şükela:  tümü | bugün
  • osmanlı'nın dünya devletiyken bile turkiye olarak bilindiğini bilmeyen birinin beyanı.
    (bkz: ileri cehalet)
  • an itibariyle anayasal suç olan bir teklif.
  • (bkz: açmayın sinan çetin)

    hani şu çocukları alkollü araç kullanan ve iki polisin ölümüne sebep olanların babası.
  • osmanlının adı da selçuklu olmalı
  • (bkz: esra elönü)
    bu bkz. bile başlı başına yeterli sanırım.
  • (bkz: kafan çok güzelmiş canım güle güle kullan)

    isteğe yönelik mesleki edit: ulan be andaval bu yaşına gelmişsin hiç mi ephesos'u gezmedin, göbeklitepe'yi bir kere bile mi duymadın. evet, osmanlı bu toprakların da dahil olduğu geniş coğrafyada hüküm sürmüş bir beylik, devlet, imparatorluk. gelgelelim ilk değil, cumhuriyetin kuruluşuyla gördük ki son da olmadı. 1200'lerden önce burada hiç mi uygarlık yoktu? bir allahın kulu da mı yaşamıyordu? bu topraklardan ne uygarlıklar ne kimlikler geçti bre cahil. aç da biraz oku önce. bunun hitit'i var, urartu'su var, galat'ı var, aiol'ü var, dor'u var, makedon'u var, romalısı bizanslısı var. var oğlu var. ama keşke sen olmasan.
    la bi insan birilerine yaranacam diye bu kadar dangalakça, cahilce bir şeyi nasıl söyler aklım almıyor ya. tüm güzellikleri kapsamıyormuşmuş. hadi lan oradan dalyarak!
  • kendini levanten sanan bir malatyali tarafından söylemiştir.

    türkiye cumhuriyeti sınırlarında sinan çetin bir malatyalidir. lakin bir osmanlı olursa cihangir topraklarının feodal beyi rafael ve orfeo nun babası sir çetin olacaktır dert bu.

    bu demeç kültür bakanlığı sponsorluğunda verilmiştir.
  • link

    yalaka bir hainin çocuklarının adını o.ç, p.d, i.e gibi pis şeyler koyup.
    yaşadığı ülkenin ismine bok atma çabası gibi durmuyor mu?

    s. çetin'in rte ile en büyük ortak noktasi %100 kusurlu çocuklarının trafikte insan öldürmesi ve hak ettigi cezayı almadan ülkeden kaçması...

    mustafa kemal atatürk'ün konu ile ilgili düşünceleri...

    “ey türk gençliği!

    birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

    mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhahların olacaktır.

    bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!

    bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

    cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

    bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

    hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr-u-zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

    ey türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

    muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!