şükela:  tümü | bugün
  • dunyadaki genel tibbi cehaletten sadece biraz hallicedir.
    afedersiniz de bu gozler de nice vikipedya profesoru doktorlara ahkam kesen batili gordu.

    ha batidaki belki haciya hocaya medyuma gitmiyor ama mesela reikiyle beyin tumorunu yokedecegini nebileyim homeopatiyle acik yarayi kapatabilecegini zannediyor.ve bu tipler 3. dunya ulkesi diye addettikleri ulkelere gelip kendi ulkesinde de uygulanan standart prosedurler uygulandigi halde buralarda sorun cikariyor.
  • çeçe sineklerinin bulaştırdığı şark çıbanını emecek şıhların bulunduğunu iddia eden yazı.
  • diabetus insipidusdan habersiz doktorlar da bu güruha dahil sanırım. ciddi olarak bilmeyenleri, hiç duymadığını söyleyenleri oldukça fazla.
  • o boyuttadır ki, ucu tıp doktorlarına kadar uzanmıştır.

    mezun olur olmaz akademiyle ilişkisini kesen ve tıbbi gelişmeler konusundaki bilgisi ilaç mümessillerinin yaptığı sunumlarla ibaret olan, hiçbir güncel yayını takip etmeyen, sayısı azımsanamayacak bir doktor kitlesi var ülkede.
  • geçmişten günümüze kadar süre gelen ve tıbbın çözüm bulamadığı konularda insanların kendi geliştirdiği yöntemlerin karşılığının alınması! insanları farklı arayış ve inançlara yönlendirmiştir.

    vereceğim örnekler tamamem kocakarı yöntemleri olup uygulanması bile tehlikeli ve sakıncalı ve ağır mı ağır cahillik içerir.

    arı sokması

    bölgeye soğuk cisimler değdirilirdi.

    bademcik ve boğaz ağrısı

    1) karamış yaprağı ısıtılır va sarılırdı.
    2) yörede havaciya denilen bir bitki tereyağı ile ısıtılıp içilirdi.

    bağırsak kurdu

    hastaya çiğ kabak çiviti yedirilirdi.

    baş ağrısı

    1) bir bezle sıkılırdı.
    2) sirke sürülürdü.
    baş yarılmalarında şeker konurdu.

    çıban

    1) çıbanı temizlemek için soğan ve maydonozun kavrulmasından elde edilen bir karışım sürülürdü.
    2) ateşte pişirilmiş soğan sürülürdü.
    3) reçine sürülürdü.
    4) sülük oturtulurdu.

    dil doğrulması

    batıl bir tedavi yöntemi uygulanırdı. "dili doğuran", anasına, "ana dilim doğurdu" dediğinde, anası da, " tukur da at oni" diyerek karşılık verdiğinde, dili doğuranda "tu" diye tükürdüğünde ve bunu üç defada tekrarlarsa dili iyileşir.

    göbek düşmesi

    1) kupa vurulurdu.
    2) karın açık sırt üstü yatılırken hastanın göbek çukuru, küçük parmakla uygulanan basınçla döndürülürdü.
    3) su dolu bardağa konan bir iğneyle batıl bir uygulama yapılırdı.

    göbek kordonu kesimi

    1) güveli tahta tozu kullanılırdı.
    2) kapı eşiği altında bulunan kuru toprak konulurdu.

    iltihaplı yara

    1) yörede damar yaprağı denen bir tür bitki sarılırdı.
    2) reçine sürülürdü.

    inek zehirlenmesi

    1) sarmısaklı yoğurt içirilirdi.
    2) sirke içirilirdi.
    3) kulağı kertilir kan akıtılırdı.

    kabakulak

    kara kabak pişirilip bölgeye sarılırdı.

    karın ağrısı

    1) baldan veya şekerden yapılan şerbet içirilirdi.
    2) karın ısıtılırdı
    3) ısıtılmış tuğla ayakların altına konulurdu.
    4) karın üstü yatılırdı.

    siğil

    1) siğilin köküne sokulan iğnenin dibi ısıtılırdı. böylece ısıtılan iğnenin ucuyla dağlanırdı.
    2) bir iplik ile batıl bir uygulama yapılırdı.

    kesik

    tütün ve kartuli bastırılırdı.

    darbe

    1) tartılmamış et sarılırdı.
    2) mısır ununun yağla kavrulup, tuz eklenmesiyle yağlı hamur denilen bir karışım hazırlanır ve sıcak iken bir lahana yaprağına konarak sarılırdı.
    3) zeytin, zeytinyağı, soğan ve tuzdan yapılan bir karışım sarılırdı.

    kulak ağrısı

    1) çocuk emziren kadının sütünden kulağa damlatılırdı.
    2) közde pişirilmiş sarmusak konulurdu.
    3) pırasa suyu damlatılırdı.
    4) yağlı hamur sarılırdı.
    5) kiremit ısıtılıp sarılırdı.

    uçuk

    ucu yana odun veya ucu kızarılmış bir bıçakla batıl bir yöntem uygulanırdı.

    vücut şişliği

    toplanan kırk bir çeşit ot pişirilir ve sarılırdı.

    yanık

    1) tükürülürdü.
    2) bal, zeytinyağı ve eritilmiş mumdan yapılan bir karışım sürülürdü.
    petekten alınan balmumu, halis zeytinyağı, havecıva (bir ot) bir kaba doldurularak ateşte eritilip, macun şekline sokulduktan sonra lahana ya da pazı yaprağına serilirdi. yanığın üzerine yerleştirilirdi. bir süre sonra yarada kabuk oluşurdu. kabuk soyulunca yeni deri tabakası meydana çıkar yara iyileşirdi.
    3) zeytinyağı ile kireçten veya kirecin suyundan yapılan bir karışım sürülürdü.

    zehirlenme

    sarmısaklı yoğurt içirilirdi.

    dualar

    boğaz ağrısı okuması
    ele hurma, çivit yani, mizakoli, atiçi katiçi, filingur filingur, iç çami

    göze hal geldimi duası
    elistane, kepistane, tora, fora, tepistane, sandukhane, haknedurusu kokuç

    karın ağrısı duası
    karnım karnım, içine yılan yavrusu, aldım eğri tahrayı, gittim eğri meşeye, ettum eğri sepeti, eğri sepet su tutmaz, fatmanın karnı ağırmaz, karnı ağırmaz, uğruç uğruç

    nazar duası
    elemtere fiş, fiş, koltık altı sokulmuş. her kim göz etmişse gözüne bir şiş

    romatizma hastalığı
    ipliği yedi kat yapıp bir düğüm atarken üç kulhuvellahu okunur, bu işlem yedi düğüme kadar tekrarlanır. inanılarak yapılırsa romatizmal hastalıklara iyi geldiği söylenir.

    temru için dua
    yüzde ve elde bulunan temrular için, şifa allah'dan beklenerek, bir kopya kalemi aşağıdaki dua her okunuşta az bir miktar işaretlenmek üzere 7 defa okunurdu. okunuş tamamlandığında temru'nun etrafı dönülmüş olurdu. eğer elde bir çok temru varsa her biri için ayrı ayrı yapılırdı. eldeki boya yıkanmamak şartıyle kendiliğinden silindiğinde temrular giderdi. bu arada bu duayı okuyan gayet yumuşak bir ruh halinde olmalı, hastaya temrularından kurtulacağını artık, onları düşünmemesini söyler. bir de öğüt verir. bu temruların bir daha oluşmaması için, gökyüzüne bakıp, bir daha yıldızları saymaması tembih edilirdi. em ebremû emran fe innâ mübrimûn

    yılan bağlama duası
    bu dua okununca yılan hareket edemez. yılan yılan afiye, yılan gider kafiye, kerpetilen kel dişi , bağladım yılan dişi

    yürümeyen çocuğun tedavisi
    çocuğun annesi yürüyemiyen çocuğunu, bir de anne siftahı olan birini (annesinin ilk çocuğu olan biri) yanına alıp, cuma ezanı okunan bir yere gelir. hoca ezanı okumaya başlayınca anne siftahı olan kişi euzu besmele çekerek çocuğu yukarı atar ve derki "efendi minareye, allah derman eyleye, bir daha cumaya kadar benim oğlum yürüye" bu sözler ezan bitene kadar devam eder ve çocuğun bir daha ki cumaya kadar yürüyeceğine inanılır.

    edit: peach adındaki yazar arkadaş meseleyi tamamen farklı algılayıp şahsıma hakaret etmesini kınıyorum. başlık ve içeriği " cehalet ". benim entrym ise uygulanan cahillikleri içermektedir. okurken anlamak şart.
  • idrar tahlili raporunun çoğu kez, dışkı örneği gelmiştir diye raporlanması durumu...
  • acı kavun denilen bitkinin nelere yol açabileceğini bilmeden sinüzit tedavisinde kullanma cesaretini verecek boyuttadır. benim anlamadığım. bir şeyin yararlı olabileceği düşüncesi bu kadar kolay yayılıp kabullenilirken ne kadar tehlikeli olacağı bilgisi niçin yerinde sayıyor?
  • korkutucu boyutlardadır efendim. 40 yıllık eczacı gibi antibiyotik tavsiye edeni mi dersiniz, sonunun nelere yol açacağını bilmeden koca karı yöntemleri uyduranlar mı dersiniz neler var. geçen haberlerde gördüm üniversiteli bir genç kız, arkadaşının tavsiye ettiği antibiyotik nedeniyle hayatını kaybetmiş, bilmediği penisilin alerjisi kendini göstermiş. cehaletin katilliğe dönüştüğü bir coğrafyada maalesef ki olağan şeyler.
  • bütün ilaçların etkilerini ezbere bilen toplum modelidir. gerektiğinde bu toplum doktor ve hemşire bile dövebilecek yetiye sahiptir.