şükela:  tümü | bugün
7547 entry daha
  • fırsatını bulanın yapması normal olan durum.
    çünkü "türkiye" eğitimli ve eğitimsiz insanlarının bir bölümüne "bakamıyor."

    genelde "öteki" "azınlık" "yoksul" veya "loser" oldukları için yurtdışına çıkıyorlar.

    -sorun şu... dışarı çıkan bu insanların bir bölümü türkiye'yi kötülüyorlar.
    ama yabancı ülkelerdeki benzer durumları görmezden geliyorlar.

    çünkü her ülkede "din", "ideoloji", "ulu kişi", "suçlu", "öteki" "azınlık" "yoksul" veya "loser" lar vardır.

    -türkiye'yi eleştirirken türkiye'deki kendi kişisel, ailesel ve kitlesel geçmişlerini gizliyorlar.
    -dahası.. gittikleri ülkelerde düştükleri "öteki" "azınlık" "yoksul" veya "loser" durumu da gizliyorlar.

    yani varsa yoksa türkiye'yi kötülüyorlar.
    bu subjektif kötülemeyi besleyen neden ve hikayeyi çoğu zaman öğrenemiyoruz.

    -türkiye'nin imajı zaten çok çok kötü.
    her gün türkiye ile ilgili her türlü iğrençlik, dünya net ve medyasına bire bir yansıyor.

    türkiye hakkında güzel sözleri anca turist broşürlerinde görürsünüz.
    veya türkiye'den ihale koparmış ülkelerin devlet medyasında.

    bu nedenle subjektif kötülemeleriniz türkiye'nin berbat imajını daha da kötü yapamıyor.
    "türkiye'yi kötülemek" yanıp yıkılmış bir binanın küllerine bakıp "keşke bu bina yansa" demek gibi bir şey.

    çünkü zaten türkiye'nin imajı berbat.
    yüzlerce yıldır berbat. hep berbat.

    -türkiye ile yabancı ülkeleri objektif olarak karşılaştırmanız olanaksız.
    çünkü bunu yaparsanız yabancı ülkeleri kötülemiş olursunuz ve oralarda başınız belaya girer.

    yabancı bir ülkede ifade özgürlüğü mü? o da ne?
    özgürlük verilmez ..alınır. abd de bile öyle.

    kolay olanı yapıyorsunuz.

    yani yabancı ülkelerin iyi yönlerini görüp türkiye'nin kötü yönlerini anlatıyorsunuz.
    böylece yabancı ülkelerde başınız belaya girmiyor.

    tabii ki erdemli insanlar olan bitenin farkında.
  • bu başlık iyice sapıtmış. para isteyen umut tacirlerinden (bu sözlük kurallarına uygun mu? bence bunu yazan uçurulmalı) konuya imajdan girip erdeme bağlayanına bir çok değişik kafa yapısı.

    ben daha farklı bir şeyden bahsetmek isterim. bir habere denk geldim. cumhurbaşkanının şu olaylı washington ziyareti. göstericilere saldıran korumaları dışında türk vatandaşları da vardı. bunlardan ikisi toronto' dan erdoğan'ı desteklemeye gelmiş. iki üç gösterici pataklayıp türkiyeye gitmişler. haklarında yakalama kararı var ama kanada polisi arıyor mu o konu muallak. yerel gazeteciler evlerinin kapısını tıklatıyor. adamlar kanada da, şehir merkezinde torontoda müstakil evleri var. her ikisinin de. şirketleri var. elektrik işleri. yükleniciler. yani zamanında siktirip gelmişler ve kendi işlerini kurup ev araba herşey yolunda. keyifler yerinde. atlayıp erdoğan' ı washingtonda karşılayacak kadar rahatlar.bu adamlar kenarda dursun.

    bir de abd ve kanadaya hizmet mizmet ayağına gelip cemaatle yerleşen adamlar var. onlar da zamanında siktirip gelmiş adamlar.

    bir de son zamanlarda ülkenin gidişatından rahatsız olup siktirip gelenler var.

    kısacası yurtdışına giden türk tipi diye bir tip yok. tek ortak noktamız türkiyeden gelmek. türkiyedekilerin de ortak noktası türkiyede olmak. sanki bir kesim siktirip gidiyormuş gibi övücü veya yerici yazılar biz gurbetçileri üzmekte.

    şaka la şaka üzülmüyoruz. rahat batıyor burada..
  • 2 yıllık iş arama maceram bu ülke sınırlarında torpilim olmadığı için bir nihayete eremediğinden ötürü, artık mücadele edecek gücüm ve sabrım kalmadığından mütevellit bir süredir benim de yapmaya çalıştığım şeydir. ancak pek de kolay gözükmüyor. hatta hiç. türklere avrupa'daki önyargı ıvır zıvır bir yana dursun, suriye savaşından sonra ortaya çıkan mülteci krizi ve çaktırmadan giden afgan mülteciler yüzünden şanslar epey azaldı. kalifiye bir iş sahibi olmak gerek. hani dünya'nın her yerinde yapacak türden.

    ben turizm işletmeciliği mezunuyum. kimsenin işine yaramıyorum. geçen hafta malta'da bir online casino'nun ilanını gördüm. türkçe bilen müşteri hizmetleri personeli. hani bir türk girecek oynayacak, bir sıkıntı yaşayacak sen onunla ilgileneceksin. ingilizce ve türkçe bilmek gerekiyor. iş basit, malta fena yer değil. çok fazla şey de aramıyorlar. "ne olacak lan" diye başvurdum. ingilizcem de iyidir. herifler bana copy paste geri dönüş yapmışlar bu akşam reddedildiğime ve başka biriyle ilgilendiklerine dair. facebook sayfalarında mevzu bahis ilana 10-12 kadar aday başvurmuştu, onların ingilizceleri yerlerdeydi. büyük i yapan mı dersin, küçük ı yapan mı, devrik cümleler mi, google translate mi. fecaat. yani ben yerine onlardan birini aldılarsa allah belalarını versin diyebilirim sadece. he yok, oradaki tiplerden değil de böyle odtü mezunu; ingilizce, almanca, fransızca falan bilen müthiş bir tip başvurmuş olacak ki beni yeterli görememişler. en boktan işe başvuruyorsun, böyle salak bir muameleyle karşılaşıyorsun. bir de utanmadan "başka ilanlarımıza başvuralabilirsiniz" yazmışlar. lan en kıytırık işi reddettin. insanda şevk kalır mı başka bir şeye başvurmaya? velev ki kaldı, en kıytırığını reddetmişsin. neyini kabul edeceksin başka işin aq copy paste tesellicisi. neyse.

    amerika zaten hayal. kanada desen o da hayale yakın. avrupa'da yüksek lisans ıvır zıvır yapacak param yok. yine oturduk götümüzün üzerine yani. herkesin ağzında bir "gitmeliyiz buralardan" lafı var lakin gelin görün gitmeye fırsat yok. tanıdık vs yok kuzenlerim var yurtdışında da onlar okumuş etmiş tipler değiller. bir zamanlar bir şekilde gitmiş kimseler. mavi yaka işler yapıyorlar. he alsalar beni, ben de yaparım ama almıyorlar. bir zanaatimiz de yok. herif eğitim verecekse de kendi vatandaşına verir, onu istihdam eder. ne yapsın beni, benim gibileri. onlar da haklı. ama biz de haklıyız. ne bileyim iki ucu boklu değnek. burda kalsam iş bulamıyorum. oralara gitsem ve iş bulsam sıkıntı etmem çalışırım. ayrımcılık, ırkçılık bok püsür gibi can sıkan mevzuları da biliyorum ama burda da uğruyoruz ona. yani bir iş görüşmesinde "şirkette çalışan üç tanıdığınız" şeklinde sorular var lan o formaliteden doldurulan iş başvuru forumlarında. yani artık işler o kadar ele ayağa düşmüş, özel sektör komple torpil olmuş.

    3-5 para biriktirip, online seminerlere katılıp türlü sertifikalar aldıktan sonra yoluma bir de öyle bakacağım. bir de dil sertifikası alırım, dil bilgimi teyit etme açısından. önerilere açığım. ülke fark etmez. tabi afrika ve asya ülkeleri hariç. geçen biri "gel türkmenistan'da amelelik yap ayda 1500 dolar" dedi. lan millet ordan türkiye'ye kaçıyor ya oraya gidip ne yapacağız :(
  • gitmiş olanların neden gitmek isteyenlere yardımcı olacak bilgileri vermediğini anlamadığım başlık. arkadaş sen gitmişsin tamamda yaz işte, ben abd ye gittim, şu şu yollardan, şu zorlukları yaşayarak gittim de. giderken şunları göze alın, yoksa hiç gitmeyin de. ne bileyim azda olsa bilgi ver.

    kutsal bilgi kaynağı diyoruz, bilgi vermekten kaçınıyoruz. ben iki kez yurt dışına çıktım, biri gürcistan, biri ukrayna. gürcistan'ı herkes bilir ama ukrayna zor olur diye başımdan gecenleri gittim kiev başlığına dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım ki birilerine faydası dokunur.

    ama buraya bakıyorsun, adam ben gittim çok mutluyum, her gece buzlu badem sokuyorum diye övünüyor. övünme abicim, yaz. hangi iş kolu ile gittin ? ne kadar kazanıyorsun ? yabancı dilin hangi seviyede gittin ? gittiğin ülkede ırkçılık ne durumda ? bilgi ver bilgi.
  • zaman zaman bu ülkenin gidişatından her memnun olmayan birey gibi benim de düşündüğüm ama bir türlü içimin sinmediği eylem. kendime baktığımda gitme imkanim var mı? var. ab vatandaşıyım, uzun yıllardır global şirketlerde calışıyorum ve diğer ülkelerde düzenli olarak iş firsatları da bulabiliyorum. öyle tuzum kuru da değil, kiramı ve faturalarımı ödeyip ancak kendime yetebiliyorum. genel olarak bakınca politik duzenden hiç memnun değilim evet, özgürlüğe baskı artıyor, vergiler yükseliyor, hayat çok daha pahalı, adalet yok, eğitim sistemi yerlerde, insanlar mutsuz, çomarlarla yaşamak hoşuma gitmiyor. o zaman neden gitmiyorum? / gitmiyoruz? bir kere anılarım,arkadaşlarım ve beni ben yapan her şey bu ülkeye ait. yaşam şartlarını başka bir ülkede iyileştirmek çogu zaman mutluluk getirmiyor. yaşanan acılara ve şahit olunan kötülüklere rağmen sevdiğinizi terketmeye kalbiniz el vermiyor. unutulmaması gereken türkiye malesef cennet vatan - boktan insanlar denklemidir. bu ülkeyi sevip kalabilmek yürek istiyor.
  • defalarca yazılmış bizzat gavurgahta iş ararken de gözlemlediğim bir şeydir. yazılım hususunda yetkinliği olan biriyseniz gidin. bir giden pir gidiyor.

    ülkedeki belli şarjlarla, köklerle bütünleşmiş bir duygunun, ortamın içinden değilseniz gidin. yakın çevremden giden herkes ki aralarında eğitim seviyesi ve imkanları burada yazan arkadaşlardan çok daha zayıf olanları meşreplerince güzel hayatlar kurdular kendilerine. eğitimli olanlar şimdi "like a boss" modunda o ayrı.

    artık ufaktan belli bir yaşa gelmiş, bazı hallerin alışkanlığını edinmiş, eğitim ve özel yetenek hususunda belli bir seviyede değilseniz ve kafanızda şüphe varsa hiç gitmeyin. şahsen gücü tükenmiş, gereksiz duygusallıklara kapılabilecek, sinir sistemi harap bir tip olduğum ve sınıfsal konumumu gayet iyi kavradığım için götüm yemedi. giden ve memnun ahbaplarım da iradeli adamlardı hep şimdi yiğidi öldür hakkını ver.

    mesele kuvvet ve kültür meselesidir, esneklik ve yaşama arzusu meselesidir. hangi fikir ve duygunun insanısınız meselesidir. erken yaşta çok fark etmeyebilir. gerçi o da yine radikal bir esneklik konusudur. şurada okuduğum kadarıyla çoğunluk gerçekten kalbi temiz, o dış dünya düsturuna(isterse nijerya olsun) uyum sağlayabilecek enerjiyi veriyor. şahsen ben zehiri almışım bünyeye, memleketin müptezeli olmuşum. ama gideceğim diyeni de anlar alnından öperim arkadaş.
  • of yeter siktir olun gidin de kurtulalım bıktım şu başlığı görmekten.
  • tanıdığım bir bilgenin de dediği gibi "geldikleri gibi giderler"
  • bu suriyelilerin bir sozlugu falan yok mu amk? orada da trend olsa keske bu baslik. en azindan gitmek isteyen bir kisim rahatlar. yok illa gitmek gerek diyene de, orta avrupa konusunda yardimim dokunabilir.
  • arkadaşlar giderseniz bu ülkeyi kim kurtaracak ?

    dönem, vatan için yaşama ve cehaletle savaşma dönemi. ve siz kalkıp gitmek istiyorsunuz.

    küçükken çok fazla kovboy filmi izlemişsiniz siz.

    siz giderseniz yobazlar mı kurtaracak bu ülkeyi yoksa göt kılları mı ?

    az düşünün öyle siktir olun gidin.
2748 entry daha