şükela:  tümü | bugün
  • yılların görmüş geçirmişliğinin iç huzuru, hayatın yorumlanmasındaki rafine tutum vb. gibi yaşlı insanlarda görmeyi umduğumuz özelliklerin, maalesef ülkemiz yaşlılarında görülmemesi durumudur.

    ülkemizde insanlar yaşlandıkça genel olarak cehaletleri derinleşiyor, keskinleşiyor.

    bu genetik bir problem değil. çok çeşitli nedenleri var bu durumun. beslenme, kültürel ve dini nedenler vb.

    neredesiniz lan dede korkutlar.
  • aynı zamanda bir çoğu ılık g.tlüdür.

    otobüste iki dakika ayakta kaldıklarında hemen bir triplere girerler.

    yaşlı olmaları, sağlıklı olmadıkları anlamına gelmiyor. ama her şeyi menfaati için kullanmaya alışkın olan insanımız, yaşlılığı da her yerde önceliğe sahip olmak ve rahat etmek için kullanıyor.

    bir de bir çoğu nemrut lan bunların. hiç sevecen değiller.
  • ülkemizin koşullarının gereğidir. avrupa ya da diğer gelişmiş ülkelerdeki yaşlıların hayat koşulları, sosyal-ekonomik çevresi ile bizdeki emekli amca ve teyzelerin içinde bulundukları durumlar maalesef aynı değildir. bu da insanların fizyolojik ve psikolojik sağlıklarına yansımaktadır. ayrıca bunu yazan arkadaş ve yaşlılar için böyle düşünen arkadaşlar da günün birinde yaşlı olacağını; o zamanın ergenlerinin de onlar için aynen bu şekilde ılık götlü filan diyeceklerini hatırlatırım.
  • beyler, yaşlanınca nemrut, ılık götlü türk yaşlısı olacaksınız, öyle gandalf ekolünden bilge avrupa yaşlısı değil. ona göre söylediklerimize dikkat etsek iyi olur bence.
  • istanbul'da anadolu yakasından avrupa yakasına geçmemiş insanlar var, siz bilgelik falan diyorsunuz. her halta atlayan adam bilgelik nemi kapar, hayatı boyunca köle gibi çalışan değil.
  • (bkz: mehmet farazi öterkuş) hariç diyebiliriz.
  • kaç kere bir yaşlının anlattıklarını can kulağı ile dinlediniz?
    kaç kere bir yaşlıya onu anladığınızı hissettirdiniz?
    bir yaşlı ile başbaşa kaç saat geçirdiniz mesela, aktif iletişim halinde olarak?

    gençsiniz sağlıklısınız ve ömrünüz varsa önünüzde yaşanabilecek uzun bir hayat ve sayısız ümit ve hayal varken eften püften şeylere kafa yorup, mesela yaşlıların niye huysuz olduklarına, yüzünüzü asıyorsunuz.

    o insanlar hayattan alacağı bir şey kalmamış ölüme nispeten daha yakın insanlar. sizi üçe beşe katlayacak hayat tecrübesi olan insanlar. senin beş hayal kırıklığın varsa onun yüz, senin on deneyimin varsa onun bin. anlayışı hak etmiyorlar mı?

    insanları her şeye rağmen ayakta tutan şey umuttur. yaşlılık bu dünyaya dair umudun yerini pişmanlıklar ya da korkuların aldığı zaman dilimidir. karşında sağlığını dinçliğini güzelliğini kaybedip, en önemlisi ümidini kaybedip hala hayata tutunmaya çalışan bir canlı var, neden anlamaya çalışmıyorsun?

    sen daha 30'unda seni ne kadar inciten arkadaşlardan sevgililerden ailelerden yakınıyorsun. 70'indeki insanın ne acılar yaşamış, ne sıkıntılardan geçmiş, ne eseflerle dolu tecrübeleri olabileceğini bir düşün. ve artık bir şeyleri düzeltmek için ömrü, vakti, sağlığı ve ümidi olmadığını?

    yok huysuzlarmış, yok anlayışsızlarmış. gerçek anlamda empati yapabilseniz delirmediklerine şaşırırsınız.
  • yaşlı adamda bilgelik olmaz. siz çok kurgusal yapıma maruz kalmışsınız. master'lar sensei'ler falan öyle bir şey hayal ediyorsunuz herhalde.

    biz hepimiz zaten yazılı yazısız tüm kuralların ve kanunların yaşlılar tarafından oluşturulduğu bir dünyada yaşıyoruz. peki yaşlıların kurduğu bu dünya size güzel ve anlamlı geliyor mu?

    yaşlılardan bir bok olmaz. yaşlılardan beklentisi olanın da amına koyim.
  • bilgeyi otobuste arayan , filozofu pavyonda basar.
  • bu türkiye'de değil dünyada da böyledir. internet çağı bilgiye erişimi o kadar hızlandırdı ki bugünün genç insanları kendilerinden yaşça büyük kesimden daha fazla bilgi sahibi olma şansını yakaladı. günümüzün aklı başında yaşlı kesimi de sahip olduğu bilgelik düzeyini internet çağını ıskalamamış olmasına borçludur.hatta yakın bir gelecekte beynin bilgiyi işleme ve depolama merkezi elektronik ortam ile entegre edildiğinde bu bilgelik seviyesi ve yaş arasındaki ilişki ortadan tamamen kalkacaktır.