şükela:  tümü | bugün
  • öncelikle haberin linki

    http://www.hurriyet.com.tr/…dolara-kosuyor-40287514

    çalışmayı yapan güvenlik firması olunca "acaba viral mi yapıyorlar" diye insan şüpheye düşüyor olsa da iş icabı bir çok örneğini bildiğim bir önerme maalesef.

    bundan yıllaaaar önce türkiye'nin en büyük discount marketlerinden birisinin "çok fazla hırsızlık oluyor, ürünün birim değeri yüksek olduğundan artık pastırma satmak istemiyoruz, ürünleri delist etmeye karar verdik" diye ağlayışını hatırlıyorum.

    perakende tarafında tekstil ve aksesuar firmalarının da özellikle istiklal caddesi mağazalarında inanılmaz hırsızlık bütçelerinin olduğuna da bizzat şahit olmuşluğum var.

    bu konu sadece ihtiyaçtan çalmanın da ötesinde bir durum. sözlükte bol bol fiyatlı başlıkları açılan lüks tekstil markalarının özellikle çadır mağazalarında 8 bin tl'lik malın etiketini 800 tl'lik başka malla değiştirip ya kalabalık sayesinde kasiyerin duruma uyanamamasından faydalanıldığını, ya da "ben anlamam kardeşim üzerinde yazan fiyat bu, ben bunu öderim" diye rezalet çıkarmaya çalıştıklarını da birinci elden dinlemişliğim var.

    tabiiki hayret edemiyoruz boğazımıza kadar pislik içinde olduğumuz memleketteki bu durumlara..
  • baştaki neyse kıçtaki de odur. unutmayın ki halk meclis'e kendisine yakın bulduğu adamları yollar.
  • koyunlarin reislerinin sozunu dinlediklerini gosterir.
    (bkz: siz benle gelin aralara maralara dalın)
  • ben bu hirsizligin önümüzdeki seneden itibaren magazalarla sinirli kalmayacagi görüsündeyim. ciftcinin tarlasina, havyancinin ahirina bile girilecek. ınsanlar ciddi anlamda aclik cekmeye basladiginda önü alinamaz sekilde artacak bu durumlar.
    hobi olarak sebze meyve yetistirdigimiz ufak bir bagimiz var yasadigimiz sehrin 5-6 km disinda. annemin sacmalamasi sebebiyle malikane gibi dikilmis cirkin bir de ev var icinde (bir oda surda bir oda burda derken kadinin gözü doymadi). bundan önceki 2008 krizi döneminde evde ne bulursak diye pencereleri kirip girmislerdi (icinde tv bile yok, gittigimizde genelde calisiyoruz. en fazla bir yemek yeyip bir bira icecek zaman geciriyoruz veya eskiden yatiya kaldigimizda radyo dinleyip kitap falan okuyorduk).
    hadi calinan sebze meyve, sonucta biz gecimimizi bundan saglamadigimiz icin, gözümüze gelmez (babam köstebek ve kaplumbagalara bile sinir oluyor gerci, ürünlere cocugu gibi baktigi ve tek tek takip ettigi icin), ama hirsizlik icin girmis birileriyle o anda karsilasacak olmak fikri beni cok korkutuyor.
    yakinda bir kalip peynir icin adam öldürenleri duyacagiz diye korkuyorum.
  • siyaset yapmayın!