şükela:  tümü | bugün
  • üst edit: (bkz: #91078317)
    burayı okuyan herkese sesleniyorum. lütfen hepinize tek tek yalvarıyorum. ben katiyen kan bağışlamayın tarzında bir algı oluşsun istemiyorum. muhtaç bir şekilde bekleyen milyonlarca hastaya bu büyük bir ihanet olurdu. kan üretilemeyen tek kaynak ve eğer biz kan bağışlamazsak hepimiz sıkıntı yaşarız. ben sadece gelişmiş ülkeler gibi düzgün ve düzenli bir kan bankacılığı sistemimiz olsun istiyorum. lütfen, kan bağışı hayat kurtarır. yazdıklarım sizi sakın kan bağışından alıkoymasın. keşke bu hafta içinde herkes kan bağışlasa ve ülkede kan bağış rekorları kırılsa. biz sadece yanlış giden şeyleri düzeltmeye çalışıyoruz doğru giden kısmı yani kan bağışını bozmaya çalışmıyoruz. başlığı yukarıda tutmak için çabalayan herkese de sonsuz teşekkürler. umarım bu hatalar en yakın zamanda sizlerin de çabasıyla düzeltilecek.

    merhabalar, türkiye’de yıllardır güvensiz kan bağışcısı seçimi yapılarak halkın sağlığı tehlikeye atılıyor. bunu engellemeye yönelik bireysel çabam ekim 2018’de yüz kızartıcı suç işlemem iddia edilerek kovulmama neden oldu. iş akdimin tek taraflı sona erdirilmesinden yaklaşık yarım saat sonra düzeltilmesini istediğim rehberin güncelleneceğine dair tüm personele mail atıldı fakat aradan geçen 9 aya rağmen halkın sağlığını tehlikeye atan bu konularda bir düzeltme yapılmadı.

    işe dönüş davamı kazandım ve bu hataların düzeltilmesi için hepinizin yardımınızı dileniyorum. çünkü sizlerin desteği olmadan bu skandal kararlar devam edecek gibi gözüküyor. o yüzden kızılay’ın ücretsiz hattı 168’i arayarak kan bağışcısı seçim kriterlerinin güncellenmesini talep etmenizi ve sosyal medya hesaplarınızdan #haketmiyoruz hashtagiyle mesaj yazmanız için sizlere yalvarıyorum.

    konuyu anlattığım 5 bölümlük video kaydının linki burada: https://www.youtube.com/…9wbs7fo5lk2enss9nk3porvmwu

    bu videonun çok uzun olduğu ve izlenmeyeceğini söyleyen yakınlarımın tavsiyelerinden dolayı süreci anlatmadığım hızlıca düzeltilmesi gerekenlerden bahsettiğim 5 dakikalık videoyu ise şu adresten izleyebilirsiniz: https://youtu.be/tjd4kiauho8

    olay ile ilgili tüm belge ve yazışmalara ise şu adresten ulaşabilirsiniz: www.kanvercanver.net/kovulma

    video toplam 1 saat 10 dakika sürüyor. yaşadıklarımı olabildiğince özetleyerek anlattım fakat yine de size uzun geliyor ve hataların neler olduğunu öğrenmek istiyorsanız 2. ve 4. bölümü izleyebilirsiniz.

    hatalardan çok kısaca bahsedecek olursam

    2. bölüm 00:35’de ulusal kan ürünleri rehberindeki ilaç listesinde mutlaka bulunması gerekirken buraya koyulmayan asitretin etken maddesini anlatıyorum.

    2. bölümde 10:11’de sıtma(malarya) konusunu anlatıyorum. vatandaşlık almış suriye kökenli vatandaşlarımızdan sıtma antikor testi yapılmadan kan alınması avrupa birliği kan transfüzyonu üyesi olan türkiye’nin avrupa birliği sıtma protokolünden çıkması demektir. bu kişilerden sıtma antikor testi yapılmadan alınan kanların halkın sağlığını tehlikeye attığını, 2016’da yayınlanan rehberde 2010-2011 yılları arasında yapılmış bir liste olduğundan bahsediyorum. ayrıca hac ve umre vazifesini yerine getirenlerden 1 yıl boyunca kan alınmamasının yanlış olduğunu yine kanıtlarıyla gösteriyorum.

    2. bölümde 26:02’de başlayan kanser konusunu anlatıyorum. gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsinde belli başlı kanser türleri hariç bir çok kanseri yendiğinizde belli bir süre geçtikten sonra kan verebiliyorsunuz. bizim de böyle yapmamız gerek dediğimde kızılay’dan resmi yazıyla “türkiye gibi gelişmiş bir ülke kan tedariki için kanser hastalarına muhtaç değildir” cevabını aldığım kısmı gösteriyorum.

    yazıyı ne kadar uzatırsam o kadar az kişinin okuyacağını bilecek kadar uzun yaşadığımdan dolayı hatalarla ilgili daha fazla cümle yazmayacağım. olayın aslını merak edenler video kaydına ve siteden tüm bilgilere ulaşabilirler.

    sitede ve videoda yer alan belgelerde isimlerin hepsini kaldırdım. rehber düzeltilsin diye 1 günde yazdığım yazıya resmi cevap verip bu konu kamuoyunda duyulursa dava açarız dediklerinden dolayı tedirginim fakat yanlış bir şey yapmadığıma olan inancımla bu olayı duyacak kişilere olan güvenimin tam olduğunu belirtmek isterim. sitedeki 11. bölümdeki özür mektubundaki kişisel yorumumu içeren kısımları çıkartma dışında yazılanlara ne bir kelime ekledim ne de bir kelime çıkardım. o yüzden anlattıklarımın doğruluğundan emin olabilirsiniz. ayrıca beni kovduktan sonra kan hizmetlerinde çalışan tüm personele gizlilik sözleşmesi imzalatıldığını fakat bu sözleşmeyi benim imzalamadığımı da hatırlatayım. eğer buraya kadar okuduysanız ve artık sıkıldıysanız lütfen bana güvenip sosyal medya hesaplarınızdan destek olmaya çalışın. çünkü uyarılara rağmen kan bankacılığındaki teori niteliğindeki bilgileri göz ardı edip, kan bağışı topluyoruz ve bu kan a ya da b görüşünden olmanız fark etmez yarın size ya da sevdiklerinize de takılabilir. çok iyi bir hatip ya da yazar sayılmam fakat umarım olayın vahametini anlatabilmişimdir. güzel türkçemiz ile ilgili yaptığım hatalardan dolayı şimdiden özür dilerim.
  • bu entry’de ise maddeler halinde yaşadıklarımı anlatacağım.

    1- 2016 mart'da kızılay’da medikal direktör'e ulusal kan ürünleri rehberiyle ilgili mail attım. sorduğum soruların cevabından çok ulusal kan ürünleri rehberinde yazılanların kopyası vardı.

    2- 19 eylül 2016'da rehberin düzeltilmesi ile ilgili resmi olarak memnuniyet eleştiri şikayet(meş) formu açtım. [normalde 1 haftada kapatılması gerekiyordu fakat ankara’ya gidip olanları basına anlatacağım diyene kadar yani 23 ay açık kaldı]

    3- 21 eylül 2016'da kızılay'da üst düzey bir yöneticiye whatsapp'tan rehberin düzeltilmesi ve güncellenmesi ile ilgili meş'de yazdıklarımı pdf dosyası yapıp gönderdim.

    4- meş'den bir süre sonra tüm türkiye'de, kızılay kan hizmetleri yönetiminde çalışan bir doktor ve mikrobiyoloji uzmanı tarafından eğitim verildi. bu eğitime gelen hocalarımıza rehberin kesinlikle güncellenmesi gerektiğini söyledim. cevap olarak rehberin red kriterlerinden memnun olunduğunu aldım.

    5-6 mayıs 2017'de sunum hazırlayıp kızılay'da yönetici olarak çalışan bir doktora whatsapp üzerinden gönderdim.

    6- 7 mayıs 2017 tarihinde düzeltici önleyici faaliyet açıp rehberin güncellenmesi gerektiğini bir kez daha belirttim.

    7- www.kanvercanver.net sitesini kurdum. dünya'daki belli başlı rehberlerin red kriterlerini elimden geldiğince çevirdim. ekipte çalışan doktorlara siteyi ulaştırabilir miyiz yazılı mailime medikal koordinatör tarafından maalesef cevap verilmedi.

    8- aralık 2017 tarihinde kızılay'ın düzenlediği ekip liderleri toplantısının son gününde tüm sorunlu gördüğüm konularla ilgili bir konuşma yaptım. tüm yöneticilerin önünde noktasına virgülüne dokunmadan şu cümleyi kurdum. "bakın kızılay’ın şu an ivedilikle tüm gücüyle gerekirse cumhurbaşkanı danışmanlarının kapısında yatıp bir an önce rehberi güncellemeye başlaması gerekir. bu rehber yüzünden günde yüzlerce belki de binlerce kişiden kan alınamıyor yine yanı sayılarda alınmaması gereken kişilerden kan alınıyor. bunun vebalini ödeyemeyiz." aynı toplantının değişik günlerinde "detaylı bir ilaç listesi hazırlıyoruz. yakında elinizde olacak" "ankara'da komisyona çağrılacaksınız" cümlelerini benimle beraber toplantıya katılan tüm doktor arkadaşlarla beraber duydum.

    9- resmi yazı ve kongrede uyarmama rağmen 18 temmuz’da suriyelilerden kan alımının önü açıldı ve iyi niyetli mücadelemin bir sonuç getirmediğini anlayınca 20 temmuz 2018 tarihinde rehberin güncellenmesi ile ilgili hiç bir gelişme olmayacağından emin olunca göreve başlayışımın 3. yılında 30 sayfalık "kızılay yıllardır güvensiz kan mı alıyor?" başlıklı bir günde yazdığım yazıyı sadece rehberin düzeltilmesine yönelik bir garanti olması açısından sosyal medya ve medya ile paylaşacağımı söyleyen bir maili yöneticilere gönderdim.

    10- kızılay kan hizmetleri'nde üst düzey bir yönetici ile görüştüm. derdimi anlatamadım. anlatamadıkça sinirlendim.

    11-daha sonra yaptığımız görüşmeyi gözden geçirip yöneticiden özür dileyip kızılay'da gördüğüm sorunları anlattım ve rehberin bir an önce güncellenmesi gerektiğini söyleyen bir mail attım.

    12- eylül 2016'da açtığım şikayet formuna anlamsız bir cevap geldi. normalde 1 haftada kapatılması gereken meş 2 yıl aradan sonra kapatılmıştı. bu cevaba yapılması gerekenleri anlattığım bir mail daha yazdım. ardından 5 ağustos'ta aldığınız kararların bilimsel dayanağını görmek istiyorum şeklinde mail attım cevap alamadım.

    13- ardından 17 ağustos'ta blöf olarak attığım maile kızılay tarafından resmi olarak skandal bir cevap verildi. bu resmi cevapta olanların duyulması halinde tarafıma dava açılacağı söyleniyordu.

    14- 18 ağustos'ta gönderilen yazıya ne kadar sinirlensem de güzelce bir kez daha kanıtlarımla cevap verip amacımın daha iyi bir rehber hazırlanması olduğunu bir kez daha anlattım. daha iyi hazırlanmış bir rehberin hiç kimsenin zararına olmayacağını belki de yirminci kez söyledim.

    15- ardından doktorların hepsine anket ve test soruları gönderdim. doktorlara gönderdiğim mail'de yöneticilerin istifasını talep ettim.

    16- medikal koordinatör tarafından arandım. komisyon kuralım düzeltelim cümlesini sonunda duydum. fakat 2 saat geçtikten sonra iptal olduğunu öğrendim. doktorların test ve anket sonuçlarını yayınladım.

    17- personeli kışkırttığımdan dolayı tazminatlı olarak iş sözleşmemin feshi nedeniyle son savunmamı yazdım.

    18- türk kızılayı çalışanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğum iddia edilerek tazminatsız olarak iş sözleşmemin fesih edildiğini tebliğ ettim.

    19- 15:35'de tebliğ ettiğim yazıdan yarım saat sonra rehberin revizyon haberini mail üzerinden aldım. bu rehber öyle ya da böyle bir şekilde düzeltilecek diyerek verdiğim sözü tuttum.

    20- yüzüm ak, başım dik, onurlu bir şekilde hakkımı helal etmeyerek kurumdan ayrıldım.

    21- aradan geçen süreye rağmen kan bağışcısı seçim kriterleriyle ilgili herhangi bir düzeltilme yapılmadığını öğrendim. işe dönüş davamı kazandım ve bu yanlışlıkların bir an önce düzeltilmesi amacıyla yardımınızı dileniyorum.

    okuyan, paylaşan, destek olan herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. emile zola’nın dediği gibi “gerçek yürüyor ve onu hiçbir şey durduramaz”

    #haketmiyoruz
  • troll başlıklarına inat üstlere taşıyalım.

    adettendir. (bkz: up)
  • sebze ve meyvelerin " sağlıksız" diye iade edilip tek bir sağlık testine bile tabii tutulmadan halk pazarlarına sürüldüğü ülkede haber değeri olmayan olay.

    ha olay zimbabwe'de olsa belki haber değeri olurdu.

    not: 3 yıl önce plaza hayatını terk edip köyde yaşamaya başladım, yeniden doğmuş gibiyim.
  • murat ağırel'in kızılay ile ilgili yazdığı yazıyı anımsadım biraz, liyakat yerlerde. adamlar 2018'in kurban paylarını bile dağıtmamış.
    hadi o gene iyi.
    yıllar önce kızılay'dan alınan kan ile aids olan çocuğun hikayesi vardı. belki unutuldu gitti. işin içinden birisi, emek veriyor, uğraşıyor, adam mobbing yiyip kapı önüne konuluyor.

    hakikaten ülkenin boku çıktı.
  • hayati bir konu. teyakkuzda fayda var.
  • şu ülkede çalışan, düşünen insanların başına neler geliyor.
    yazık gerçekten.
  • insanların en savunmasız zamanında ihtiyaç duyduğu şey olan kanın düzgün ve uluslararası normlara uygun bir şekilde tedarik edildiğinden emin olunmalıdır. bu konuda atlanan normlar,uygulanmayan kriterler şayet varsa vay halimize.

    resmi açıklamaların yapılması ve bu konuda toplumsa bilinç yaratmak adına entrynin daha fazla kişiye ulaşması adına
    up up up
  • kızılay ile ilgili son birkaç yıldır çok fazla kötü şey duydum. bu sebepten dolayı kızılay'a kan vermiyorum epeydir. bu başlığın en üstlerde tutulması gerekiyor. nasıl bir devirde yaşıyoruz, nasıl insanlar tarafından yönetiliyoruz hakikaten yazık bu ülke insanına ya.
  • oldukça önemli bir konu başlık üstte durmalı.