şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 70'li yıllardaki kuyruklar ile günümüz zerzevat kuyruğunun arasında dağlar kadar fark vardır. 1973'teki petrol ambargosu 1929 büyük buhranı kadar dünyayı büyük bir krize sokmuştur.

    petrol ihraç eden ülkeler örgütü (opec) 1960 tarihinde bağdat konferansında, önde gelen abd ve hollanda petrol şirketlerinin baskılarına karşı çıkmak amacıyla kurulmuş ve birlikte hareket eden örgüt üyeleri, ülkelerinde batılı şirketler tarafından üretilen petrolden daha yüksek pay almaya başlamışlardır. 1970'lere gelindiğinde batılı petrol şirketleri karşılarında birleşik bir blok olarak petrol üreticilerini bulmuşlar ve pazarlık güçleri azalmıştır.

    bunun üzerine amerika 1971’de abd altın borsasında tek geçerli değişim birimi olan abd doları olarak belirten bretton woods antlaşmasından çekildiğini açıklar. değeri 1944 yılındaki antlaşmayla sabitlenmiş olan dolar bu kararla beraber dalgalı olacaktır. bu kararın hemen ardından ingiltere benzer bir kararla ingiliz poundunu dalgalı kura geçirir. doların değeri düşmeye başlayınca opec ülkelerinin gelirleri de düşer. opec ise karşı hamle olarak bundan sonra petrolün fiyatının dolara değil altın değerine göre hesaplanacağını beyan eder ama uygulamaya geçiremez, geçirmeye çalışan liderler ise teker teker öldürülmüştür. (allende, saddam, kaddafi vb.iran sırada)

    opec ülkeleri 6 ekim 1973’te başlayan arap-israil savaşını (yom kippur) bahane ederek önce amerika ve hollanda daha sonra batı avrupa ve japonya’yı kapsayan petrol ambargosu başlatırlar. savaş 20 gün sürer ama ambargo altı ay devam eder. 17 mart 1974 tarihinde washington’da yapılan petrol zirvesi neticesi amerika’ya uygulanan petrol ambargosu kaldırılır.

    petrol krizi olarak adlandırılan petrol ambargosunun dünya ekonomisine etkileri umulandan fazla olur. petrol fiyatı ambargo sürecinde 4 kat, 1970’e göre 7 kat artmıştır. petrole yüksek fiyat ödemek zorunda kalan gelişmekte olan ülkeler bu açmazdan en çok etkilenen ülkeler olacaktır.

    burada gelişmekte olan ülkeler kategorisinde olan türkiye’ye ayrı bir paragraf açalım. türkiye petrol krizinin yanı sıra kıbrıs barış harekatı yüzünden uygulanan ambargo ile birlikte iflas noktasına gelmiştir. enerjide dışa bağımlılık nedeniyle petrol ve ürünlerine ödediği para bütçeyi paramparça etmiş, benzin, tüp, yağ kuyrukları almış başını gitmiştir. bu kuyruklar pahalılığın yanı sıra ithal edilememe kaynaklı yokluktandı. yani paran olsa da bulamıyordun.

    peki abd’de kuyruk olmadı mı? tabi ki olmuştur. kriz döneminde abd’de benzinin galon fiyatı 38.5 sentten 55.1 sente çıkar. new york borsası ise bu dönemde 97 milyar dolar değer kaybeder. bunun üzerine abd dışişleri bakanı henry kissinger enerjide dışa bağımlı olmayan bir abd’yi amaçlayan bağımsızlık projesini açıklar. abd başkanı nixon, petrol ürünlerinin fiyatını, üretimini ve satış koşullarını kontrol altına alan acil petrol kanunu’nu imzalar. abd petrol fiyatlarını kontrol etmeye çalışmasıyla kriz daha da büyür. yokluğa çare olarak piyasadaki benzine karne uygulaması getirilir. ayrıca plakalarda tek-çift numaraya göre ayın tek-çift günlerinde benzin satılmaya başlanır. birçok petrol istasyonu kapanır. petrol tüketimini azaltmak için 1974 yılında otoyollarda hız limiti olarak saatte 55 mil (90 km) belirlenir. dayton, nascar gibi otomobil yarışları iptal edilir, yaz-kış saati uygulamasına geçilir. yakıt tasarrufu zorunluluğu yüzünden abd’deki üç büyük otomobil üreticisi firma yeni modellerinde yakıt tasarrufuna önem vermek zorunda kaldılar. 1980'li yıllara gelindiğinde artık önceki geniş hacimli ve büyük motorlu otomobillerin yerini daha verimli, küçük, önden çekişli ve küçük motor hacimli araçlar aldı. ancak bu dönüşüm gerçekleşene kadar piyasayı toyota, honda ve nissan ele geçirmiştir bile.

    kissinger’in enerjide bağımsızlık projesi neticesi günümüzde opec ülkelerinin gücü çok azalmıştır. rusya güdümündeki mısır, ırak, suriye’den mısır ve ırak abd güdümüne geçmiştir. ayrıca suudi arabistan ve kuveyt’le bilrikte çoğu arap ülkesinin abd güdümüne girmesi petrol fiyatlarını belirleyici unsur olmuştur. suudi arabistan 1970 öncesi 1.1 milyon varil petrol üretirken abd baskısı ile bugün 10 milyon varilden fazla petrol üretmektedir. yoksulluğun yoğun olduğu petrol ihracatçısı ülkeler (meksika, nijerya, cezayir, venezuela, libya) geçiş dönemine hazırlıksız yakalandıkları için ekonomik krize girmişlerdir.

    sözün kısası 70li yıllardaki kuyruklar dünyanın yaşadığı büyük petrol krizi nedeniyle idi. günümüzdeki kuyruklarla karşılaştırılması abestir. geçen sene dünyada tarım fiyatları %9 düşmüşken ülkemizdeki sebze pahalılığının sebebi pek anlaşılır değildir.
  • 70 lerde petrol krizi ve ambargo yüzünden kuyruklar vardı. bugün ne kriz ne ambargo var. tarım gıda fiyatları düşmüşken, tarım ülkesiyken bu kuyrukları yaratmak ancak şov amaçlı olur.

    savaş halindeki bir ülkeden, suriye'den patates, soğan ithal eden bir iktidar ucuza sebze satıyoruz diye şov yapıyor. hani özelleştirmeler yapılırken devlet tüccar değildir diye avaz avaz bağırıyordunuz. ne oldu devlet tüccar olamaz ama manav olur değil mi? post truth kelimesine en güzel örnek iktidar yandaşlarının düştüğü durum.