şükela:  tümü | bugün
  • bu konuyu konuşma zamanının geldiğini düşünüyorum.
    başlık ilgi görür görmez bu inanın umurumda değil, bir baba olarak bu başlığı açıyorum ve içimdekileri söylemek istiyorum. kızım 28 aylık oldu, geleceğiyle ilgili endişelerim var.
    anti-politik bir insan olduğumu bu gibi konularda her zaman belirtmişimdir, yine belirtme gereği duyuyorum ve yazıya başlıyorum.

    ülkemin en ciddi sorunu benim gözümde çocuk sorunu. haberlerde gösterilen çocuk tecavüzleri, çocuk cinayetleri, çocuk istismarları, çocuk işçiler ve benzer durumda olan çocuklar her zaman topluma rahatsızlık veren konular oldu. özellikle bu gibi haberlerin artış içerisinde olması ebeveynlerin endişelerini biraz daha arttırdığı gibi çocuk yapma düşüncesi olan ailelerinde olumsuz olarak etkilendiğine inanıyorum.

    merak ettiğim, araştırdığım ama bulamadığım bazı sorular var.
    1- 1990 senesinden (veya daha öncesinden itibaren) beri çocuk esirgeme kurumunda kaç çocuğumuz bulundu?
    2- kurumumuzda artış nüfus bazında her sene % kaçtır ve rakamsal karşılığı nedir?
    3- kurumumuzda çocuklarımıza nasıl bir eğitim verilmektedir?
    4- çocukların ç.e.k gelme/bırakılma/aileden alınma sebepleri nelerdir? mahrem bilgilerin üstü örtülmek yerine isim verilmeden açıklanmasında bir sorun olduğunu düşünmüyorum. bu istatistik belkide sorunun kökenini tespit etmekte en büyük yardımcı elemanlardan birisi olabilir.

    ne gibi önlemler alıyorsunuz veya alındı?
    cinayetin karşılığı ortada. peki ya tecavüze uğrayan, çalıştırılan, istismara uğrayan çocuklarımıza karşı uygulanan cezalar nelerdir?

    bu konularda ağır bir sorun yaşadığımızı kimse inkar edemez. toplumsal bilinçlenmeyle çözülecek bir sorun olduğu ortada. acaba bu konuda kamu spotları hazırlanıp, en etkili yayın saatlerinde bu yayınların yapılması zorunlu olsa sizce nasıl olur? mesela "çocuklara karşı şiddetin cezası 10 sene hapistir*, bunun indirimi, iyi hali yoktur. yüz kızartıcı suçtur ve ömür boyu kişinin önüne engel olarak çıkartılır". şiddet ve diğer konularda hazırlanacak kamu spotlarıyla ilk adımlar atılamaz mı?

    toplumsal bilinçlenme adına 4+4 sene süresince çocuklara okullarda her hafta en az 1 ders süresince "çocuk hakları" dersi verilemez mi? bu konuda bilgi veren eğitimcilerimiz çocukların hangi haklara sahip olduğunu onlara hatırlatırsa o çocuklarımızda özgüven artışı yaşanacağına inanıyorum. artış sebebiyle çocuklar bir nebze olsun kendini koruma ve kollama konusunda daha bilinçli hale getirilecektir.

    yine toplumsal bilinçlenme adına işletmesinde çocuk çalıştıran kişilere 6 haneli rakamlardan cezalar kesileceği beyan edilirse sizce çalışan çocuk sayısında düşüş yaşanmaz mı? üstelik bu işletmelerin en az 6 ay kapalı tutulacağı ve bu süre içerisinde neden kapalı kaldığının mecburi hazırlanacak tabelayla/brandayla ifşa edilmesi işletmelerin bir kaç adım geri atmasını sağlamaz mı?

    çocuk demek bir ulusun geleceği demek. biz geleceğimizi korumak ve sonra ki nesillerin de bu konuda direk bilinçli şekilde yetişmesini istiyoruz. hani biz derken öyle 3-5 bin kişi değiliz, sadece ben ve eşim en azından bu şekilde olmasını istiyoruz.

    bizim çocuk kelimesinden çıkardığımız anlam gelecektir. 7x24 mutlu olması gereken insandır. oyunlar oynaması gereken, eğlenceli zaman geçirmesi gereken, doğru eğitim ve doğru bilgiyle gelişmesi gereken insandır. maalesef çocuklarımızın büyük bölümü olması gerekenlerden mahrum durumda. bisiklet lüks olabilir. oyun çadırıda lüks olabilir ama çocuğun mutlu olması, eğlenmesi, oynaması lüks değildir. eğlenmek, mutlu olmak, öğrenmek ve benzerleri için kimsenin para istediğine şahit olmadım.

    hazır buradan konu açılmışken son bir konuda daha gözlemimi paylaşmak istiyorum. son bir kaç seneden beri yeni bir sektör şaha kalktı, adı "oyun grubu". ebeveynler çocuklarının kendi yaşıtlarıyla zaman geçirmesi için para ödüyor, bu dikkatinizi çekti mi? bakın az buz rakamlar değil, ciddi ödemeler yapılıyor. özellikle kış aylarında.
    peki devlet bu konuda her ilçeye çözüm getiremez mi?

    öyle bir yer hayal edin ki bu bir park ve anaokulu arası tadında kurum olsun. her ilçe içerisinde 2-3 büyük alan olsun ve bura mevsime göre açık, mevsime göre kapalı bir alan olsun. içeride çocuklara uygun aktivitelerin olduğu bir çok bölüm olsa nasıl olur? minik hayvanlar, eğitici oyunlar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde oynanan oyunlar gibi. her çocuğun burada her hafta 4 saat bedelsiz giriş hakkı olsa. 4 saat üstü için her bir saat sembolik bir rakamla belirlense * sizce nasıl olur? bunu yazdım çünkü aileler bu konuda muzdarip. maalesef sürekli tv ekranlarında duyulan haberler komşuluk ilişkilerini, yeni gelişecek dostane ilişkileri ve benzer ilişki düzeylerini olumsuz olarak etkiliyor. insanlar her gün bir birinden biraz daha uzaklaşıyor, daha mesafeli aile ilişkileri oluşuyor.
    her ne kadar kimse diline dolamasa bile hemen herkes evladına biraz samimi veya sevecen yaklaşan yetişkinleri potansiyel sapık veya kötü insan olarak görüyor. evet bu şekilde düşünmek bizim hatamız olabilir, fakat bu düşünceye bürünmemiz kimin hatasıdır?

    peşin edit:
    hiç bir olayı emsal göstermek istemediğim için bu konulara yazıda değinmedim. zira olanı önleme şansımız maalesef artık yok. bundan sonra olacakların önlenmesi adına yapıcı bir şeyler paylaşmak istedim.
    ölen veya istismara uğrayan her çocuk haberi sonrasında sarsıntımız daha şiddetli oluyor. lütfen bu ülkenin geleceğinin yok olmasına izin vermeyin, çocuklar hepimizindir.

    eğer bizim yapabileceğimiz bir şey olursa siz zaten bir şekilde bize ulaşırsınız`::)` lütfen ulaşmaya çekinmeyin zira mevzu çocuk olunca ben ve benim gibi düşünen insanların gözünde gerisi teferruattır. varsa üstümüze düşen, elimizi taşın altına koymak boynumuzun borcudur.

    eşimle tek talebimiz tüm çocuklarımızın (hangi ırk veya kökenden olursa olsun) mutlu bir yaşam sürmesi.