şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yıl: 2017
    -türkiye'de komşuluk bitti aga.
    -ahh ahh, hiç sorma.

    yıl: 1990
    -türkiye'de komşuluk diye bir şey kalmadı.
    -eskiden böyle değildik, noluyoruz anlayamıyorum.

    yıl: 1970
    -komşuluk bu mudur türkiye'de yani.
    -ohoo, kapımız açık uyurduk.

    yıl: 1923
    -türkiye'de komşuluk mu kaldı aman sende yani.
    -eskiden kapı yoktu kapı.

    yıl: 1878
    -türkiye'de komşuluk kalmadı.
    -aman azizim hiç sormayın, bizim zamanımız ev yoktu ya kucak kucağa yatardık.

    yıl: 1470
    -komşu komşunun külüne muhtaçtır.
    -hasiktir lan ordan. böyle komşuluk olmaz olsun.

    velhasıl; türkiye'de komşuluk sevilmez artık şununla yüzleşin amk. sen üst kat komşunu sevmezsin, alt kat onun da altına fitlidir. daha büyük ölçekte, yukarıdaki mahalle aşağıdaki mahalleye gıcıktır. daha büyük ölçekte, elazığ malatyayı sevmez, tokatlı sivaslıya fitlidir, trabzon rize arası malumdur, izmirli manisalıyı sevmez. daha da büyük ölçekte, türkiye'nin tarihten bugüne dek iyi anlaştığı ve süregelen bir tane iyi komşusu da yoktur, komşuluk yaptığı ülke de yoktur. bu klişenin amcaoğlu taksimde kravatla gezilirdi klişesidir, bunu söyleyen adamları da bir kere kravatlı göremezsiniz, bir tane kravatlı fotoğrafları bile yoktur.

    saygılar.

    edit: görünen o ki tanım başıma kalmış. tanım altı niyetiyle yazıyoruz komşu suser, neden siliyorsun tanımı, böyle komşuluk mu olur.
  • kimsenin umrunda olmayan olaydir. apartmanlarin degil internet teknolojisin sucudur. eger suc olarak kabul edersek. insanlarin iletisim sekli hobbyleri degisti. komsuya gidip kek cay icmek istemiyor insanlar. degisime karsi yapilacak tek sey degisime alismak ve uyum saglamaktir.
  • herşey göçle başlamıştı aslında , toplu site projeleriyle tavan yaptı.sonrasında akıllı denilen telefonlar herşeyi bitirdi.
  • asansörde fark ettiğim durum.

    taşınalı 2-3 yıl olmuştu. karşımızda 50 yaşlarında karı-koca ve kızları ile bir aile oturuyordu. sadece adamı ayda yılda bir defa asansörde görüp selamlaşırdık.

    yine bir gün asansörde karşılaştık. gülümseyerek nasılsınız dedi, ben de iyidir işte, iş güç tadında yuvarlak bir cevap verip siz nasılsınız dedim. eşim vefat etti benim dedi. gerçekten üzüldüm fakat başınız sağ olsun dışında ne diyeceğimi bilemedim, asansör de aşağı varmak üzereydi, ne zaman olduğunu sordum. 5 ay oldu dedi. asansör zemin kata gelmişti, iyi günler dileyerek ayrıldık.
  • komşun bile gemine kurşun atar olmuş. nalet.
  • dış dünyadan izole sitene taşın. sonra komşuluk bitti. sokağından yabancı bile geçirtmiyorsun sayın duyargalı.
  • emekli olmadan egenin bir küçük kasabasına yerleşmeyi başarmış ve müstakil evlerin olduğu ufak bir sitede oturan bir insan olarak, katılmadığım önerme. valla mantı yağıyor, börek yağıyor eve gözünü sevdiğimin. akşamları verandada otururken bir sağ komşuya laf atıyorum, bir sol komşuya. en sondaki evde oturan ve kayısı ağaçları olan amca evin önünden her geçişinde bir avuç dolusu kayısı bırakıyor. başka bir komşu konservatuardan emekli, haftada bir sazlı sözlü eğlence dinliyor bu kulaklar hey yavrum hey.

    üç yaşındaki oğlumu aaaa git bak bakalım teyzeyle amca ne yapıyormuş diyerek komşulara iteliyorum. yavaş yavaş ısındırıyorum böyle, allah nasip ederse bir ara bırakıp tam ergenlik döneminin bitişinde geri alıcaz. komşuluk böyle günler için lazım.
  • aman iyi olmuş ne kadar az comar o kadar iyi
  • insanlığın bittiği yerde komşuluğun ne işi olur arkadaş. her açıdan bitmişiz biz.
  • istanbul anadoluhisarında bir bahçeyi ve bir havuzu paylaşan dört ailenin, yaz geceleri havuz başında gün aydınlanana kadar şarkılar söylediği, gitar çaldığı, kapıların pencerelerin hep açık olduğu, kışın yollar kapandığında tüm ihtiyaçlarını ortaklaşa paylaştığı, gecenin bir yarısında birisine birşey olduğunda hep birden çare arandığı, hangi evde ne pişerse diğerlerine de dağıtıldığı, sabahlara kadar bahçede king oynanan, ailelerin ahbaptan da öte, kardeş gibi, ailenin bir üyesi gibi görüldüğü bir cennetin içine düşmesi ile, genelleme yapmanın mümkün olmadığı önerme.