şükela:  tümü | bugün
255 entry daha
  • ne kadar ekmek o kadar köfte. iş verenlerin anlamadığı olay bu. mühendis, bazı bankalar vb. gibi en azından bir eğitim almış olmayı gerektiren işlerde asgari ücretli adam çalıştırırsan, çalıştığın satisciya prim vermezsen, bir de adama dünya iş yüklemeye kalkarsan ne sorumluluk alır ne işine bağlı çalışır. babamızın işletmesi değil çalıştığımız yerler. para karşılığı çalışıyoruz. minimum ücret minimum performans. siz belki oo günde 12 saat adam çalıştırıyorum asgari ücret veriyorum diye kendinizi kandiiryor olabilirsiniz ama adama muhtemelen sadece iş yerine gitsin gelsin diye para veriyorsunuz. eğer beyin olsa 2 katını verir duzgun birini calistirirsiniz. etik mi? değil. ama etik olmasını umursayan kim? iş yeri mesai vermeden haftada 60 saat çalışmaya zorlayınca etik, bunu şikayet ettiginizde devletin sizi parmakla gösterip aha bu şikayet etti demesi etik de işçinin canından bezmesi mi battı?
  • bu ulkede insan hicbir yerde kiymetli degil.

    ınsani diger canlilardan ayiran ozellikler o kadar yok sayiliyor ki, birakin evcil hayvan muamelesini, masa, sandalye, saksi muamelesi yapiliyor.

    ne orgut kulturunden, ne liyakat, ne guven, ne saygi, ne motivasyon.. bu kavramlardan o kadar uzaklar ki. hala pratikte olmayan robotlarla yasam, turkiye’deki patronlar sayesinde, uzun donemdir insanlara uygulaniyor.

    son calistigim yerde, genel mudur sifatinda olan kisi, kendisi genc, egitimli biriydi, ust duzey toplantida soyle bir sey soyledi:

    “-aksamlari napiyorsunuz? uyuyor musunuz ki? ıs bitmeden mi? hafta 7 gun, gun 24 saat. bunu degerlendirin”

    uzun saatler, az kisi cok is, sistemsizlik, adil olmayan ucret, mevkisizlik uzerine kurulu carpik is hayatini yonetememekten de sikayetci vasifsiz, egoist, paragoz yoneticilerle devam ediyorlar.

    ınsan olmayi diger canlilardan ayirt eden maneviyati ise acizlik, tembellik olarak nitelendiriyorlar.

    ıste bu yuzden de az paralarla yasami surdurmeye calisan robotlara donduk. bu zihniyetten uzaklaadigimiz surece, guzide ulkemizin temsili olan “mehter takimi” gibi; bir one iki arkaya giderek, yerimizde bile sayamayan, bitik toplum oluruz.
  • türkiye'de uygulanması gereken çok basit bir teknik var.

    müdürler veya yöneticiler diyecek ki üretim mavi yakayı hariç tutuyorum...

    işlerinizi bitirmeniz için 6 saatiniz var, eğer verimli çalışmazsanız 10 saate geri döneriz.

    bak bakayım o zaman sigara molaları uzuyor mu?
  • aslinda bir seyler hissedilmis fakat ne oldugu anlatilamamis. turkiye'de dusun olan sey toplam faktor veririmligidir. direkt daron acemoglu'nun agzindan ciktigi sekilde anlatacagim:

    gayrisafi milli hasila buyumesine bakin, bundan ne kadari is gucu artisina ya da egitim artisina, ne kadari sermaye artisina bagli onlari cikartin, geri kalan nedir? bu saf bir verimlilik.

    bir ekonominin sermayesi, is gucu her sey ayni kalsin bir tek verimliligi artsin, ne kadar buyuyecek?

    toplam faktor verilimliliginin buyume orani bize bunu verir.

    simbi bu toplam faktor veririmliligi denen sey hakkinda turkiye'de konusan ekonomist bulamazsiniz. varsa da ben duymadim. konu hakkinda ileri okuma isteyenler daron acemoglu'nun makalelerini okuyabilirler. daron hoca gercekten bir baska yani.

    simdi burada daron hoca ne demek istiyor bunu biraz daha acmak gerekiyor, cunku daron hoca'nin dediklerini anlamak icin daron hoca'nin onceden dediklerini de duymus olmak gerekiyor. yoksa "ne var ki bunda cok siradan seyler bunlar" gibi geliyor kulaga ya da hic anlasilmiyor.

    toplam faktor veririmliligi temelinde sunu soyler bize, ekonomide "faktor" denen kelime basit bir kelime degildir, uretim faktoru vardir, egitim faktoru vardir, faiz faktoru binlerce faktor. cok yakin bir anlami da aslinda "carpan" diyebiliriz. ornek ile arz edeyim:

    diyelim ki bir sirket yurtdisina pamuk ihrac ediyor olsun. bu pamuk tarladan toplanip ham sekilde satilsin. karsiliginda da dolar ya da euro alsin. doviz kurunun bazi durumlarda ihracatcinin lehine olmasi bir faktordur nasil bir faktor? yil sonunda defterine finansal gelir olarak yazacagi bir faktor. yani karini bir carpan etkisiyle arttirmis olacaktir halbuki herhangi farkli bir sey yapmamistir burada ihracatci. yani yine ayni tarla, ayni tarlada calisan ayni isci, ayni kamyon, ayni yoldan gitti, ayni musteriye ayni surede vardi fakat daha fazla para kazandi. bu faktor bazen tersine de isleyebilir, fakat burada anlatmak istedigim seyin anlasilmis olmasi gerekiyor.

    arbitraj denen sey de bir faktor olabilir, ne faktoru? mesela o ulkeye anlik da olsa doviz girer mesela faktore bir baska ornek.

    faktor peki hep boyle sinsilik, kurnazlik isleri midir? hayir! mesela robotlu uretim de bir faktordur. ne faktoru? otomasyona gecmis olmanin ve daha verimli bir uretim yapiyor olmanin faktorudur.

    iste daron hoca "bir ekonominin sermayesi, is gucu her sey ayni kalsin bir tek verimliligi artsin, ne kadar buyuyecek?" sorusunu sorarak sunu diyor aslinda:

    yeni yatirim yok, yeni yatirim olmadigi icin yeni sermayenin kazanacagi kendine dusen pay artmayacak, sermaye artmadigi icin dolayli olarak sermayeye bagli uretim artmayacak yani is gucu saglanmayacak. fakat bir sekilde uretim artacak ki verimlilik artsin, peki bu nasil olacak? o zaman hem sermaye hem de is gucu daha verimli kullanilacak. peki nedir bu?

    sirketin emek emek kazanip kasaya koydugu paradan sirketin mudurunun altina makam arabasi yeni mercedes cekilmeyecek. sirketin karlari yonetim kurulari arasinda deve yapilmayacak. is gucunun verimli kullanilmasi demenin iscileri asker gibi dikip tepelerine izbandur koyup onlari dogduklarina pisman etmek olmadigini anlamis olmak gibi bir suru etmen bir araya gelince yapilan is genel olarak verim oluyor. dolayisiyla yatirim olarak kullanilan sermayenin her bir kurusu sonuna kadar verimli sekilde kullanilmis oluyor ayni sekilde is gucu de verimli kullanilip, turk usulu 50 birim uretim yerine 78 birim uretim yapip her seyi daha verimli kullanmis oluyorsunuz. dolayisiyla toplam faktor veririmliligi yuksek oluyor.

    mesela finans bolumunde bir sirketin, beceriksiz bir yonetici sirketin kasasindaki paranin gelecekte mahsuplasilacak bir miktarini tl'de tutmayi munasip gormesi ve kur artisi yuzunden sirkete finansal zarar olarak bilancosunda yil sonunda toplam kari dusurmesi, bu yuzden de yatirimcilarin sirketin bilancosunu begenmeyip borsa fiyatini dusurmesi gibi bir durum mesela finansal faktorlerin iyi yonetilemedigini dolayisiyla yine toplam faktor veririmliliginin dusuk cikmasina sebep olmasi gibi durumlari anlatir daron hoca.

    daha da basitcesi, turk insani is yapmayi bilmiyor diyor. ne teknolojiyi dogru kullaniyor, ne finans araclarini iyi biliyor, ne de insan calistirmasini biliyor diyor. zengin patron fakir sirket. turkiye'nin sirketlerinin ozeti budur. turkiye'de kac tane dogru duzgun firma var bir sayar misiniz? ben sayayim, cunku kolay

    oyak grubu, (bence turkiye'nin en iyi yonetilen sirketler grubu, cok iyiler)
    koc holding,
    savunma sanayii sirketleri (cogu zaten ya askeriyenin ya devletin)
    bankalar (hepsi degil)
    turkcell (teknolji devsirme ile is yapiyor)
    sabanci holding'i ayip olmasin diye katabiliriz.

    mesela size toplam faktor veririmliligi berbat bir sirket soyleyeyim hemen anlayacaksiniz ne demek istedigimi.

    turk telekom.

    telekom tekelini elinde tutup da bu kadar dandik hizmet sunan dolayisiyla edecegi karin belki %90 filan etmeyen bir sirket turk telekom. iceride yapilan isler filan sacma sapan. eski kiz arkadasim orada calisiyordu genel mudurlukte cok iyi bildigim bir sirket yani. ici filan gorseniz amerika'daki teknoloji sirketleri gibi. butun para sahsahaya harcaniyor. yapilan is nasil? berbat. ne hikayeler dinledim, rezillik hepsi. calisanlarinin yarisi calismiyor. boyle ilginc bir yer. kalan yarisinin da yarisi is bilmiyor. oteki yarisi butun isi yapiyor, dolayisiyla da mutsuzlar cunku cok calisiyorlar. tam bir cok calisirsan isin cok konusursan maasin artar yerlerinden biri. kucumsemiyorum kesinlikle yanlis anlasilmasin, biraz haddimi asarak daron hocan'in demeklerini tamamliyorum. yani daron hoca turk telekom'a bir girse bunlardan azini demezdi eminim.

    universiteler zaten bir kere rezalet. artik yildim konusmaktan bu universite konusunda.

    turkiye'nin toplam faktor verimliligi en yuksek kurumu nedir diye sorsaniz ben direkt hava, kara, deniz kuvvetleri derim. deniz kuvvetleri 40 senelik firkateyn ile dogu akdenizi batiya karsi koruyabiliyorsa ulkeyi, daha ne yapsin yani? hava kuvvetleri 40 senelik ucaklari hala islevsel tutup ucurabiliyorsa daha ne yapsin? f22'leri mi vardi da ucurmadilar yani sonucta. ha devlet kurumlarinin toplam faktor verimliligi peki? kapezelik iste. bu arada toplam faktor veririmliligi derken o ayni toplam hasila gibi yani, butun ulke icin konusulur da, faktor verimliligi demek lazim kurum icin konusurken belki daha kitabi olmak adina. fakat cok da yanlis degil yani.

    daha bu toplam faktor verimliligi konusunda cok sey duyacagiz dunya'dan. mesela ben bir ornek vereyim hemen. bireysel tuketimler icin dahi gelecek bu verimlilik yukseltme aksiyonlari ornek olsun:

    otonom araclar gercekten otonom olduklarinda, bir arac 10 kisi tarafindan sahip olunacak. bu 10 kisi oyle bir secilecek ki biri kullanmazken o araci otekisi kullanacak. dolayisiyla tpolam faktor verimliligi o arac ve sahiplerinin olusturdugu minik ekosistem icin maksimize edilmis olacak. mesela arac sabah mehmet beyi ise goturecek daha sonra merve'yi evinden alip resim kursuna, oradan ali bey'i alisverise filan goturecek. arac gunun 22 saati aktif kullanilacak vs. gibi. bunun benzeri yine evler icin olacak. sabah ise gidip aksam gelen birinin evi bos bos duruyor. o sirada bunu biri neden kullanmasin? airbnb gibi bir sey degil bu arada baya baya ev sahibi olmaktan bahsediyoruz.

    turkiye'de ama konusulan konular asi geldi mi, canan kaftancioglu terorist mi? ali babacan'in hayati binbir acilar icinde gecmis kiz kardesi basortusu yuzunden odtuden atildi diye bundan iki on yil sonra aglayan ulkeyi yonetmeye aday adam filan gibi, daha cok var rezillik de artik saymiyorum. amerika birlesik devletlerinde bankalar quantum computing islerine yatirim yapmaya basladilar. quantum bilgisayarlar ciktigi zaman bizim gibi ulkeler zaire gibi filan olacak. zaire benzetmesini de kasitli yaptim bu arada. daha bir tane ekonomist yok ki bu quantum computation finans alaninda neleri degistirecek konusmus olsun. dolar indi mi altin cikti mi konumuz bu. oteki egoist pesinden 2 milyon avanesiyle "kilo almayin, saglikli yasayin, gune merhaba diyin" duzeyinde ogutleriyle ulke ekonomisini duzeltme iddiasinda filan. z24-32a2jkp_10002 adli gezegende oksijen atomu bulundu diye tweet atmak daha muhim ama anliyorum.

    ekonomistler simdi youtube'u kesfetti orayi da kahvehaneye cevirdiler, hepsi birbirine konuk olup, pazartesi gubunu ekonomitubetv21'de dolar duser mi diye konusuyorlar, sonra oradan cikip finanstubetv21 kanalina gecip altin cikar mi diye konusuyorlar, oradan gecip iktisattubetv21 kanalinda hepsi bir araya gelip dolar endeksi neden dusmeyebilir onu konusuyorlar. kanal isimlerini attim bu arada varsa boyle kanallar en iyisi baslarina rakam koyayim sonra sikayet ederler, kesin vardir oyle kanal cunku.

    ondan sonra toplam faktor verimliligi yuksek olsun bir ulkenin, olmaz iste. iscisi de calismaz, patron da kazandigi parayla kendisine araba alir sonra onu vergiden duser filan.

    neyse biraz serzenisli oldu bu yazi ama yani doldum bu konuda cunku. elin oglu finan piyasalarinda bonfile bon kaynatiyor, bizimkiler ise ati arabanin arkasina bagliyor. gecen gordum kara cahil diyor ki, hadi jeff bezos neyse de, elon musk ne yapti da bu kadar zengin oldu balon adam diyor. bu adamin nefes aldigi ulkede 7 bin dolar per capita gelir bence iyi bile. annesinin onunde meyve soyup getirdigi onu da begenmeyip "kabuklarini soymamissin ya" diye aniran insanlarin oldugu yerde toplam faktor verimliligi filan kimse sallamaz bunlari. ben yine de gercekli merakli birkac insan icin yaziyorum bunlari. simdi yakinda bu quantum computing olaylari hakkinda bir yazi yazacagim. 2020 yilinda takip ettigim mecralardaki butun yayinlari topladim, zaten okumustum bunlari fakat bir derlemek gerekiyor. bir de belki bu toplam faktor verimliligi ve daron acemoglu'nun yine welfare state 3.0 dedigi refah devleti 3.0 konularinda bir yazi yazacagim. aslinda bu aralar cok fazla ekonomiye gomulduk, biraz sanat konusmak lazim da neyse yavas yavas artik.
2 entry daha