şükela:  tümü | bugün
  • sağcısı, solcusu, kuzeyi, güneyi, burjuva takılanı, aydın geçineni, akademisyeni..

    aklınıza gelen sınıfları/kesimleri/çeşitleri ekleyin. elbette 70 milyonu aşmış bir nüfusun içerisinde kaliteli insanlar var. konuyu klasik istisnalara getirerek benim kaideme isyan bayrağı çekmeyin. mesela gerçekten bilgili bir kesim var ama bu kesimde kimi demokratlıktan uzak, kimi kompleksleri altında boğulmuş, kimi o bilgiyi yorumlamaktan aciz vs. vs. mesela bu ülkede zengin yok mu? var. büyük çoğunluğu zevksiz, zenginliğe anlam katabilecek derinlikte değil.

    fazlasıyla çarpık bir düzen içerisindeki insanlar arasındaki seviye farkı olarak görüyorum ben bu durumu. seviye farkı var ama kalite farkı pek yok. geri kalmış zihinsel kodlara sahip bir cam fanusun içerisinde kimi ileride kimi geride duran kurbağalar canlanıyor gözümde bu konu aklıma geldikçe. neden kurbağa inanın bilmiyorum. *
  • insanları kaliteli / kalitesiz diye sınıflamanın bir tanımı yapılmadıkça anlamsız olan önerme.

    insan kaliteli veya kalitesiz olamaz. kaliteli insan nedir? insanda kalite ölçütü nelerdir? mesela demokratlığı kalite ölçüsü olarak belirlerseniz ziyadesiyle ideolojik ayrımcılık yapmış olursunuz. eğer zenginlik ve "estetik zevk" esas ise o zaman rus çarlığı -ve diğer pek çok monarşi- kaliteli dönemler oluverirler, destekçisi olan aristokratlar da kaliteliliğin tanrısı olurlar. e bunlar da demokrasi ve demokrat örnekleri değillerdir zaten.
  • türkiye'de "insan" ve "eğitim" kalmamışken yapılmış en saçma tespit. türkiye'nin her metrekaresi, aynı tip düşünen kafa kalana kadar temizlenecek, sonra kalan güruh çay içip çekirdek çitleyecek. varsın eğitim olmasın, zaten kime lazım ki.

    kalite, evet.
  • sözlükte sık sık karşılaştığım durum, aktrollerden kaçarken kemalist kişilik bozukluğuna yakalanıyoruz, hadi ondan da kaçayım derken bu sefer terör sevici hewallere.
    hiçbirine ait olmayıp eleştirince de sığ beyinler bu gruptan birine dahil ediyorlar birde üstüne.
    kısaca ülkenin %50'si sırılsıklam cahil, %25'i kişilik bozukluğuna sahip, %10'u hewal. kalan %10 ise daha uç noktalarda, nihai %5'lik kaliteli insanında hiçbir şeyi değiştirebilecek gücü yok.
  • koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler
  • konuyu örneklerle açıklamak okur için daha ikna edici bir yöntem oluyor yalnız ben örnek vermeyeceğim. verilen örnekler konunun başka yöne çekilmesine sebep olabilir, spesifik örneklere sıkışmasına neden olabilir, ad hominem yapılmasına zemin hazırlayabilir. ben burada bir genelleme yapmak istiyorum. bir de sırf örnek vermek için bir liste hazırlamak için motive değilim. sözlük kalitesi ayrı bir konu malum.

    ''kalite'' sıfatı subjektif bir ifade ama her insanın gözünde bir şeyler canlandırabilecek keskinlikte. üstelik onun da biraz genelleme içermesi tercih nedeni oldu. içerisini tutarlılık, ahlak, anlayış, olgunluk gibi temel değerler ile doldurabiliriz. yalnız dediğim gibi biraz esnek veya subjektif olması bu kelimenin daha iyi. çünkü yaşamın opsiyonları çok çeşitli ve bunu birkaç kelime ile ifade etmek zor.

    son zamanlarda ben bu farklı kesimlerin nasıl da birbirine benzediklerine odaklandığımdan dolayı bu konuda çok rahat konuşabiliyorum. bu farklı kesimleri istediğiniz gibi düşünün: ister -dini- inanç noktasındaki farklılıkları, ister siyasi farklılıkları, ister ırksal farklılıkları, ister mezhepsel farklılıkları, ister eğitim seviyesindeki farklılığı, ister maddi gelir farklılığını düşünün. bu farklılıklar özü değiştirmiyor. seviye yani bahsedilen kalitesizlik çok geniş bir kesişim kümesi. şiddet eğilimi, yozlaşma, tutarsız fikirler, fanatizm, empati eksikliği, eleştiri kaldıramama, şark kurnazlığı, haksız kazanç çabası, kaynağı belirsiz ''özgüven'', birtakım tabular, ego problemi...

    üstelik biri diğerini bu konular üzerinden eleştirirken kendisinin aynı hata içerisinde olduğunu farkedemeyecek kadar da kör olabiliyor. özeleştiri olmadığından farkındalık sahibi de değiller.

    nefret ettiğiniz birbirinize o kadar benziyorsunuz ki, birbirinizi anlamama sebebiniz de tam olarak bu. durun lan durun, siz kardeşsiniz. her şeyinizle buranın insanısınız. sadece hassasiyetleriniz ve doğduğunuz ortam gibi bazı maddi sebepler farklıydı.

    geriye kalanlar ise çok çok ''büyük'' bir azınlık.
  • kısacası diyorsun ki ben kaliteli bir insanım ama neden kalitesizlerle birlikteyim?
    sorunun cevabı şu: sen içinde kalitelisin dışarıdan bir bak kendine?
    ilk konuşmanda kendini kaliteli bulur muydun ?
  • bak bu gerçekten tespitlerin en doğrularından. hiçbir kesim belli bir kalitede değil. hepsi kötünün tonları. kendimizde dahil.