şükela:  tümü | bugün
  • tarih öncesi çağlarda dahi insanın öncelikli amacı hayatta kalmak ve soyunu devam ettirmek olmuştur. modern dünya'nın gereksinimleri gereği buna mutluluk, aşk gibi ikincil şartlar getirilmişse bile konumuz şu an için modern dünya değildir.

    part 1 - ev hayatı

    ısınma: çağlar öncesinde, ateş dahi bulunmadan önce gerek mamut avcılığı, gerek ölü hayvan postu ile insanlar ısınma ihtiyaçlarını karşılamıştır. ateşin bulunması ve yüzyıllar sonrasında kullanılan doğal gaz hayatta kalmanın şartlarını kolaylaştırmıştır.

    bu şartlar altında;

    - paranız varsa doğal gaz ile

    - paranız az ise çeşitli giyim malzemeleri ile

    - paranız yok ise kömür yardımı ile

    - kömür yardımı alamıyorsanız birbirinize sokularak ya da çeşitli aktivitelerle

    ısınma ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

    2) yiyecek: yine binlerce yıl önce insanlar çeşitli hayvanları (at, avrat.. ehm yanlış oldu) avlayarak, sonrasında ise tarım ürünleri ile yiyecek ihtiyaçlarını karşılamıştırlar. günümüzde ise mcdonald's, burger king, şen kardeşler pide salonu gibi yiyecek zincirleri ya da anne mantısı yaşam için önemli olan besinleri insanlığa sağlamıştır.

    bu şartlar altında:

    - paranız var ise dışarıdan yiyecek bularak,

    - az paranız var ise çeşitli ucuz tüketim mallarını bim'lerden temin edip evde yiyerek, (at etide bir besin çeşididir)

    - paranız yok ise en yakın çöplüklerden -özellikle lokanta çöplükleri zengin seçenekler sunmaktadır-

    besin ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

    burada size önemli bir tavsiye; ramazan aylarında kurulan iftar çadırlarını sırasıyla dolaşarak ve her birinde yiyebildiğiniz kadar yiyerek vücutta önemli derecede yağ depolayabilir, bu yağları geri kalan 11 ayda gerektikçe yakarak hayatta kalabilirsiniz. unutmayalım ki ülkemiz doğal zenginlikleri bakımından oldukça önemli bir noktadadır.

    şimdi dışarı çıkalım ve doğal yaşamın zorluklarına göz atalım.

    part 2 - trafik:

    binlerce yıl önce yürüdüler, sonra atlarla geldiler. ve tekerleği buldular... nihayet motorlu taşıtlar ve beyinsiz sürücüler hayatımıza anlam kattılar.

    yayalar:

    - ülkemizde öğretilen "önce sola bak, sonra sağa, sonra tekrar sola" önerisi maalesef gerçek yaşam koşullarını yansıtmamaktadır. sokakta adeta bir şahin kadar iyi görmeli ve bir tazı kadar hızlı olmalısınız. kaldırımlar asla güvenli değildir!

    "evet yolcu, o karşıdan ön kaldırarak gelen mobiletli kişi sana meydan okumakta! yanından hızla geçerken yaptığı dans tüm dünyaca ünlü olan "apachi dansı"ndan başkası değil. selam dur ve bu güzellikleri yaşa. ama önce soluna bak! bak ki dolmuşun anlamını daha iyi kavrayabilesin. evet o insanlar o havasız ortamda adeta birer balık gibi nefes almadan tam 2 saat gidebilirler."

    jon mertesaker / yabancı ülkeler ve anılar - eylül 09'

    bu ülkede yaşamak için önce tüm bunları yerine getirebilecek kapasitede olmalısınız. zeki, çevik, sabırlı ve dayanıklı. bunlar için 2 aylık bir istanbul trafiği kursu sizin için yeterli olacaktır... elbette hayatta kalabilirseniz.

    sürücüler:

    - unutmayın, hiç bir şey göründüğü gibi değildir!

    - sabır en önemli niteliklerden biridir, ne olursa olsun meydan okumayın.

    - dolmuş ve otobüsler şartlara müthiş uyum sağlamış hatta bu şartları bizzat oluşturmuş kişilerce kullanılır. şartları değiştirmeyi denemeyin.

    - taksiciler "fest end firiyus" adlı filmin esin kaynağıdır. geçmeyi denemeyin.

    - ve bayan sürücüler; yola çıkmadan önce takma bıyık takın!

    part 3 - insanlar

    hiç şüphesiz topluma karışmak ve adapte olmak zorlu bir süreçtir. bu süreçte hayati önemi bulunan unsurlara bir göz atalım...

    - düğünlerden olabildiğince uzak durmak hayatınız için önemli bir noktadır. türk müziği ve "kurşun adres sormaz ki" önemli bir birlikteliktir.

    - yolda size ya da kız arkadaşınıza laf atanlar olacaktır. günlük yaşamın bir parçası olan bu laf atmaları asla kötü karşılamayın, hoşgörü bu topraklarda hala yaşamakta. hiciv ya da diğer söz sanatlarıyla karşılık vererek "sizdenim" mesajı vermeye çalışmayın. anlamayacaklardır. ortamı yavaşca terk edin.

    - kavga etmek sanatsa, kavga ayırmak 8. sanattır. bulaşmayın.

    - "abi bi sigara versene", "abi yolda kaldım", "abi, abi, abi" gibi serzenişleri üzerinize alınmayın. mutlaka sizedir fakat eminim aceleniz vardır di mi kuzum? eğer her şeye rağmen yakalandıysanız ve sayıca sizden çok üstünseler yavaşça soyunun ve ortamı efendi gibi terk edin. tatsızlık çıkarmanın lüzumu yok.

    - "ev alma komşu al" lafı bu topraklarda doğmuştur. müziğin sesini asla duyabileceğiniz kadar açmayın. hiç kuşku yok ki onlar sizden iyi duyanlardır.

    - eve kız atmak, seks yapmak gibi eylemler toplumca hoş karşılanmaz. zaten eve kız atmak gibi aşağılayıcı bir cümleyi duyarsam ben bile odunla gelirim. yapmayın!!1

    - marjinal olmak için çabalamayın, normal kalmak bile bu toplum için marjinal olmaktır.

    - devlet büyüklerini protesto etmeyin. teknolojimiz o kadar geri değil. arayan mevlasını da bulur belasını da!

    bu lüzumsuz bilgilerin sonunda size güzel ülkemizin ünlü bir felsefi sözü ile veda etmek istiyorum:

    everything is something happened.

    not: aramaya inandım fakat aradığımı bulamadım. eğer hatalıysam 0541... ehm, düzeltecek suserlere şükranlarımı sunarım.
  • vahşi doğadakine benzer.
  • üzerinde çok düşündüm, asabım bozuldu, başım ağrıdı. hiç gerek yokmuş.
    ne varsa eskilerde var, adamlar noktayı koymuş*

    onu bunu kafana takmayacaksın
    dertleri kederi çöpe atacaksın
    bir de sıcaktan çıldıracaksın
    takmayacaksın tak açacaksın (benim tercihim tombul şişe)

    http://alkislarlayasiyorum.com/…aksin-tak-acacaksin
  • taraf olun.
  • kalabalık otobüs duraklarından uzak durun!
    şimdilik metrolara saldırmıyorlar mümkünse metro kullanın.
    büyük protestoların / mitinglerin olduğu yerlere gitmeyin.
    haftasonlarını çarşı-pazar kalabalık yerlerde geçirmeyin.
    tenha yerlere gidin!
    çok çok tecavüze uğrarsınız!

    abd büyükelçiliğini takip edin terör olacak dediği yerlere gitmeyin.
    türgev'e kayıtlı öğrenciler de şanslı onlara sms gidiyor.
    "bomba olabilir şuralara gitmeyin" diye.

    eskiden sadece güneydoğu anadolu'daki bazı iller sakıncalıydı.
    artık ankara da sakıncalı iller içinde.
    özellikle kızılay!
    uzak durmaya çalışın.
    otobüse binecekseniz kızılay'dan bir sonraki durağa kadar yürüyün oradan binin!

    arabanız varsa bir nebze daha şanslısınız.
    yine de mesai saatlerinin hemen sonrasında kalabalık saatlerde dışarı çıkmayın. mesai 6 da bitiyorsa 10'a kadar iş yerinde kalın!
    mesai 8 de başlıyorsa 6 da evden çıkın!

    çocuğunuzu askere göndermeyin bedelli yapsın.
    polis olmayı aklınızdan geçirmeyin.
    aaa bak mit olabilirsiniz! zira hep olay olduktan sonra meydana çıkıyorlar!

    mümkünse milletvekili olun. en güvenlisi akp.
    1.000 tane korumayla dolaşırsınız size bir şey olmaz!
    başkasına bir şey olunca "fıtrat" der geçersiniz!

    zengin olun!
    zira fakirseniz en pis ölümler gelip sizi buluyor!

    ***

    son söz
    başkanlık içinde uhde kalır inşallah
    ölümlerden ölüm beğenirsin!
  • (bkz: cumartesi gecesi evde oturan ezik ve yalnız insan) olmak.

    sonrasında bunu tüm günler ve geceler için alışkanlık haline getirmek.
  • memlekette bunun alt metni kader, kısmet, fıtrat ve bilimum dini ögedir. dine inanır ya da inanmazsın 80 milyonun yüzde doksanı böyle düşünür çünkü. yanı başında bir bomba patlayabilir, kanalizasyona düşüp ölebilirsin, kaza kurşunuyla hayatını kaybedebilirsin, bir yurtta yanarak can verebilirsin, ya da üzerine otomobil düşüp asfalttan bedenini kazıyabilirler. şaka yapmıyorum bunlar olabilecek şeyler.

    yaşamak için değil de ölmek için doğduğun coğrafyada bunu bu zamana kadar nasıl başarabilmişiz şaşıyorum doğrusu. ebeveynlerime de soruyorum onlar da cevap veremiyorlar. mantıktan, akıldan ayrılmamak dileğiyle. çünkü gerçekten çok zor bu ülkede nefes alabilmek. o yüzden yanıtını merak ediyorum bu rehberin.