şükela:  tümü | bugün
  • yabancı bir videoda karşılaştığım kesin burası türkiye dediğim kahkahalara boğan durum.

    yorumlara daha çok güldüm sanırım.

    (bkz: https://www.youtube.com/…=8ecutijakca&feature=share)

    edit: videonun başlığına istinaden başlık açıldı. bana hakaret edenlere istinaden de sadece "la hoşt" demek istiyorum.
  • yamulmuyorsam ilk olarak ankara kızılay kavşağındaki, altında set kafeterya bulunan türkiye'nin ilk gökdeleninde (!) kullanılmıştır. yıl 1972-75 arası olmalı.
  • o zaman bile güvenlik kamerası ile çekim varmış, hey gidi günler hey. gösterilen youtube videosu tamamen alakasız bir yayın olup, kendi kendimizi aşağılamayı da pek seviyoruz.
    tanım; (bkz: aramaya inanmak)
  • kamera kaydında 2010 yazıyor, türkiyede ilk yürüyen merdiven kullanımı diye başlık açılıyor. kafalar zehir.
  • (bkz: bu başlıkta ülkemizi bokluyoruz)

    neden? çünkü moda. türkiye'yi ve türkiye'de yaşayan insanları küçümseyerek, aşağılayarak kendilerini başka bir memleketten hissetmeye çalışan ilkel yaratıklar daha videodaki "2010" yazısını bile görmüyor. onu geçtim, ilgili videolarda dünyanın dört bir yanından derlemeler var, görmezden geliyorlar. ha bir de videoyu dikkatle izleyip, yürüyen merdivenin bozuk olduğunu göremiyorlar. (sadece sağ trabzandaki bandı tutmaya çalışanların düştüğünü görmek, o bandın hareket etmediğini fark etmek zor mu bu kadar?) ingilizceleri yetmediğinden sanırım, yorumlardaki açıklamaları bile okuyamıyor bu mağara insanları.

    ek: videonun başlığında "türkiye" mi yazıyor? kılıfına da uydurmaya çalışmış küçük aklıyla.
  • dangalakça bir başlık. ilk yürüyen merdiven ankara modern çarşı'da kurulmuştur.
  • videoda 2010 tarihi var. ilk kullanıldığı zamana ait görüntü çekilmiş olsaydı, video formatında olmazdı muhtemelen çünkü videolar devrinden çok öncedir kesinlikle. ben çok küçüktüm hayal meyal hatırlıyorum izmir'deki ykm binasında ilk görmüştüm yıl 1979 filan olmalı. daha eskisi de vardır muhakkak.
  • insanların direnişlerine bayıldım kendini tutma yerine sabitlemeye çalışan kadını bırakmayan çocuk, yanındaki kadını bütün kucaklayiciligiyla tutup çeken kadın, dedeler harika detaylar. ben de ilk bindiğimde gülme krizine tutulmuştum böyle abes anlarda hep gülesim tutar zaten.
  • türkiye'de ilk ne zaman kullanıldı bilemem ama benim ilk gördüğüm yürüyen merdiven, ilkokul 3 civarlarında iken sünnet kıyafeti alışverişi için kadıköy'e gitmemizde olmuştu. sene 85-86 olabilir. oradaki bir alışveriş merkezinde görmüştük.

    senelerce o alışveriş merkezine yolum düşmedi. 2000 yılında bitirme tezine cilt yaptırmak için matbaa ararken bir iş hanına gönderdiler zemin katında matbaacılar var diye. kapısından girer girmez hatırladım, burası orasıydı.

    sonra bir arkadaşım oradan ofis tuttu ve o vesile ile yolum düştü ama bir zaman sonra arkadaş ofisi boşalttı.

    birkaç sene önce daha önce matbaa için indiğim alt katına bu sefer her ölçüde vida, somun, civata satan bir dükkan tavsiyesi sebebi ile indim.

    en son ne zaman gittiğimi hatırlamamakla birlikte yürüyen merdivenlerin senelerdir çalışmadığını önlerine bariyer konulduğunu, basamaklarında üst katlardan atılan çöplerin durduğunu görmüştüm.

    merak edenler için bina da bu:
    https://www.google.com.tr/…y7rxq!2e0!7i13312!8i6656

    edit: yazdığım entryi tekrar okurken farkettim de, bina ben küçücükken bana benim ebatlarımla orantı ile avm gibi gelmiş herhalde, ilkten avm yazmışım. sonra beni gönderenler iş hanı diye göndermiş. ben de iş merkezi olduğunu kabullenmişim ondan sonra.