şükela:  tümü | bugün
  • neden hala inatla gitmeye devam ediyoruz ve neden hala buna ses çıkartmıyoruz cidden anlayamıyorum.

    sadece kısa birkaç şey yazacağım;

    suyun 3tl olduğu,
    3d filmlerde gözlük kira bedelinin alındığı,
    filmleri 3-4 kat daha karanlık izlediğimiz ve karanlık sahnelerde hiç bir şey göremediğimiz,
    filmin parasını verdiğimiz halde 30dk reklam izlediğimiz,

    bir düzende biz neden hala inatla gidiyoruz sinemalara?
    filmlerin karanlık oluşu bile başlı başına gitmeme nedeni.
    bunun nedenini bilen biri var mıdır acaba bir anlatsa bize? ilker canikligil bir videosunda ucundan kıyısından bahsetmişti bu konu hakkında fakat daha detaylı bilgisi olan biri varsa lütfen anlatsın.

    tamam ülkede kaliteli filmler çekilsin, ülke sineması kalkınsın da bizide skmeyin bi zahmet artık ya. ayıptır!

    resmen mal yerine koyuluyoruz ulan.
  • henüz salonun sıcaklığını dahi ayarlayamayan, perdeye net yansıtamayan, köşedeki kırışığı düzeltemeyen salonlar varken benim de anlayamadığımdır. başka sinemanın istisna filmleri de olmasa önünden dahi geçmem. girersem de bira içmeden çıkmam o ayrı.
  • beni en çok mutlu eden eylemlerden biridir. neden mi;

    evime çok yakın,
    hafta içi her filmin ilk seansı 6 tl,
    üniversiteye yakın olmasına rağmen genelde kimse gelmiyor ve tek başıma film izliyorum,
    dışarıdan cips kahve vs. içeri sokup sıkıntı yaşamıyorum,
    teknoloji ve konfor açısından bakarsak gayet iyi bir sinema olduğunu söyleyebilirim.

    (bkz: cennetten hallice)
  • (bkz: mal beyanı)

    bak bir problem var çözümü yok. türkiye'de sinemaya gitmeyi eleştirmiş, fakat bir çözüm yolu göstermemiş. nasıl yapabiliriz ? ahlat ağacı'nı izlemek için fransaya'ya avengers izlemek için hollywood'a mı gidelim ?

    gözlük 3d/imax olarak elimde var 2-3 tane. filme giderken götürüyorum. platinum aracılığı ile gidiyordum biletler yarı yarıya geliyor, boğazımı da tutup 2 saat içinde su kola çay içmeyiveriyorum. amaç su içmek değil sinema izlemek olunca kimse sana neden su içmiyorsun diye hesap soramıyor.

    edit : benzin bir gerekliliktir. alternatifi yoktur. a benzin istasyonunda 50 lira b benzin istasyonunda 20 lira olmaz. hepsinde aynı fiyattır. depo doldurmada en fazla 3-5 lira gibi bir fark vardır. o yüzden hep 50 liralık alıyorum dan farklıdır. su dışarıda 30 kuruşa da var 5 liraya da var. sinema da aynı şekilde hafta. cinemaximumda 24 tl olan bilet, başka bir sinemada 15 tl gibi değerde oluyor. etiler'de bir kebap için 100 tl ödersiniz, esenyurt'ta 20 tl ödersiniz. etiler'e gitmişken kimse size kebap satmak zorunda olmadığı gibi, sen de almak zorunda değilsin. etiler'de kebabın 100 tl olması senin etiler'e gitmene engel değil.
  • "sen de su içmeyiver, sen de indirim kovala bileti ucuza al" diyenler "ben hep 50 liralık benzin alıyom" diyenlerin biraz elitisti oluyor herhalde.

    mal beyanı filan değildir, haklı bir beyandır. asıl mallar ise uzun vadede sinemaya harcayacağı parayı evine sinema sistemi kurmak için harcamayanlardır.

    çözüm ahlat ağacı'nı izlemek için fransa'ya gitmek değil. çözüm evine bir sinema odası hiç olmadı köşesi kurup ayağını uzatarak (hatta istersen amuda kalkarak) keyfince izlemektir.

    dipnot: şimdi birileri gelip "ilk sinemaya çıktığında izlemek istiyorum ben" diyebilir. onlara da allah akıl fikir versin. hani izleyecek film kalmasa dünyada da, ya da her filmi zaten izlemiş olsan da bekleyemesen anlayacağım ama bu film cennetinde izleyemeden öleceğin en az 5000 tane başyapıt kıvamında film varken vizyona girince film izlemek abesle iştigaldir.

    ekleme 2: birkaç mesaj aldım evde izlemek sinema keyfi gibi olmazmış.

    koca bir yalan.

    işte biraz önce fotoğraf çektim:

    150 ınchlik sinema perdem

    ihtiyacınız olan temel şeyler:

    1. kaliteli projeksiyon.
    2. ses sistemi
    3. odayı karartmak için bir çift ışık geçirmez karartma perdesi.
    3. projeksiyon perdesi (çok kaliteli olmasına gerek yok.)

    cinemaximum'daki bazı perdeler benim odamdaki kadar. zaten 3-4 metreden 135-150 ınclik ekranda film izlediğinizde o adeta imax deneyimi gibi oluyor. sinemada ortalama 250 ınchlik perde var diyelim. siz onu o salonda en az 20-30 metreden izliyorsunuz. dolayısıyla o bahsedilen sözde "sinema deneyimi" benim odamda daha iyi yaşanıyor.

    yatarak filmimi izliyorum, kimse tarafından hiçbir şekilde rahatsız edilmiyorum, arkadan kimse koltuğumu tekmelemiyor, istediğim zaman ara verebiliyorum. bu işin sadece sinema boyutu. dilediğimde ses sistemini spotify'a bağlayıp müzik dinliyor, dilediğimde oyun konsolunu açıp dev ekranda oyun da oynuyorum. dev ekrandaki oyun sinemadan bile daha keyifli oluyor! şimdi bir kez daha düşünün sinemayı savunurken.

    ikinci konu ise film izlemek için sabırsız olmak, vizyona girince hemen izlemek. bakın ben 4000'e yakın film izledim şimdiye dek. ve hala izleme listemde 900 kadar film var. yetişemiyorum. her gün bir sürü film çıkıyor, her gün izlemek istediğim film sayısı artıyor. o yüzden en son endişe edeceğim şey filmi vizyondayken izleyebilmek. çünkü izlenebilecek o kadar çok film var ki! ben bile o kadar çok film izlememe rağmen geride hissediyorsam kendinizi bir sorgulayın derim.
  • cinemaximum ise filmin başlayacağı saati taahhüt eden zamanda koltuğunuza oturur ve yaklaşık en iyi ihtimal ile 50 dk reklam seyretmek zorunda kalırsınız. fahiş su, kahve fiyatları ile ütülecek koyun gibi görürler. salonların içi ve koltuklar pislikten rezil durumdadır. farkettiğimden beri gitmiyorum cinemaximum' a.
  • sinemaya gitmek icin harcanan masraf sinema biletinden daha pahali. gitmek icin hicbir sebeb bulamiyorum. kitap al arkadasim en azindan paylasabilirsin , hayal kurar ve unutmazsin .
  • asgari ücretin %6.6'sını ödersiniz.
  • cinemaximum'un tek iyi yanı zaman zaman kampanya yapıp fiyatı kırması. güzel takip ederseniz ya yakala.co' dan veya anlaşmalı mağazalardan aldığız biletle adam başı 9-11 tl bandında sinemaya gidebilirsiniz. ben ve eşim bisikletlerimizle sinemaya giderken hep bu yolu izliyoruz, 3d gözlüklerimizi de bir sonraki film için ayırıyoruz. ayrıca mümkün olduğunca sinema kantininden birşey almıyoruz, kim ne derse desin alt katta migrosta 50 kuruş olan suya 3 lira, 3 lira olan cipse 10 lira verecek paramız yok bizim... sizlerde bu yöntemi izlerseniz eğer rakamları biraz kısıp ayda hoşlandığınız bir iki filme gidebilirsiniz diye düşünüyorum.

    tabi bunlar benim önerilerim, kimsenin mali durumunu veya keyif analizi yapacak vaziyette değilim, isteyen oturur evinde izler, isteyense en pahalı bileti alıp en sağlam sinema koltuğunda patlamış mısırı ve alaska frigolasıyla bitirir filmi.

    bu arada üstteki mesajları okuyunca gördüm belki şansımadır ama benim gittiğim sinemanın temizliği hep ortalamanın üstünde olmuştur, reklam konusunuysa sözü geçen süreyi abartılı bulmakla beraber haklı bulmaktayım.
  • cinemaximum'a gitmeyin yeter.