şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: kahvaltı nedir)
    "kahve altı" deyiminden türediği söylenen öğün. yani aç karna kahve içmeyelim diye öğüne ismini vermiş adamlarda kahve kültürü yokmuş.

    alın bilal'e anlatır gibi açıkladım bkz'ımi.
  • türkiye'de kahve içme kültürü vardır (bkz: türk kahvesi) lakin batı kahve kültüründen farklıdır.
  • bizim evin özerk topraklar olduğunu düşündüren durumdur.

    güne uyandığım anda başlayıp yatana kadar en az on kupa sade nescafe tüketen bir insan (ki sıradan olduğunu ve bir çok insanın bunu yaptığı düşünüyorum açıkçası) olarak pek katılmadım bu tespite. aç karna da içiyorum mis gibi oluyor. bi' sıkıntı yapmadı bana yıllardır hiç, çatır çatır sıçıyorum. kıvamı falan da güzel.
  • her sabah kahvalti yerine bir bardak kahve icmem ingiliz asilzadesi oldugumun gostergesi demek ki, serefsizim aklima gelmisti!
  • kahve kültürünün yüzyıllardır lideri olan ülkenin şimdiki durumudur.

    nedeni kısaca fakirliktir. kahve her daim pahalı bir meretti.

    çay üretimi ilklerde bursa'da denenip başarısız olunmasına rağmen devam edilip doğu karadeniz'de üretime başlanması neticesinde çay kültürü özellikle inönü zamanında yayılmaya başlamış olup şimdilerde çay kültürü baskın hale gelmiştir.
  • "...doğu'nun * bu içeceğe karşı olan ihtirası her türlü tahminin üzerindedir. devletin bütün kademelerinde, erkekler, kadınlar, çocuklar... sadece kahvaltıda değil, öğle yemeğinden sonra, akşam yemeğinden sonra değil, günün her saatinde hiç tereddütsüz kahve içerler. nereye olursa olsun; ister bir devlet büyüğü, ister bir şehirli, ister müslüman ister hıristiyan olsun, ister evde, ister dükkanda, ister idarede, ister mağazada bulunsun; ister köyde, ister şehirde bir ziyarete gittiğiniz zaman, ev sahibi size mutlaka kahve ikram eder. eğer ziyaret uzun sürerse, bir müddet sonra bir kahve daha, hatta biraz sonra bir üçüncü kahve daha gelir. ancak şurası da var ki, türkiye'de kahve fincanları küçüktür, onların üç, dört fincanı bizim bir fincanımızı ancak doldurur. kahve fincanları el yakmasın diye daima bir tabak içinde sunulur. bunlara "zarf" denir. zarflar genellikle bakırdan, yahut gümüşten yapılır. ileri gelenlerinki altındandır ve çok defa kıymetli taşlarla süslenmiştir..."

    "...en aşırı şekilde kullanan bir milletin tecrübesine dayanarak söyleyebiliriz ki, bunun insana düşman bir madde olduğuna inanmak güçtür..."

    "...ayrıca, taze kahve satan sayısız dükkanlar vardır. bunların dışında, istanbul'da ve imparatorluğun diğer büyük şehirlerinde, sadece kahve kavurma ve dövme işiyle meşgul olan büyük mağazalar açılmıştır. vatandaşların pek çoğu, kahvelerini bu mağazalara götürür ve küçük bir para karşılığında kavrulmuş, dövülmüş ve elekten geçmiş olarak geri alırlar..."

    kaynak: 18. yüzyıl türkiyesinde örf ve adetler (m. de m. d'ohsson)
  • bütün proteini vitamini aldı bi kahvesi kaldı dedirtir.

    bugüne kısmetmiş demek ki :

    (bkz: derdini sikeyim butonu)
  • aksine; starbacks'a gidip instagram/facebook'a fotoğraf atmak ve forsquar'da check-in yapmak şeklinde bir kültür vardır.
  • sadece farklıdır, çoğunluğumuz uyanır uyanmaz kahve içmez ya da tercih etmez, gerçi artık o da değişti ama gelenekselleştirirsek ailenin büyüklerini, çevremizdeki yaşça büyük insanları gözlemlediğimde ortaya gayet de kahve içme kültürünün olduğunu görüyorum. yabancılardaki gibi sabah elde kahve durumunun olmayışının en önemli sebebi türklerin kahvaltı kültürü. örnek gösterilen "sabah kalkar kalkmaz ya da işe gider gitmez kahve içmek" evinde kahvaltı etmeyip de geçiştirenler için türkiye'de de gün geçtikçe yaygınlaşmaya başlayan bir durum.

    kim hangi nedenle içerse içsin tabi, niyetim bir etiket yapıştırmak değil, kimi uyanmak için içer, kimi uyumamak, ancak bizde kahve daha çok keyif için içilir, özellikle yemeklerden sonra kahve (bkz: türk kahvesi) içmek gayet alışılagelmiş bir adettir. illa ki bir kültürün içine sokacaksanız bizimki buna çok daha uygun kanımca.

    edit: ayrıca,
    (bkz: #46022984)
    (bkz: eymen bebek için yardım kampanyası)