şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ülkenin tek kurtuluş ümidi ulusal muhtariyet partisi altında birleşmesi gereken oluşumlar
  • birini kötülerken, diğerini iyi demek haksızlık. hepsi o kadar kötü ki, kötünün iyisine bile oy veresi gelmiyor insanın. kötü derken "hepsi aynı terane" anlamında söylüyorum.
  • http://tr.wikipedia.org/…_siyasi_partilerin_listesi

    isin icinden cikilamayacak kadar fazla partimiz var. bazi partilerin adlari ve kisaltmalari evlere senklik. farkli manalar cikarmaya da gayet uygun.

    ilk anda aklima gelenler;
    yurt partisi
    yücediri-p (onculu diri-p)
    ıslahatçı demokrasi partisi
    sosyalist iktidar partisi (simdiki tkp dersem daha net anlasilir durum)
  • halkın büyük bir kısmının programlarını okumadığı partiler. (bkz: siyasi parti programları)
  • ak parti ve marjinaller olarak geçiyor ana akım medyada.
  • birileri tarafından; kazanmak istiyorlarsa, tüm türkiye'yi kucaklamalılar denerek pavyonvari bi şekilde siyaset üreten mekanizmalara çevrilmek isteniyor. herkese hoşgeldin kocacım, elleyene eyvallah koçum...

    siyasi partiler herkesi kucaklamazlar yok öyle bişiy. kucaklıyorlarsa zaten kucağına oturmuşsunuz demektir.
    misal bakın oy verdiğiniz parti fırıldak gibi her telden oynuyorsa bilin ki neoliberal politikaları olan merkez sağ bir partidesiniz. ee başkan neden böyle söyledi? bunu neden yaptı. veyahut neden böyle davranmıyor diyorsanız, işte bu herkesi kucaklamaya çalışan bir oluşumun içinde, tüm bu olanlara anlam vermeye çalışıyorsunuzdur.
    bir ülkeye höt dedi diye sevinirken aynı ülkeye bilgi amaçlı radar istasyonu kurulduğuna şahit olursunuz, çıkarınız nerede ise oraya döndüğünüz için birgün şangaya sıcak bakarsınız bir gün ab'ye, x ülke ile sınırları kaldırıp karşılıklı halay çekerken, bir gecede düşmanınız oluverir o ülke. velhasıl herkesi kucaklamak beraberinde tutarsızlığı da getirir.

    her siyasi partinin bir ideolojisi vardır. bu ideolojiyi destekleyenler artarsa ancak mecliste daha fazla temsil edilirler. yoksa mevcut fikirlerine ters de olsa sırf daha fazla seçmen elde edebilmek uğruna başka fikirlere göz kırpmazlar. onun bunun parti işaretiyle, şapkasıyla logosuyla sevimlilik yapılmaz. yapılsa bile yemez bu. temsil edildikleri sürece siyasi partilerin kazanmaları ya da kaybetmeleri de söz konusu değildir. %15 lik bir kesimi temsil eden bir siyasi parti mecliste kendi seçmen kitlesinin iradesini yansıtan politikalar üretir. ister hükumeti kurma görevi verilsin ister verilmesin.
    hükümeti kurmak milletvekiline ekstradan verilmiş bir görevdir. kazanım ya da kaybetme penceresinden bakılacak bir mevzu değildir. iktidar partisi hükümeti kurar, mecliste temsil edilen diğer iradeler, hükumeti kendi seçmenlerinin fikirleri doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapar. o kanun olmadı, bu tüzükte problem var, şu ihale uygun değil, şu tavrınızla x seçmeninin iradesine karşı çıkmış oluyorsunuz vb...gibi

    ideolojiniz, parti tüzüğünüz, programınız; onu da alalım bunu da alalım, şuna da hitab edelim, burayı da kazanalım kafasındaysa üzgünüm oy verdiğiniz bir parti değil, herkese boncuk ve gülücük dağıtan, yeri gelince sırf çıkarı için tükürdüğünün kucağına oturan bir oluşum haline gelir. hatta bir süre sonra yaptıklarından utanır, insan içinde partinizi savunamaz haline gelirsiniz. insanların da partilerini harıl harıl ellerinde bayraklarla savunmalarının da hiçbir mantığı yoktur aslında. oyunu vermişsin senin yerine partin siyaset üretecek, gelişmiş ülkelerde kafalarında parti şapkaları, ellerinde liderlerinin bayrakları olan seçmenler yoktur. olmamalıdır da.
    insanlar birbirine parti faşizanlığı yapmamalıdır. her fikir ama istisnasız her fikir mecliste temsil edilmelidir.
    hükümeti belirleyen merkez sağ ve merkez sol'un dışında, azınlık hakları, dilleri farklı olan insanların sorunları, eşcinsel hakları gibi konularda da fikir üreten partiler temsil edilmelidir. siz müslüman muhafazakar sağ parti eşcinsel haklarını da savunsun, etnik kimlik siyaseti yapan bir parti mütedeyyin insanları da kucaklasın istiyorsunuz. yanlış burada. her partinin amacı programı tüm türkiye partisi olmak değildir. zaten bu amaçta olanları tüm dünya cumhuriyetçiler ve muhafazakarlar olarak 2'ye ayırıyor. diğer siyasi partilerin böyle bir gayesi yok. hiç olmadı. onlar siyasetlerini üretiyorlar. sen o kafada değilsen parti napsın sana. partiler halktan bağımsız kurulup hadi bana oy verin mantığıyla kurulmuyor. halkın içinde yau bu fikir neden hiç söylenmiyor, dile getirilmiyor denilerek hadi bunun örgütlenmesini yapalım, amacımız buna dikkat çekmek olsun denilerek insanlar bir amaç altında toplanıp fikirlerini dile getiriyorlar. velhasıl mevzu piyasa kaseti çıkarıp çok mu satalım yoksa sanatsal bazı kaygılarımız olsun mu ikileminden ibaret. türkiye gibi insani gelişmişlik endeksinde geri sıralarda olan ülkelerdeki seçmene uygun politikalar üreten partiler daima kazanır, kazanmıştır kazanacaktır da. buna kimsenin itirazı yoktur ancak mecliste temsil edilen ya da yerel seçimlerde aynı ili 3-4 parti birden paylaşmışken x ilini biz kazandık demek doğru değildir. ya da y ilini de almamız lazım. neden alamıyoruz deyip, hemen çalışmalara başlamak boşboğazlıktır, aç gözlülüktür, bırak bir yeri tkp diğer yeri mhp ötekini akp, bir başkasını da bdp alsın. türkiye böyle güzel.

    sosyolog değilim, siyasal bilimler okumadım ancak önemli olanın, fikrimin mecliste temsil edilmesi olduğuna inanıyorum, o temsil ediliyorsa hükümeti kimin neyin yönettiğinin bir önemi yoktur. onlar gerekli düzeltmeleri ve düzenlemeleri yaparlar, uyarıda bulunurlar. hükümet de bu müdahalelere kayıtsız kalmaz, kalmamalıdır. budur bunun yöntemi, ilmi. etnik kimlik siyaseti yapan bir parti bir ülkenin tamamını kucaklamaz, olmaz öyle şey. öte yandan merkez sağ bir parti, içinde bulunduğu ülkenin azınlık haklarını da savunuyor derseniz adama gülerler. işçi haklarını da savunuyor derseniz komik olur. sendikaların ve diğer sivil toplum örgütlerinin, üniversitelerin raporları doğrultusunda önlem almaz ama işçiden oy alır, aynı zaman da iş adamları çıkarına vergi düzenlemeleri yapar, askeri vesayete karşıdır ama öteki taraftan polis devleti örgütlenmesi yapar, çıkamazsınız işin içinden.