şükela:  tümü | bugün
  • islamcıların hadi neyse de laiklerin neden bu kadar sardığı merak edilen düşünce.

    1) soner yalçın, nedim şener gibi isimlerin son dönemlerde akp övücüsü yapacak kadar batı’dan nefret etmelerinin
    2) bir taraftan “akp batı ile ilişkileri bozdu” diye hayıflanan o sırada da “delikanlıysan incirlik’i kapatırsın” diye gezinen garip bir kitle ortaya çıkma sebeplerini inceleyecegiz.

    bunda genel olarak dört sebebi sunacağım
    1. milli demokratik devrim mirası
    2. türk kültürünün kollektivist olması ve devlet tapıcılığı
    3. türk eğitim sisteminin kofluğu
    4. rus istihbaratının türkiye’deki faaliyetleri

    birinci maddeden başlayalım
    milli demokratik devrim başlığında mdd uzun uzun anlatılmış, o yüzden aynı şeyleri tekrar yazmaya gerek yok. ancak türkiye'de bir dönem sol genel olarak emperyalizmi spesifik olarak batı'yi bütün kötülüklerin anası olarak gördü. türkiye'de pek çok popüler sol figür bu ideolojiden geçmiştir (deniz gezmiş'ten uğur mumcu'ya kadar).

    her ne kadar bu insanlar artık "baas tarzı yarı sosyalist bir askeri diktatörlük kuralım" demeseler de gerek siyasetteki tecrübeleri gerek de popüler kültür sayesinde bir miras bıraktılar, bir etkileri oldu. en basitinden deniz gezmiş'ler başarılı olsa damacanalardan yaptığı tekneyle yunanistan'a kaçmaya çalışacak olan tipler twitter'da her 6 mayıs'ta "üç fidan:((" modunda geziyor. ya da kübalı "florida'ya ayak basam, greencard alam" modunda gezerken, burada küba-castro övülüyor

    ikinci maddeye gelelim
    kollektif mental programlama olarak tanımlayabileceğimiz ulusal kültürün bir boyutu da bireyselcilik vs toplumculuk. türkiye gibi toplumcu toplumlarda grubun harmonisi, amaçları ve ritüellerin bireylerin beklentilerinden ve arzularından yüksek tutulur.

    bizde buna ekstra olarak islam'dan daha popüler bir din olan devlet tapiciligi var. türkiye'de devlet "en kötü gudulerimizi kontrol etsin ve temel ihtiyaçlarımızı karşılasın diye insanlar tarafından kurulmuş bir organizasyon" değil. kendimizden bile daha çok sevmemiz gereken, sürekli korumamız kollamamiz gereken bir tanrısal obje
    (bkz: devletin ekmeğini yemek)

    normalde biz millete ya da topluma atfedilen bazı özellikleri de devlete atfediyoruz. daha doğrusu devlet ile toplum arasındaki fark bizde yok. o yüzden mesela devleti temsil eden birisi bir vatandaşa (hele bir azinliksa) yanlış yapmışsa sanki kendimiz bizzat suçlanmış gibi savunma psikolojisine geçiyoruz.

    üçüncü maddeye gelelim türk eğitim sisteminin koflugu

    her milli eğitim sistemi gibi türk milli eğitim sisteminin amacı da vatandaşlarına temel bilimsel bilgileri vermek ve belirli bir ideolojik altyapı sağlamaktır. iki maddede biraz anlattığım gibi türk eğitim sistemi devlet tapiciligi dışında çok da birşey anlatmıyor. ajanda daha çok birşeyleri savunmaktan ziyade birşeylere karşı çıkmak üzerine kurulu. o karşı çıkmamız gereken şeylere de niye karşı çıkmamız gerektiği de pek anlatılmıyor. yani şeriat karşıtı olmalıyız da niye olmalıyız kısmı muğlak. keza laiklik iyidir de neden iyidir? adeta ahlak felsefesindeki ilahi buyruk teorisi gibi “çünkü atatürk öyle münasip bulmustur”un ötesinde çocuklara çok da birşey anlatılmadı.

    “devlete itaat” ve birşeyler karşıtı olmak bu kadar yaygın olunca insanlar pozitif ajanda gelistirmiyorlar. herkes kendisini neye karşı olduğu üzerinden tanımlıyor. chp "ben akp değilim" diye oy istiyor, mhp "ben hdp değilim" diye oy istiyor vs. son vaka üzerinden gidersek “akp batı ile ilişkileri bozdu" diye hayıflanıp beri yandan akp'ye “delikanliysan incirlik’i kapatirsin” diye bağıran kitlenin bipolarliginin kaynağı da bu. herkes bu ülkede neye karşı olduğunu anlatmakla meşgul, kimse neyi savunduğunu söylemek istemiyor.

    ikinci olarak da sürekli “milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan günlerde" yaşıyoruz. hal böyle olunca üçüncü dünyaci popülist liderler bunu hayvan gibi sömürebiliyor. birincisi kendi muhaliflerini direkt batı ajanı ilan edip kriminalize edebiliyor, ikincisi muhalif kesimin içinde de “abi şimdi muhalif olacağız diye amerika’nin yanında mi olalim” geyiği yapanlar çıkıyor.
    (bkz: aynı gemideyiz diyerek hitler'i destekleyen alman/@madonnanin yagli zencisi 2)

    dördüncü madde rus istihbaratının faaliyetleri
    soğuk savaş döneminde rusların iki propaganda argümanı vardı. birincisi “sovyetler candir” diyebileceğimiz kendi rejimlerini övme temalı propagandalardi. ikincisi de “bati bloku göttür” temaliydi.

    ancak soğuk savas’in bitmesiyle pek çok eskinin sosyalisti ülke gibi rusya da milliyetçiliğe sardı. modern rusya artık “slav-ortodoks sentezi” ile yönetiliyor. yalnız bu ideoloji marksizmin aksine evrensel bir duruş değil. nasıl bir şintoist bir japon türk-islam sentezi’ne gönül veremezse, slav ya da ortodoks değilseniz modern rusya’nin kızları hariç size hitap edecek birşeyi yok.
    mesela “türkiye’den gitmek istemek” temalı başlıklarda kaç kişi rusya’ya gitmek istiyor? kaçınız yüksek lisans ya da doktoranızı rusya’da yapmak istiyor?

    hal böyle olunca rusya tamamen whataboutism temalı bir karşı propagandaya sarmak zorunda kaldı. bu whataboutism bizde de vardır. yarın avustralya yerlileriyle diplomatik sorun yaşayacak olsak dışişleri bakanlığı sözcümüz “kanguru siken adamlar bize demokrasi ve insan hakları dersi veremez” diye açıklama yapar. rusya da çevre ülkelerdeki avrupa birliği ve nato karşıtı hareketlere ideolojiden bağımsız olarak destek oluyor. bu kah kaya gazi karşıtı çevreci gruplar kah gelenekselci aşırı sağcılar oluyor. türkiye’de doğu perinçek fenomeni biraz da bununla alakalı
  • 5. göte göt demek.
  • batı kültürü karşıtı söylemlere sahip kesimin nasıl batı emperyalizmin ortakları olduğunu görünce şaşırtmayandır.

    batı emperyalizmi ile doğunun dinsel gericiliği sıkı bir müttefiktir.

    ve batı, kendi değerlerinin-misal laiklik gibi- kendinden görmediği coğrafyalarda yükselmesinden hoşlanmaz.imdadına doğunun dinsel gericileri yetişir.

    ülkelerini uluslararası şirketlere ve yabancı askerlere açanlar da,hayati öneme sahip kaynaklarını özelleştirenler de,piyasacı olanlar da,üretimi bitirip dışa bağımlılığı arttıranlar da hep islamcılar, sağcılar oldu,hala da öyle.

    laikler her ne kadar etnik kimliktaşlıktan (soydaşlık) daha çok vatandaşlık esasına dayalı bir ulusçuluk olsa da bu özünde milliyetçidir.

    ve küçük asya türk ulusçuluğunun doğuşu hem milli mücadeleyle birlikte oldu hem de dinsel gericiliğe ve monarşiye karşı bir hareketti.

    batılı modern değerleri sahiplenen ama yayılmacı olmayan,bağımsızlıkçı bir damar.eskiler özellikle de batılılar buna devrimci milliyetçilik diyordu.
  • hepsi değil bir kısım laik kesim için geçerli bir saptama.

    o bir kısım laik kesime de biz kendi aramızda ulusalcı diyoruz.

    bunlara kalsa şangay beşlisine girelim, rusya'yla, çin'le ortak olalım. tamam girelim girmesine de, birader bu ülkelerin bir demokratik tavrı var mı?

    herşey para mı?

    belki ben paradan çok demokrasiye özgürlüğe önem veriyorum...
  • akp'nin bize yararı olmadığını akp'yi batının ülkeye getirmesinden anlayabilirsiniz. akp'de kötüdür batıda. ikisi de iyiliğimizi istemez. birinden kurtulmak için diğerine sarılacak değiliz.

    ak boylar gibi bugün amerikan düşmanı olmadık.
  • çünkü batı çağdaşlığı tekeline almak istiyor, ortadoğuda distopyalar kurup kendi vatandaşlarını da bu şekilde dizginliyor. yıllarca gerici rejimlerin filizlenmesinde baş aktörler. he tabii ki insanın aklı var. ortadoğunun bu hali tamamen batının eseri değilse de dediğimiz gibi batı hep çıkarlarını düşündü, doğunun aydın insanları yalnız bırakıldı.
  • gerizekaliya soyleyin ;

    turkiya cumhuriyeti devleti kurtulus savasini eritre zirhli birliklerine karsi vermedi.

    batinin laiklik dedigi arjan ojeni amacli nasyonel sosyalizm oldugu icindir.
  • argümanlar mantıklı fakat seküler kesimin batı karşıtlığını açıklamaya yetmiyor.

    batı ile olan ilişkilerimiz konusunda eleştirilen temel nokta batı ile aramızın iyi ya da kötü oluşu değil; batı emperyalizmi karşısında ne kadar güçlü durabildiğimizdir. bu yüzden akp'nin batıyla ilişkilerimizi bozmasını da, incirlik üssü'nün kapatılmamasını da aynı anda eleştirebilirsin. batı ile iyi olacağız diye affedersin g*tümüzü vermenin lüzumu yok. üreten, dinamik, modern, güçlü bir devlet olursan ne batıyla kötü olursun, ne de emperyalist devletlerin boyunduruğu altına girersin.
  • batı karşıtlığı değil de, mandacı zihniyet karşıtlığıdır onun aslı. emperyal amaçla gelen rusya olursa ona da karşı çıkılır. konu sadece batı özelinde değil, genel bir duruş şeklidir.

    ayrıca laik kesim tam tanımlamıyor sanki, mesela laik olup etnik kürt milliyetçisi olanlar da var. atatürkçü kesim diye belirtirsen daha kapsayıcı olur.