şükela:  tümü | bugün
  • ülkemiz toprakları birçok medeniyetin beşiği olmasından ve konumunun özelliğinden dolayı gerçekten büyük bir cazibe merkezi... yıllardır birçok turizm tanıtımında da yer aldığı gibi bir açık hava müzesi... istanbulun o kendine has büyülü,tarihi havası,güney ege kıyılarındaki irili ufaklı cennet koyları,antalya'da karlı dağlara bakarken deniz ve güneş banyosu yapabilme imkanı, kapadokya'nın muhteşem doğal ve tarihi zenginliği, nemrut dağları'ndaki heykeller, hatay'daki tarihin ilk kilisesi, meryem ana kilisesi,efes harabeleri,aspendos,perge vs yüzlerce tarihi varlık ülkemize insanları çekiyor...ama bu durum tek başına yeterli olmuyor ki turizmden istenilen gelirin elde edilemediği temcit pilavı gibi tekrarlanıp duruluyor ama hiç kimse somut bir adım atmıyor. türkiye adeta güzel bir kadının sadece güzelliğinin yeteceğini düşünerek kendisini kültürel anlamda yetiştirmemesi gibi bir durumun içinde. yani turistlerin ilgisini güzelliği ile çekiyor ama bunu karlı ve verimli olarak lehine çevirmeye çalışmıyor. ilk körfez krizinde birkaç ay boş kalmayı göze alamayan ve geleceği göremediği için tur operatörlerine büyük tavizler veren konaklama seyahat işletmeleri yüzünden bugün ülkemiz turizmi içler acısı bir hale doğru hızla ilerlemektedir. kiraladıkları uçaklarla (charter) adeta hava minibüsçülüğü yapan tur operatörleri, her şey dahil sistemi ile adeta türkiye turizminin dibine dinamit koyan otel ve tatil köylerine yığdıkları ucuzcu müşterilerle turizmin geleceğini bataklığa doğru sürüklemekteler. bundaki amaçsa sadece günü kurtarmak olarak göze çarpmakta. yeri gelmişken her şey dahil sistemine değinmeden de geçemeyeceğim.bu sistemde, bir otele gitmek isteyen turist,ücretini acenteye konaklama, yeme-içme hizmetlerinin tümünü de kapsayacak şekilde yapmaktadır. bu sistemin dezavantajları; turistin otel dışına çıkmasını en aza indirgemesi dolayısıyla nakit bırakmalarını sağlayacak alış verişleri de çok azaltması; küçük konaklama işletmelerinin de pazardan payını alabilmek için her şey dahil sistemine geçmeleri ama bunu uygulayabilecek sermaye birikimine sahip olmadıkları için yiyecek büfelerinin ve sundukları içeceklerin turist beğenisinin çok uzağında olması; yarattığı psikoloji ile yüksek alım gücüne sahip turistleri uzaklaştırılması olarak sıralanabilir. turizm sektöründe satılan hizmet tatmindir. dolayısıyla, turistik işletmelerin öncelikli olarak diğer işletmelerden farkları olmaları gerekmektedir.bir turistik işletme, sıradan bir dükkan gibi "maliyeti ne kadar azaltırsam o kadar çok kar ederim" felsefesi ile hareket edemez, etse bile devlet tarafından o işletmenin faaliyeti durdurulmalıdır. çünkü ortada milyar dolarlarla ifade edilen gelir kayıpları olacaktır.bu maliyet azaltma politikası yüzünden birçok eğitimli turizmci sektörden uzaklaştı ve uzaklaşmakta. nasıl olsa tip(bahşiş) alıyorlar mantalitesi ile son derece düşük verilen maaşlar ve sosyal haklar yüzünden personelin çalışma şevki kırılmakta ve ilk fırsatta sektörü terk etmelerine yol açmaktadır. ayrıca rastgele istihdam edilen insanlar kalifiye personelin adalet duygusunu yaralayarak sektörden ayrılmalarına yol açmaktadır.ülkede birçok üniversitenin turizm işletmeciliği ve otelcilik bölümünden mezun birçok insan, başka dallara kanalize olmaktadır.yapılan araştırmalarda,turizm sektöründe çalışan personelin büyük çoğunluğunun entellektüel birikimden yoksun oldukları göze çarpmaktadır. kalifiye olmayan personel istihdamı da turizm işletmelerinin sunmak zorunda olduğu en önemli hizmet olan tatmini azaltmaktadır. işaret,jest-mimik ve el kol hareketleri ile turistle anlaşmaya çalışan personel*hiç de az değildir.tasarruf adına ışıklar kapatılmakta, kaloriferler söndürülmektedir. eğer bir işletme vermesi gereken en önemli hizmeti veremiyorsa,o işletmeye yaptırım uygulanmalıdır. fakat genelde kontrollerde herhangi bir durum tespit edilse bile ankara'daki hatırlı bir şahıs vasıtası ile yaptırımlar engellenmektedir. tüm bu durumlar yüzünden ülkemizde sadece 2 tür konaklama işletmesi kalmıştır: isim yapmış 5 yıldızlılar ve diğerleri. sadece doluluk oranları ile sahte umutlar verilmekte, ortalama oda fiyatlarından (average room rate) -adeta tabuymuş gibi- hiç söz edilememektedir, çünkü inanılmaz düşük fiyatlara pazarlanmaktadır. turizm hakkında yersiz tahminler yapıp, yanlış tedbirler alınmaya devam edilirse korkarım ki ne turizm kalacak ne de turizmci; ki zaten kalifiye turizmciler başka yerde yeni ve umut dolu bir gün arayışlarını hep sürdürmekte...
  • türkiye nin bacasız sanayisimiş.
    yerle bir olma riskine rağmen bir türlü gerekli düzenlemelerin yapılmadığı sektör ayrıca.

    (bkz: yazarin naciz fikri)

    öncelikle türkiye topraklarında bulunan her santimetrekare toprağı bir şekilde turizm e uyarlayıp pazarlamak mümkündür. kısaca en batısından en doğusuna kadar her yerde muhakkak görülecek, gidilecek yerler, yapılacak bir şeyler vardır.

    ancak bizde sektör, kör ve cahil bir salt kar amacıyla hareket etmektedir. (koyunu bir kere yüzersin, on defa kırparsın aslında)
    antalya da son dönemde (2000 den bu yana diyelim ona) açılan tesislere baktığınızda, yapılan mutlak yatırımın yanında gelen turistlerin yaptıkları harcamalardan söz edilmemektedir. varsa yoksa gelen turist sayısı. gelen turistlerin harcadıkları bütün parayı otel içinde harcadıkları göz önüne alındığında, ve artık çoğu büyük tur operatörünün kendi otellerine sahip olduğu düşünüldüğünde, herhalde sadece ayak bastı parası ve bazı zorunlu vergiler kazanılıyor o kadar.

    açılan tesislerin istihdam sağladığı yönündeki yalana ise uzun zamandan beri inanmıyorum.
    zira personel, düşük ücretlerle ve yasal boşluklardan faydalanılarak çok uzun saatler boyunca çalıştırılıyor.
    hal böyle olunca örneğin resepsiyona yanaşan alman turist resepsiyonist in işinin bitmesini sessizce beklerken yerli turist bağırıyor, sonra kabahatli olan yerli turist oluyor. çalışan adamlar da haklı olarak sanki kendi yurttaşlarını tanımaz gibi hemen kıt kanaat geçindiği maaşının acısını bir yerlerden çıkarmaya çalışıyor.
    otel içerisinde kaldığınız müddetçe bundan muzdarip oluyorsunuz. yabancılar sizden daha az para ödemelerine rağmen, sizden daha iyi hizmet görüyorlar. bunda çoğu zaman bahşiş in büyük rolü oluyor.

    durum böyle iken, turizm in her alanında faaliyet gösteren işletmelere baktığınızda karşınıza ilk çıkan personel yetersizlikleridir muhakkak.
    çünkü olay öyle bir hal almıştır ki, mesela belek bölgesindeki oteller arasında personel transferleri kaçak olarak ve sezonluk organize edilir halde.
    gittiniz mi, gördünüz mü bilemiyorum, ancak çok uçlarda olacak olsa dahi, hillside su otel yada divan talya da bulduğunuz rahatı world of wonders ın herhangi bir (uludağ hariç) tesisinde bulabileceğinizi düşünüyor musunuz?
    muhakkak her şey dahil ile yarım/tam pansiyon arasında farklar olacaktır. bir kere siz her şey dahil tatil yapıyorsanız bütün tatil aynı tesiste yemek yemeyi kabulleneceksiniz.

    mesela, bodrum un en işlek sahilinde açtığınız ve yüzbinlerce dolar yatırım yaptığınız (ki sezonluk) bir tesiste (misal beach club) ömründe bodrum görmemiş, ve işletme bilgisi yada tecrübe anlamında hiç bir şey bilmeyen adamı çalıştırma fikrinin neresi mantıklıdır?
    muhakkak ki ücretler. e tamam da arkadaşım sen neden bir efes birayı 10 ytl ye satarken, yanında çalıştırdığın adama ayda 600 ytl gibi komik bir rakam ödüyorsun? özellikle yazlık ve revaçta olan bölgelerde gittiğiniz bir restaurant yada club ın devamlı müşterisi olmadan, garson bey lere okkalı bir bahşiş indirmeden, adam gibi bir yere oturabiliyor musun? hayır.

    türkiye her zamanki gibi bir görmemişliğin eseri olaraktan, yurtdışından her şey dahil konseptini aldı. aldı fakat nasıl aldı? mesela cruise larda genellikle her şey dahil olur, ve çalışanların çoğu maaş değil bahşiş usulüne göre çalışırlar. bunun nedeni de yabancı turistlerde bir gelenek olarak bahşiş bırakılması gerçeği vardır. yani hizmet ödüllendirilir.
    hal böyle olduğunda da türkiye de bir tesiste asgari ücret + bahşiş ile çalışan bir personelin arka masadaki amerikalılarla daha fazla ilgilenmesi zorunuza gitmesin. para açar bütün kapıları.

    bir diğer önemli hususta açılan tesislerin bir çoğunun gizliden gizliye şaibeli olmalarıdır.
    sahil kısmında son dönemde açılan bütün büyük tesislerin, yurtdışı/yurtiçi mafya bağlantılı olduğu fikri. biraz zor hazmedilir cinsten bir şey bu muhakkak.
    [tesislerin açıldıkları bölgelerdeki çoğu kamu arazisinin nasıl büyük holdingler tarafından alındığı ile ilgili götümüze girebilecek şeyler olabilir zira]

    bence, açılan her şey dahil konseptli oteller hizmet sektöründe olmalarına rağmen verilen hizmet kalitesini düşürüyorlar.
    çünkü bir öğünde 2000 kişiye yemek çıkarıyorlar. günde 4 hatta 6 öğünü buluyor bu. bir de costları düşünün.
    ne kadar özenebilirsiniz buna? yada ne kadar tatminkar olabilir.
    yok diyorsanız ben iki kişilik odada ünlük kişi başı 50 ytl ye tatil yapayım bok olsa yerim, asitsiz ılık içecek içerim, ne üdüğü belirsiz markalarda alkol alırım bana koymaz, size kalmıştır orası. benim tatil anlayışım biraz daha farklı açıkçası.

    bu tesisler çevre esnafını olumsuz etkiliyorlar.
    ama çevre esnafının hiç mi kabahati yok?
    bugün türkiye de bulunan herhangi bir halı/kilim/kuyum mağazasına girin kendinizi başka bir dünyada hissedersiniz. bu nasıl sağlanıyor peki? bir alıp altı hatta yediye satarak.
    bunun genellikle yüzde yirmisi aracılara gidiyor, yüzde beş-yirmi arası değişen bir tutar tezgahtar a yani pazarlamacıya gidiyor. kalan da mağaza sahiplerine kalıyor.
    bir gidip bakın kapalı çarşı esnafına. dükkanlara, fiyatlara. eder mi etmez mi siz söyleyin bana.

    şimdi siz kalkıp [en uç olsa da] en kral kuyumcudan 1000 ytl ye alabileceğiniz bir yüzüğü, o turistik mağazada üzerinde 3000-4000 ytl ye yakın bir rakamda görüyorsanız ortada çok büyük bir yanlış vardır. yani çok af edersiniz, resmen adam sikiyorlar demek hiçte tuhaf olmaz. sonra da adamlar gelmiyor. yahu neden gelsin adam?

    oysa, bütün tesisler yarım/tam pansiyon a dönebilir. [zaten şehir otellerinin çoğu böyledir]
    tesisin büyüklüğüne göre de aslanlar gibi açık büfe, a la carte, snack bar lar hazırlarsın. hatta kebapçı aç, farklı konseptlerde restaurant lar aç içine [mc donalds burger king e bile razıyım] ama fiyatta bokunu çıkarma, kar marjını biraz düşük tut, nasıl ki tesis in para kazanması için satış yapması gerekiyorsa, tur operatörlerine de düşük komisyon ver onlar da tur satsınlar oradanda kar marjını yükselt, satış yapsınlar seve seve.
    personelini eğit. eğitimli personel işe al. adamları limitleri dahilinde çalıştır.

    yazlık yerleri geçtim,
    acaba kaç kişi anadolu turuna gitti türkiye de?
    yahu arkadaşım turistik dediğinizde vatandaş korkuyor kazık girecek diye.
    devlet bir komisyon kursun, gidilebilecek yerlerde, eski ev konak ne varsa artık konaklama tesisine dönüşsün. yerel halkı eğit. de ki adamlar gelecekler para akışı olacak kurulacak tesislerde istihadam oluşacak de. işte adam buraya küpeli geldiğinde kim bu ibne, kız arkadaşıyla geldiğinde orospu deme de. eğit biraz işte yahu.

    oralara tur düzenlemek isteyenler için belirli kıstaslar koy.
    fiyat politikalarına direk olarak olmasa dahi, şirketlerden abukluk yapanları iyi kontrol et.

    (bkz: turizmi verseler madalya aldırırım türkiyeye ben) *

    [tavsiye: siz siz olun, bir otelde konaklamak isterseniz sakın kapıdan girip "selam oda ne kadar" demeyin, üşenmeyin bir acenta arayın onlar size daha güzel fiyat alsınlar. telefon ücretinden kaçmayın çünkü aradaki tutarla yeni telefon bile alınır. walk in denen fiyatlar genelde çok kazıktır.]

    * * * *
  • (bkz: #30699001)
  • 2015 yilinda, 2014'e gore %1.3 luk artis olmus. su ana kadar ki aylarda.

    http://www.turob.com/istatistikler.aspx

    turizm istatistikleri, ı. çeyrek: ocak - mart, 2015

    turizm geliri geçen yılın aynı çeyreğine göre %1,3 arttı

    turizm geliri ocak, şubat ve mart aylarından oluşan ı. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,3 artarak 4 milyar 868 milyon 890 bin $ oldu. turizm gelirinin %78,8’i yabancı ziyaretçilerden, %21,2’si ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi.

    ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. bu çeyrekte yapılan harcamaların 4 milyar 457 milyon 546 bin $’ını kişisel harcamalar, 411 milyon 343 bin $’ını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

    ziyaretçilerin kişi başına ortalama harcaması 911 $ oldu

    bu çeyrekte yabancıların ortalama harcaması 884 $, yurtdışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise 994 $ oldu.

    ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre %5,5 arttı

    ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2015 yılı ı. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %5,5 artarak 5 milyon 344 bin 575 kişi oldu. bunların %80,7’sini (4 milyon 314 bin 332 kişi) yabancılar, %19,3’ünü (1 milyon 30 bin 243 kişi) ise yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

    turizm gideri geçen yılın aynı çeyreğine göre %6,1 azaldı

    yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre %6,1 azalarak 1 milyar 282 milyon 504 bin $ oldu. bunun 1 milyar 27 milyon 542 bin $’ını kişisel, 254 milyon 962 bin $’ını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

    yurt dışını ziyaret eden vatandaşlar 2014 yılı ı. çeyreğine göre %7,9 arttı

    bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,9 artarak 1 milyon 865 bin 59 kişi oldu. bunların kişi başı ortalama harcaması 688 $ olarak gerçekleşti.

    ek: elimizin altinda google ve internet var iken, havalimaninda kisisel gozlemle degerlendirme yapmayin.

    bes dakika surmuyor en guncel bilgileri bulmak. arastirin kardeslerim, ogrenin, bilginizi arttirin. sonra cemkirirsiniz, ya dunyada su ulkeler teknolojide gelismis, egitimleri gelismis. insan faktoru. arastirin gozunuzu seveyim. bilgi ile konusun.
  • şimdi sektörde rus pazarı, ukrayna temelli bir düşüş yaşandığı gerçek fiyatlar da geçmiş yıllara oranla biraz daha uygun, satış pazarlama müdürleri fuar fuar geziyor ev yüzü görmüyor. ancak doluluk oranları antalya ve alanya bölgesinde yinede %95-98 civarındadır ki. bu da sezon başı döneminde olmamız itibariyle çok da can sıkıcı değildir.
  • müthiş potansiyel ve 6.lığa kadar yükselmeyi sağlayan geçtiğimiz yıllardaki ivmeli grafiğe karşın, rusya ile yaşanan kriz, artan islamcılık ve güvenlik sorunları nedeniyle bu sene sert bir düşüş bekleniyor.

    http://www.dw.com/…zında-türkiye-turizmi/a-19108826
  • bu sene dibe vuracaktır ama avrupalı turistlerde artış olursa durum kısa sürede düzelebilir. ayrıca rusya gerginliği de sürekli olmayabilir ve turizmi toptan etkilemeyebilir.

    http://www.amerikaninsesi.com/…leniyor/3250846.html
  • niteliksiz rus turist yerine gelecek nitelikli avrupalı turist ile ikame edilebilecek bir kriz yönetimi oluşturması gereken sektör.para harcayan, otelden çıkan, kültür turizmi yapan avrupalı turisti ülkeye çekebilirsek, rusların açtığı yarayı bir nebze olsun kapatabiliriz. tabi bunun için güvenli bir ülke, nitelikli eleman ve vizyon sahibi bir yönetim şart.