şükela:  tümü | bugün
  • ıfade etmek istediğim şu aslında: günümüz türkiye'sinden memnun olmayan, böyle olmaması gerektiğini düşünen fakat burda yaşamaktan başka da seçeneği bulunmayan benim de içinde bulunduğum çok ciddi bir kesim var. bu insanların kendilerini bu ülkenin "vatandaşı" yani sahibi olarak görerek onurlu birer insan olarak yaşama şansı kalmadı. ne bir hayal kurabiliyorlar ne de bu günlerini geçmiş umutlarına uygun yaşayabiliyorlar. ben mesela, evdeyken evimden dışarı çıkamıyorum.. kapı komşumla selamlaşamıyorum çünkü en kibar olanının nefret sadece gözlerinde. neredeyse bütün akrabalarımla da iletişimi kestim. kaba olanlarıyla karşılaşmaya korkar oldum. işyerimdeyken kendimi tamamen saklamam gerekiyor artık çünkü bir ihbar telefonunun ucunda herşey.

    bu şekilde yaşamaya hakkaten can dayanmıyor. yoruyor insanı.

    bi çare arıyordum epeydir ve galiba buldum. hazırlık süreci baya sancılı ama başka çare olmadığını kabul ettiğinizde kolaylaşıyor. anlatayım efendim.

    bu ülkeye dair bütün duygusal bağlılığınızı kesmek ve hasbel kader bu ülkede doğmuş bir yabancı olduğunuzu içselleştirmek. bu her şeyden ama her şeyden vazgeçmeyi gerektiriyor. bu ülkeye ait olmadığınızı, başkalarının ülkesinde başkalarının kültüründe başkalarının kurallarıyla yaşamak zorunda oldugunuzu kabul etmek ve kendinizi bu yönde ikna etmek. biliyorum, ilk etapta yüzünüze küfür ediliyormuş gibi geliyor ama üzerine düşündüğünüzde daha hayırlı bir yol olmadığına bir şekilde ikna oluyorsunuz. çok zor bir durum bu hatta belki birazda onursuzca ama düşünün bakalım camdan baktığınızda kendinizi parçası olarak görebildiğiniz ne var? size birlikte yaşamanın güzel olduğunu hissettiren bir tek detay görebiliyormusunuz? eğer göremiyorsanız ya kendinizi çürüteceksiniz yada dediğimi yapacaksınız.
    ben yapmaya karar verdim. kesin olarak hiç bir siyasi tartışmanın içinde yada tarafında olmayacağım. türkiye menşeli hiç bir haber kaynağını takip etmeyeceğim. ilk iş telefondaki haber uygulamalarını kaldırdım zaten. gücüm yettiğince günü güzel yaşamaya ve her nerede bir kanun varsa uymaya çalışacağım.

    bunu yapacağım. benim olmayan ve bana ben olmayı çok gören bu ülkede en azından akıl sağlığıma zarar gelmemesi için direnmekten vaz geçip ben buralı değilim diyeceğim.
    size de tavsiye ederim.
  • sadece kendim gibilerle zaman geçirerek, bir tek onların fikirlerine değer vererek, dinleyerek günümü kurtarıyorum. okumuyorum, duymuyorum, izlemiyorum.
  • özel yaşamınızda kast sistemi gibi bir sistem oluşturup insan ayrımı yapmak. sadece kendi seviyenizde gördüğünüz insanlarla muhattap olup onlarla yakınlaşmak. çizdiğiniz çemberin dışında kalanlara asla yüz vermemek. mecburi ilişkiler varsa da buz gibi ve uzak davranmak.

    ekleme: bu tayfanın üyeleri iki yüzlü şekilde içten içe sizinle yakınlaşmak isterler. bu çektiğiniz set onlara baya bir koyar. bunu farkettiğinizde de bu olay tahammül edebilme yolu olmaktan çıkıp haz aldığınız bir aktivite haline gelebilir. *
  • (bkz: kör olmak)
    (bkz: sağır olmak)
    (bkz: dilsiz olmak)
    bunlara alternatif olarak
    (bkz: beyinsiz olmak)
    çünkü beynini yemek içmek gezmek ve sevişmek dışında kullanan canlıların bir fikirleri olur ve bunu özgürce ifade edebilmek ister. edemeyince de mutlu olması çok zor olur. şu anki mevcut durumda çok aykırı olmamasına rağmen muhalif herhangi bir düşünceyi kamuya açık bir yerde dile getirmek vatana ihanet ve gözaltı sebebi olmakta. bu ülkede yaşamanın artık hiçbir esprisi kalmadı. bunca yıldır sağcı, solcu, alevi, sünni, kürt, türk ayırd etmeden herkesin tanıdığı sevdiği bir insanım. ama halk bütün gün medya ve gazetelerle empoze edilen ne varsa hepsini çerez gibi yiyor.
    ayrıyeten vergilerle halkını sefil eden bir ülke yönetimi söz konusu. bir tadı kalmadı artık hiçbirşeyin.
  • askere gitmek.

    fanus içinde yaşarsın, yirmileri ortalarsın veya geçersin. yallah askere. askerden aklını kaybetmeden döndüysen bağışıklık geliştirirsin, öküzle öküz olursun, fanusta zaten yine aynı hayatı yaşarsın.

    illa muhatap olacaksın, öküzlerden kaçamazsın. yolda omuz atar, yanındaki kıza sarkıntılık eder, dolmuşta para üstünü eksik verir. düşmanını tanımadan mücadele edemezsin.

    insanlığını kaybetmeden öküzleşmeyi bilmeli insan.
  • bozcaada'da favorilerimden bakkal'ın duvarındaki yazıdan alıntıdır:

    "peace. it does not mean to be in a place where there is no noise, trouble or hard work. it means to be in the midst of those things and still be calm in your heart."

    istanbul efsane şehir, türkiye de muazzam bir ülke. siz öteki kısmı halledin yeter.
  • bazen şans, sağlam sabır, bolca umut, sonsuz hayal ya da tek kelime; umursamazlık
  • (bkz: ot amk)
  • yozgat'a yerleşip her seçimde ak partiye oy vermek.

    ekonomi çok iyi ne de olsa.