şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: amerikan restoranlarında suyun bedava olması)

    bu başlığı harfi harfine aynı şekilde açmaya hazırlanıyordum, tespit daha önce yapılmış.

    en basitinden bu entryi yazmaya karar verdiğim kütüphaneden başlayalım. mesela bir kahve makinesi koymuşlar. öyle türkiye'deki gibi para atılıp kullanılanlardan değil. k-cup kullananlardan. mesela şurada göreceksiniz, starbucks* olanın 24 tanesi 17 dolar. yani starbucks'tan 3 dolara alacağınız kahve, 1 dolardan daha ucuza maloluyor. walmart kahvesi alırsanız daha da ucuz.

    mesela hastaneye gittiğiniz acil bir şey için. validate parking yapıyorsunuz, para ödemiyorsunuz. bizde? (bkz: hastane otoparkları paralı olan sosyal devlet)

    bu entryi yazma sebebimse şu olay: yaşadığım şehrin kütüphanesine gittim. normalde 2 saat otoparkı kullanma süresi, "daha uzun kalsam ücretsiz otoparktan yararlanabilir miyim?" diye sordum. kadın "tabii ki, yapman gereken sadece giriş ve çıkış saatlerini şu kağıda yazmak ve çıkışta bizi görmek" dedi. "vay be çok iyiymiş dedim" kadına. kadın bana cevaben: "evet. çünkü biz insanları olabildiğince kütüphanelerde kalmasını istiyoruz" dedi. peki türkiye'de? mesela milli kütüphane'ye gidersin, etrafında aracını koyabilecek paralı bir otopark bile bulamazsın. sonra biz neden gelişmiyoruz, neden ilerlemiyoruz.

    birinin dediği gibi "müslümanlar kapitalizmi çok sevdi, hem de kapitalizmin vahşisini!"