şükela:  tümü | bugün
  • "eşit, özgür, adil ve rekabetçi bir seçimden bahsedebilmek için önkoşul demokrasinin varlığıdır. demokratik ortam seçim yapacak yurttaşların hiçbir baskı altında olmadan eşit koşullar altında rekabet eden partiler arasında karar vermesidir. eğer demokrasi yoksa yapılan seçimler bir kandırmacadan ibarettir. şimdi ana başlıklar halinde türkiye’nin demokratik koşullarına bakalım.

    kuvvetler ayrılığı ortadan kalkmış. yasama, yürütme ve yargı organları fiilen cumhurbaşkanı’nın boyunduruğu altında.

    anayasa ve iç tüzük ihlalleriyle tbmm fiilen lağvedilmiş durumda.

    hukukun üstünlüğü, kanun önünde eşitlik ve yargı bağımsızlığı gibi demokrasinin temel taşlarının varlığından söz etmek mümkün değil.

    basın özgürlüğü rafa kaldırılarak muhaliflerin sesini duyurması imkânsız hale getirildi.

    anayasa’ya göre tarafsız olmak zorunda olan cumhurbaşkanı sınırsız yetki ve kaynakla sahaya inmiş durumda.

    valiler il başkanı, kaymakamlar ilçe başkanı gibi seçimlerde akp için oy topluyor.

    kamu yatırımları ve sosyal yardımlar seçimlerde havuç ve sopa olarak kullanılıyor.

    iktidar partisi sınırsız kaynaklara sahipken, muhalefet partileri sınırlı bütçelerle kampanya yürütmeye çalışıyor.

    bağımsızlığı anayasa ile teminat altına alınmış trt ekranlarından sürekli olarak akp propagandası yapılıyor.

    seçim adaletini ve seçim güvenliğini sağlaması gereken ysk, yasaların açık hükümlerini uygulamaya korkuyor.

    sonuç olarak; türkiye’de eşit, özgür, adil ve rekabetçi seçimler yapmak için gerekli bütün demokratik kurum ve kurallar yok edilmiş durumda. bu koşullar altında yapılacak tüm seçim ve oylamalar meşruiyetini yitiriyor. akp gibi antidemokratik ve otoriter bir partiyle demokrasi çerçevesinde kurulacak her türlü siyasal ilişki faşizmi meşrulaştırma potansiyeli taşıyor.

    bu durumu bir an önce tespit ederek demokratik kurum ve kurallar tekrar tesis edilinceye kadar mücadele etmemiz gerekiyor. bu mücadelenin bir parçası olarak anayasa uzlaşma oyununa derhal son vermeyi, gerekirse seçimleri ve referandumu boykot etmeyi ve hayatın her alanını, şiddet içermeyen, demokratik direniş alanına dönüştürmeyi bir alternatif olarak değerlendirmeliyiz."

    aykut erdoğdu
  • "gazetelere, tv’lere el koyun. el koyamadıklarınızı da tehditle, baskıyla, şantajla korkutup, sindirin. yazan, konuşan, eleştiren gazetecileri ya linç ettirin ya da hapse atın.

    muhaliflerin salon konferanslarına, mitinglerine bile yasak koyun, engelleyin. sivil toplum örgütlerini iktidar zoruyla veyahut nimetiyle kendi yanınıza çekin.

    ...

    “ya erken seçim ya kaos” ardından “ya başkanlık ya kaos” diyerek toplumu yoksullukla, ölümle, felaketle korkutun.

    ...

    yatın, kalkın olup biteni topluma anlatacak yolu bulamayan, siyasi zekadan, duygudan yoksun, beceriksiz muhalefete dua edin. bütün varlığınızı onların beceriksizliğine borçlusunuz. sizi galip kılan onların yetersizliğidir, başarılı olmanız değil."

    levent gültekin
  • " gerçek anlamda bir seçeneğin var olmadığı bu seçim ortamında aday olmak demokrasinin gereğini yerine getirmek değil, tam tersine gerçek demokrasinin gereğini yerine getirme cesaret ve vizyonunu gösterememektir! demokrasi, adayların kazanabilmesi ihtimali değil, gücü elinde bulunduran iktidarın kaybedebilmesi ihtimalidir.

    tavla oynadığınız rakibiniz “senin zarlarına ben karar vereceğim; ayrıca üç pul eksik ve gözlerin kapalı oynayacaksın!” dediğinde, “hodri meydan!” mı dersiniz, “hadi oradan!” mı?
    ...
    24 haziran normal bir seçimmiş gibi hayata devam edersek, einstein’ın dediği gibi, ‘aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyen aptallar’dan ne farkımız kalır? aynı siyasi aktörler, aynı çaresiz söylem ve stratejisizlik içinde nasıl farklı bir sonuç yaratacak? olağanüstü dönemlerin olağanüstü önlemler gerektirdiği bir günde, olağanın ötesini görme yetisi ve vizyonu olmayanlar mı başarıya götürecek bizi?
    ...
    bir anda kusursuz bir seçim ortamı yaratmanın mümkün olmadığının farkındayım; ayrıca onlarca arkadaşım, doğru sebeplerle ve büyük bir hevesle yaklaşan seçimlerde değer yaratmak için çalışıyor.

    ancak ve en azından… muhalefet adayları, gerçek anlamda bir demokratik kazanım elde etmeden bu seçime girmemeli. örneğin ohal’in kaldırılmasını, adayların mal varlığının beyanını, hepimizin vergisiyle işleyen trt’nin bütün adaylara eşit yayın zamanı ayırmasını veya adayların en azından üç kere canlı tartışma ortamını şart koşmalı. tek bir kazanım bile çok büyük bir domino etkisi yaratır, emin olun! "

    sercan çelebi
    http://www.diken.com.tr/…ada-muhalif-aday-olmamali/