şükela:  tümü | bugün
  • 2008- 2014 yılına kadar barajı geçen mühendis oluyordu. bu sebepten olabilir mi?
  • teknikersin de mi
  • ön not; başlığı açan kaçtığı için benim yazım kendi kendine atarlanan ergen yazısı gibi algılanabilir. başlığı açan arkadaş mevzuyu ilçe üniversiteleri vb. noktasına çektiği için bu entry yazılmıştır.

    bu durum var;
    fakat konu anadolu üniversitelerinin kalitesizliği değil.
    memleketin her yerinden oluk oluk kalitesizlik, bayağılık akması...

    bu memlekette artık itülü mühendis bile iş bulamayıp ya askere, ya yurt dışına gidiyor.
    örneği çok, çevrenizden görebilirsiniz.
    mühendis derseniz odtü derim şu an, ki kendim odtülü falan değilim.

    problem şu ki, türkiye'de her şey kalitesiz.
    anadolu üniversitelerinde, o beğenmediğiniz okullarda derslere giren hocaların çoğu odtü - itü vb. mezunu. o adam da sana kalitesiz eğitim veriyor demek ki.

    kısacası, mühendisliğin kalitesizliğini eleştirmek başka, bunu sikik egolarınız üzerinden anadolu üniversitelerine yaslamak başka.
  • kendilerini geliştirebilecekleri ne iş var ne imkan var. okullarda binlerce konu ile problem ile muhatap oluyorlar, okul bitince de yönetici oluyorlar.
    bu adamın üretmesi, tasarlaması düşünmesi lazımdı, oğlum şunu getir şunu götür demesi değil...
  • bir kısmı böyle, hepsi değil.
  • iyi mühendis vardır, kötü mühendis vardır, mezun olunan üniversiteye göre değişen bir unsur değildir. öğrenci kaliteli mühendis olacaksa üniversitenin sadece katkısı olabilir. tıpkı diplomayı alır almaz gerçek bir mühendis olunamayacağı gibi, asıl okul hayat okuludur, mühendislik onu teknik olarak okumayı bilmektir.

    çok süper denilen üniversitelerde (isim vermeyeceğim) okuyup mezun olan kalitesiz mühendis de çoktur, okula girişin nedeni olarak zeki ve çalışkan çocuktur, okulun sonucu olarak iyi ingilizce bilir ama kötü mühendis ise kötü mühendistir, dönemleri geçmesi, okulu bitirmesi iyi mühendis yapmaz. mühendislik ruhtadır, merak ve ilgidedir, algı ve problem buluculuğa ve çözücülüğe yatkınlıktadır.

    öğretim üyesi kadrosu ve imkanları daha az olup eğitim sistemimizin ilk yüzdelerinden sonraki birkaç yüzdedeki öğrencilerini alan anadolu üniversitelerinde de benzer denge vardır. en sıkıntılı kısım ise tecrübesi az ve kompleksli bazı öğretim üyeleri ve kaynak erişimi için gerekli olan ingilizcenin sıkıntısıdır. bu çocuklar arasında daha yüksek puanla öğrenci alan üniversitelere girenlere göre çok daha yüksek zekalı çocuklar da bulunmaktadır.

    hatta burslu öğrencileri dışında sadece diploma veren özel üniversitelerde de durum çok farklı değildir, zeka konusu değişken olmakla birlikte ingilizce iyidir ama işe arayıp yaramayacağı merak durumuna bağlıdır. buradan da iyi mühendis çıkabilmektedir ama buradaki çoğu kişinin derdi kaliteli mühendis olmak değildir.

    bazıları kendisini kurtarıp iyi mühendis olmaktadır, kimisi zekası ve dili ile mühendislik okusa bile mba'den finans sektörünü tercih etmektedir (mühendisliğe ihanet).

    eğitim sistemimizin ilkokuldan başlayıp liseye kadar uzanan ezbercilik ve benzeri çağ dışı kalmış eğitim yöntemlerinin üniversiteye ve sonrasına mirasıdır.

    bu durum iyi mühendis olunup da 50 yaşına gelinince daha net anlaşılmaktadır. ancak görülmektedir ki ortalama kalite düzeyi durum her geçen yıl daha kötüye gitmektedir.