklet bir otomobilin 4 te biri kadar yer kaplar. otoyola verdiği hasar da diğer motorlu araçlara göre çok daha azdır. buna rağmen devlet baba keser hesabı, ödetir paşa paşa otomobil geçiş parası kadar parayı.

    - yurt dışı çıkış harcı da buna örnektir. devletin, "sen yurt dışına çıkıyorsan sende para çoktur, az da bize ver hele" demesidir. hesapta legaldir ama haksızlıktır.

    - beynelmilel ehliyet mevzusu var örneğin. ingiltere'de 5.5 pound'a alınan belge, yurdumuzda turing kurumuna verilen yetki nedeniyle sadece o kurumdan verilebilmekte ve bunun için de 415 tl alınmaktadır.

    - pasaport bedeli de benzer şekildedir. avrupa birliği ülkelerinin, nerdeyse tüm dünyayı vizesiz gezmeye yarayan kıymetli pasaportları kuş kadar bedelle halka verilirken bizim her yere vize almamızı gerektiren pasaportumuz için 400-500 lira paralar alınmaktadır.

    bunları daha sayayım desem sayfalar dolar. hesapta hepsi legaldir bu masrafların ancak vicdanlara sığmayan, mantığı olmayan, ucubik paralardır bunlar. gün gelir de ödemeyiz inşallah bunları.
  • bu başlık bile başlı başına bu ülkenin hukuk değil de guguk devleti olduğunun bir kanıtıdır.
  • misal, bilimum oda harçları bu çerçevede değerlendirilebilir. istanbul ticaret odası harcı yıllık 150-200 lira civarında. o paraya ne yapıyolar desen cevapsız kalırsın. faaliyet belgesi gibi, printer çıktısı olan dandik bi belge için bile ekstra para ödüyosun ayrıca.
  • (bkz: ötv)
  • iş güvenliği uzmanlığı belgesi alımı sırasında verilen ücret de bunlardan biridir. düşünün ki; devlet onaylı bir kurumdan kurs alıyorsunuz ( en son fiyatları 1.500 - 2000 tl arasıydı ), ösym' nin yaptığı sınava girip başarılı oluyorsunuz ve belgeyi almaya hak kazanıyorsunuz. tabii ki bir şartla; 400 gayme hava parası istiyor sizden devlet.

    (bkz: milletçe alkışlıyoruz)
  • elektrik faturalarındaki kayıp kaçak bedelidir. elektrik şirketleri başkalarının kaçak kullandığı elektriği size fatura ediyorlar, bu da faturalarda ayrı bir kalem olarak açıkça yazıyor ve buna da yasal olarak izin veriliyor. izin verildiği için de bu şirketler kayıp kaçağı azaltmaya çabalamıyor, nasılsa ondan veya bundan, bir şekilde kullanılan elektriğin parasını alıyorlar. sorun şu ki kaçak kullananlar hiç para ödemezken, legal kullananlar kaçakların da parasını ödüyor. böyle ufak bir sorun...

    sonra diyorlar ki neden kaçak kullanım artıyor. neden?

    sizce neden. insanlar yasalara saygılı vatandaşlar olarak davransa ve faturalarında yazanı ödese, problem çıkarmasa olmuyor mu?
  • özel banka atm lerinde havale işlem ücreti icin alınan para
  • vatandaşa girendir.

    söz konusu masrafları şirketler kurumlar vergisinden düşerken, şahıslar gelir vergisinden düşemez.

    örneğin bir şirket borç alıyorsa ve buna faiz ödüyorsa, bu borcun faizini vergiden çok rahat düşebilir. ama sen ben ev araba almak için borç alırsak bunun faizini de öderiz, ayrıca maaşımızdan gelir vergisi de kesilir.

    şirket çay, şeker alsa bunu vergiden düşer, araba ofis alsa vergiden düşer, hatta bu araba vs. leri hem kdvsini vergiden düşer, hem de anaparasını amortisman ayırmak suretiyle gelirinden düşer. gideri gelirine gore azalan şirket vergi ödemez. zira şirketler geliri üstünden değil karı üstünden vergi öderler.
  • yurt dışına tamire gönderilen malzemeler için alınan bilirkişi raporları için ödenen har(a)çlar.

    adamlar seri numarası yazmak için fatura başına bin lira alıyorlar. hayatında ilk kez gördüğü ekipman için güya bilirkişi atanıyor ancak malzemeye uzaylı gibi baktığından sen bize seri numarasını söyle yeter deyip gidiyorlar.

    kaybettiğin zamana mı yanarsın, ödediğin paraya mı?