şükela:  tümü | bugün
709 entry daha
  • vatandaşına fakirliği hak gören bir iktidarın defaatle seçilmesidir.
  • insanların zam üstüne zam yemesine rağmen ses çıkarmaması. başka ülkelerde benzine beş kuruş zam olunca millet araba yakıyor.
  • emekliler...
  • dolandırıcılık.

    bu yukarıda yazdığıma gülüp geçmeyin. mesela ben bilişim firması işletiyorum. bir kaç tip/grup/insan var, milletin sosyal medya hesaplarını patlatıp arkadaşlarından kart/mobil ödeme yaptırıyorlar. ürün/hizmet alıyorlarlar bunlarla. hiç birşey olmuyor bu adamlara. adamların yeri, adı, sanı herşeyi belli. hatta gına geldi bi tanesini aradım konuştum "bizim servisleri kullanma yeter" diye, "ehehe tamam abey" dedi.

    mesela biz ayda en az 5-6 dolandırıcı yakalarız kendi çabalarımızla. bazı algoritmalar yazdık, yeni tüketicilerin harcama alışkanlıkları anormalitelerinden yakalıyoruz adamları. avukatımızın yazdığı klasik metin var "şu ip niz, bu telefonunuz savcılıkla paylaşılacaktır" falan diye düşüyor adamın önüne. adam "yarramıda paylaşın" yazabiliyor rahat rahat.

    hatta bi tanesi, "ben 50 kere mahkemeye çıktım, vermesin salaklar 3d şifresi banane anasını s...m" dedi. o kadar rahatlar ki anlatamam.

    bu ülkede herkesin ama herkesin ufak büyük bir dolandırıcıya çarpılmışlığı vardır. sebebi net aslında, nedense bunlarla uğraşmıyor sistem. bunun için hızlı işleyen bir birim kurulmalı, işinin ehli insanlar başına oturtulmalı. 1 seneye kalmaz dolandırıcı tükenir ülkede.
  • tamirciye verilen arızalanmış ürünün belirli bir parçasının çalınıp yerine çakma bir parça konulduğu düşüncesi
  • sorgulamaya gecenin köründe sokakta davul çalarak insan uyandırma uygulamasıyla başlanabileceğini düşündüğüm hede.
  • iş yerlerindeki laubali ilişkiler. olması gerektiği gibi davranmaya çalışanların dışlanması.
  • kına gecesi (yapmamıştım)
    çeyiz (yine yapmamıştım)
    kırmızı kuşak (ah ya... )
    .. kız tarafı ...erkek tarafı yapar (ortak yapmıştık)
    (ben bunları geleneksel yaşayan aileme rağmen, onlarla aramı bozmadan başarabilmiştim.)

    torpille birinin ayağını kaydırarak işe girmek (ama başka seçeneğimiz yoktu diyenlerle çok tartıştım. kendinize saygınız yok dürüst olun.)
    bir erkekle var olan kadınlar (benim uzmanlık alanım kocam diyen kadınlar, karat hesabı yapan arkadaşlar gördü bu gözler)
    şiddet görmesine, ezilmesine, defalarca aldatılmasına rağmen ilişkiye devam etmek (ne diyeyim...)
    evlenince kendi hayatını kocasına/karısına adayan, arkadaşlarını unutanlar (ah ya...)
    vitrin
    gümüşlük
    dedikodu... yapmayın gözünüzü seveyim. başkasının eksikliği ya da hatasıyla kendinizi yukarıya çıkaramazsınız. kendi hatalarınıza tahammülünüz olsun, başkalarınınkine de olacaktır.
  • çalışıyorsan çalmak
234 entry daha