şükela:  tümü | bugün soru sor
  • avrupa birliği bakanlığımız var ama neden hala ab'ye üye değiliz anlamak namümkün. şimdi ufak tefek eksiklikler vardır ki olmayan ülke de yok zaten; olacak o kadar yani. ekonomi, büyüme filan deniliyor da kıçına don alamayan bulgaristan ve yunanistan bile ab'de. yunanistan'ı çıkarıp bizi alsınlar. biraz da biz oynayalım.

    (bkz: türkiye'yi ab'ye almak için kaç para istiyorsun)
  • tek sebebi mülteci sorunudur. mülteci geçişleri çok olan ülkemizin müzakere fasıllarının açılmamasının tek nedeni bu konuda adım atmamamızdır.

    ekonomi , din ve diğer etkenler ancak spekülasyondur.
  • hangi televizyon programında kim söyledi hatırlamıyorum ama avrupa birliğinin müzakerelere başladığı ülkelerden darbe anayasasına sahip tek ülke türkiye. aslında olayın bu noktaya gelmesi bile ab'nin büyük lütfu.
  • türkiye'nin kültürel olarak avrupa'dan çok uzakta konumlanmış olmasıdır.

    hele bir otur düşün yeğenim, sikinin keyfindeki alexander bizi yanına niye istesin? sen avrupalı olsan türkiye'nin katılımını ister misin? ben olsam istemem. onu bırak, ulan türkiye'nin batısında referandum yapsan, %70 oranında ayrılık kararı çıkar. biz kendi insanımıza katlanamayacak derecede kültürel bölünme yaşarken, avrupa'lı bunu göze alır mı?
  • eğitimsiz ve fakir nüfusun çokluğu. adamlar zaten ekonomilerinin pek de iyi olmadığı son yıllarda(yaklaşık 15 yıldır) büyük göç sonucu bazı ülkelerin yunanistan'dan da beter olması korkusu yaşıyor.
  • türkiye olması.
  • onlarca hatta yüzlerce sebebi vardır.

    sınırların yol geçen hanı, ülkendeki mülteci sayısı bir çok avrupa ülkesinin toplam nüfusunu geçmiş durumda.

    sadece bu sebepler bile başlı başına bizi almamalarına yeter artar bile. adamlar kurulu düzenlerini niye riske atsın ki
  • amerikan başkanı george w. bush avrupa birliginden haçlı kulübü olarak bahsetmiştir.
  • türkiye nin dünya'nın endüstri meslek lisesi olması olabilir
  • ab'de güçlü olan almanya -ve eskinin hatırına fransa-, nüfuslarının çoklukları ile kararlarda etkin olurlar.

    düşün ey kıçı kırık ekşisozluk genci,

    sen almanya veya fransa olsan, 80 milyon nüfusu ile seninle ab'yi kontrol gücünü seninle aynı oranda paylaşacak türkiye'ye buyur gel der misin ?

    ikinci mesele, ab'nin büyük ülkeleri almanya ve fransa kendilerine köle arıyorlar. romanya'ya gidin, bulgaristan'a gidin, sokakta yürüdüğünüzde türkiye'den daha gelişmiş burası diye düşünürseniz %1'lik azınlıktansınız demektir.

    kısaca,

    türkiye ab'ye, ab'nin şu anki yapısı ile üye olamaz (ilk mesele, almanya manyak mı elindeki gücü seninle paylaşsın).

    türkiye ise, ister katılın ister katılmayın, kendi kararlarını verebilen, bölgesel bir güç olarak görmek istiyor ileride (şu anda değil). türkiye, ab gazı ile hareket edip ülkesinin doğusunu kaybeden bir ukrayna değil. ülkemizde ukrayna'daki gibi kafalar olsa da, şükür çoğunluğumuz bu kadar salak değil.

    sonuç olarak, ab'ye girmek herşeyi çözecek sihirli bir değnek değil. gelişmek isterseniz çalışmalısınız. el şeyiyle gerdeğe girilmez.

    şu anda ise, türkiye gibi, biz adayız diyerek her yıl 4-5 milyar avro'yu cebe indirirsin, insan hakları vb. konusunda ab standartlarına getirirsin ülkeyi yavaş yavaş, millete de biz ab üyesi ülkeyiz cakası satarsın olur biter. herkes kendi çıkarını düşünür. türkiye de öyle

    not: birkaç seneye türkiye'nin ab üyelik sürecinin sonlanacağını düşünüyorum. bu ukrayna ve suriye'deki karışıklıkların da nasıl oldu yahu diye şaşırdığımız şekilde bitmesinden sonra olacak.