şükela:  tümü | bugün
  • 1) ekonomik zorluklar (hayat pahalılığı)
    2) bozulmuş aile/akrabalık ilişkileri
    3) kısa yoldan zenginleşme hayâli
  • anne tarafındaki dayılar.
  • açgözlülük
  • miras hakkı olan erkeklerin karıları.
  • dayı-amca farketmez, yengeler.
  • zamanında bölüşülmemesi. böldürecek mekanizmanın olmaması.
  • misal 4 kardeş olan dedelerin malı mülkü zamanında paylaşmaması. ertelene ertelene gelen bu durumu 20 tane torunun çözmeye çalışmak zorunda olması.
  • açgözlü ve egoist kişiler. bu bazen dayınız, bazen damadınız bazen de babanızdır. belki de sizsinizdir.

    yıllarca bu hususlarla boğuşan biri olarak nacizane tavsiyem ölmeden önce malları ve paraları paylastirmaniz veya yiyip bitirmenizdir.
  • tamamen çarpık insan ilişkileri, ölümün hak görüldüğü kadar mirasın da helal görülmemesi ve adalet duygusunun gelişmemesidir.

    fiilen avukatlık yapmıyorum ama miras konusunda uzlaşmalarına yardımcı olduğum çok fazla insan oldu. sık gördüğüm şeyleri yazayım:

    "kardeşime sağken şunları şunları şunları verdi, bana vermedi"
    bunun için miras hukukunda sağlararası kazandırmaların tenkisi gibi bir olay var. ama işi uzatır. bunun yerine bir zahmet ölmeden önce çoluğunuzu çocuğunuzu çağırıp "bak yavrum sana şunu şunu şunu verdim, ölürsem şöyle bir adaletsizlik olacak, bu yüzden xxx mallarımı bu kişiye bırakıyorum" sonra da alırsın bi kağıt kalem, yazarsın gider ya notere ya sulh hukuk mahkemesine teslim edersin konu kapanır. senin mallığın yüzünden avukatların da devletin yargısının da mesaisi harcanmamış olur. ama bu yapılmıyor. neden? "böyle yaparsam öbür çocuğum darılır." işte bu noktada hep aklıma victor hugonun olduğunu hatırlıyorum (yanlışsam düzeltin) şu sözü geliyor: iyi olmak kolaydır, zor olan adaletli olmaktır.

    sık duyduğum diğer bir cümle:
    "ben sağken anneme-babama çok destek oldum, para verdim, benim miras payım daha fazla olmalı"
    yine burda da öncekine benzer bir olay var. sağlığında gelirinden mirasbırakan için harcama yapana bir miktar fazla pay verilebiliyor ama uygulandığını hiç görmedim. fakat yine doğru olan mirasbırakanın ölümünden önce buna önlem alması. diğer mirasçının saklı payına dokunmaksızın pekala miras paylarını düzenleyebilir. birine diğerinden daha fazla mal bırakabilir.

    "ben erkeğim, islam'da böyle bir şey yok. benim payım iki pay."
    bunu en son söyleyeni çok kötü silkelemiştim. "namaz kılıyor musun" dedim, hayır. "bankada paran faizde dimi" dedim, "evet" dedi. "abi sen defalarca bana beş dakikaya geleceğini söyleyip saatlerce bekletmiştin dimi" dedim sessizlik oldu. vurdum kafasına: namaz yok, faiz var, yalan var. ben nasıl inanayım senin müslüman olduğuna? hem şimdi mi geldi müslümanlık aklına? dipnot olarak belirtmek gerekir ki eğer bir anne/baba islami miras paylaşımı mevzuunu kafasına takıyorsa vasiyetname düzenleyerek miras paylarını buna uygun belirleyebilir, önünde bir engel yok sadece saklı payına dokunmaması gerekiyor kadın mirasçının.

    "o dönem biz üstüne düşmedik"
    bakın bunu bizzat kendi üst soyumdan duydum. babamın dedesi ve babaannesinin ölümlerinden 40 yıl kadar sonra terekenin paylaşımını yaptık. o dönem aklına gelmedi de 40 yıl ne yaptın? mirası paylaşanlar da torunlar. yani adamlar ölüyor, onların çocukları da ölüyor, en son bizimkilerden de ölümler başlayınca "ya bizim köyde tarlalar vardı onları bi paylaşalım" diye akıllarına geliyor. yerleri kimse de bilmiyor, artık tapu kaydında ne çıktıysa. ki biz sadece bana göre üçüncü derece üst soyumuzunkilere bakabildik. bildiğimiz kadarıyla onların anne/babalarının payları da henüz bölünmemiş. yani kurcalamaya kalksak bir miktar daha çıkacak. mirası bölüşmemek neyin artistliğidir; ilginç....

    daha da yazardım ama yoruldum, hadi selametle...

    edit: 30 kadar mesaj gelmiş. çok istedim fakat hepinize tek tek yazamadım. fırsat buldukça cevap vermeye çalışacağım ama cevap alamazsanız da kusuruma bakmayın lütfen.
  • dayılar