şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'nin muz cumhuriyeti olduğunun ispatıdır bu insanlar.

    eğer devlet devlet olsa, mülteci olarak bunları suriye'de şartlar iyileşene kadar ağırlar belli bir bölgede. peki bizim muz cumhuriyeti başbakanı ne yapıyor. ülkenin dört bir tarafına yayıyor bunları. ışıklarda duruyorsun, bir suriyeli çocuk yapışıyor arabanın camına. araba hareket ediyor çocuk camı bırakmıyor. atmye gidiyorsunuz. yanınıza yanaşıyor iki çocuk, arapça bir şeyler söyleyip duruyor.

    hadi bunlar yine neyse, bir de işin hırsızlık, dolandırıcılık boyutu var.

    yakında akp antakya başta olmak üzere bir çok yerde şov yaparsa şaşırmayın. çünkü bu adamlara kimlik de veriliyor. oy kullanırlar seçim de.

    ne de olsa burası muz cumhuriyeti
  • kayıtlı olmayanların kayıtlılardan çok daha fazla olduğu söylenen sığınmacı grubu. bu şekliyle türkiye'ye getirisi ayrıca irdelenmelidir.
  • bunların durumu oldukça kafamı karıştırıyor.

    mülteci desen; şehirde ne işleri var? mülteci kamplarında yaşamaları lazım ama yok adamları sokamıyorlar kamplara.

    su, elektrik, gaz açma kapama işleri için 3 gündür falan ilgili kuruluşlardayım, kendimi buralarda mülteci gibi hissetttim. bir sürü yabancı, ellerinde pasaportlar, ev kiralıyorlar elektrik, su gaz açtırıyorlar. bunlar için tesisatlar yenileniyor, konut olmayan yerlere kontürlü- ön yüklemeli sayaçlar takılıyor.

    iyi, hoş, güzel de okuduğumuz haberler durumun hiç de iyi, hoş olduğunu göstermiyor. mülteci ve ya göçmen bu insanlar bulundukları yerlerde sıkıntı yaratıyor. yasal esnaflık, hamallık, işçilik vs yapanından, yasadışı fahişelik, uyuşturucu satıcılığı vs yapanlarına kadar bulundukları yerlerde huzursuzluk had safhaya çıkmış.

    daha kendi içimizde işsizlik, yasadışı faaliyetleri adam gibi çözemeden bir de bunlar çıktı işin içine.

    bir de geri kabul yasasıyla, bizi üzerimizden avrupaya gidenler- veya bizim üzerimizden avrupaya gittiğini beyan edenleri geri postalama deposu olduk.

    yani avrupa mülteci, kaçak konusunda kendi adına çözümü bunları bize postalamakla bulmuş. peki bizimkiler ne yapıyor? kocaman bir hiç. mültecileri bile kamplarda tutamıyorlar...
  • bir kaç sene sonra özerklik isterler.
  • çocukların çoğu aşı olmadığı için kızamık ve su çiçeği getirenlerdir. küçükken geçirmeyenler hatırlatıcı dozu olsunlar!
  • devletimizin plansızca hamlelerinin en somut delili en acı sonucudur bu suriyeliler. her geçen gün yollarda daha da telef olup, çırpınıp durdukları belirsizliğin içinde kendilerine birer umut ışığı arıyorlar. henüz bir gelecekleri olmayan şimdilik olmayan, kayıp nesil bunlar. devletlerin filler misali tepişirken ezdikleri çimlerden milyonlarcası sadece. gün gelip de ülkelerine dönebilirlerse şayet, bugünleri nasıl anacaklar merak etmekteyim.
  • evet konumuz suriyeliler.biri çıksın bu insanlara ne olacak açıklama yapsın.
    boğaz kesmek, gasp, tecavüz her türlü numara var, yakında özerklik ilan ederlerse şaşırmayın, 1,5 milyon nüfus rahat rahat kendi cumhuriyetleri kurabilirler. (bkz: suriyeli sığınmacılar cumhuriyeti)

    bugün metro city'den kanyon'a kadar her 10 metrede bir bir suriyeli ailenin kaldırımda yarı yatar, yarı dilenir halini görünce içim cızzz etti.bir taraftan üzülüyorum, bir taraftan dizime kadar gelen bebeler ayaklarıma sarıldı ne bok yiyeceğimi şaşırdım.

    bu insanların ülkesini karıştıranlar inşallah cehennemin en alt katlarında, çıra olarak vazife görürler.

    hakikaten ne olacak bu suriyeliler, bunları bu ülkeye getirenler çıksın açıklasın bu durumu,
    yada suriyelileri bu ülkeye getirenleri seçenlerin evine birer tane suriyeli aile mi verilecek ne olacaksa olsun, bu insanları bu kadar sefil bir hale koyacak, dilendirecek, insan gibi demeye bin şahit ister bir hale gelen, insani yaşam standardının altında yaşamaya mahkum edilmiş, bu bir buçuk milyon suriyeliye, gel gel derken bu işin sonu hiç mi düşünülmedi ?
  • bazı günler eve dönerken görüyorum suriyeli çocukları. birbirlerine taş atarak güle eğlene oyun oynuyorlar. açlar, açıktalar, satılıyorlar, kiralanıyorlar, sömürülüyorlar.

    unutmayalım gençler. bu çocuklar büyüyecek. bakalım o zaman bu çocuklar taşları nereye, kime atacak?