şükela:  tümü | bugün
  • doğu roma veya bizim ifademizle bizans hristiyanlığı resmi din olarak kabul eden hatta (nikea konsülünde) hristiyanlık dininin esaslarının belirlendiği bir imparatorluktu. ayasofya bu devletin en büyük katedrali olarak inşa edildi.

    ayasofya katedrali 900 küsur yıl boyunca hristiyan bizans'ın sembolüydü.

    osmanlı devleti, konstantinopolis'i ele geçirdikten sonra bir islam imparatorluğu'na dönüşmek için bazı adımlar attı. bunların ilki osmanlı sultanlarına bir secere uydurmaktı. osmanlı tarihçisi paul wittek'in çalışmalarından anlaşıldığı kadarıyla türk ve moğol kabilelerinin saygısının kazanmak amacıyla saygın bir boy ve cengiz soyundan (oğuzhanlı meşhur secere) bağlandı. bununla birlikte yeni başkette aysofya'dan daha büyük bir cami o dönem için imkansız olduğundan, kılıç hakkı da denilen fetih prensibiyle rumların kilisesi camiye dönüştürüldü.

    ayasofya camii 500 yıl boyunca osmanlı devletinin sembolüydü.

    başta mustafa kemal atatürk olmak üzere türk ulusçuları saltanat ve hilafetin kaldırılmasından sonra eğitim sisteminden, giyim kuşama dek hayatın tüm alanlarında devleti tüm kurumlarıyla laikleştirmeye çalışırken osmanlı devletinin sembolünü de laik ulus devlete yakışan bir şekilde müzeye dönüştürerek dini bir mekan olmaktan çıkarmıştır.

    ayasofya müzesi artık neredeyse 100 yıldan beri insanlığın ortak mallarının sergilendiği müze statüsünde bir yapı...

    çoğu kişi bilmez ama 1204'de istanbul latin işgaline uğrayıp, kentte katolik devleti kuruluğunda ayasofya kısa bir dönem katolik katedrali olarak kullanılmıştır. bu dönemde kentten kaçan bizans hanedanı mensupları efir, iznik ve trabzon'da küçük devletler kurmuş ve kendilerini bizans'ın yasal varisi olarak görmüşlerdir. bu süreçte efir, iznik ve trabzon'da ayasofya adlı birbirinden güzel 3 ayrı katedral daha inşa edilmiştir. osmanlı dönemlerinde iznik ve trabzon ayasofyaları da camiye dönüştürülmüşde de 700 yıllık bu kiliseler yine cumhuriyet döneminde müze yapılmışlardır. bununla birlikte akp döneminde hatta son bir kaç yıl içerisinde 2 müze yeniden cami olarak ibadete açılmıştır. 3. sü yani istanbul ayasofya'nın camiye dönüşümü de 1950'li yıllardan beri ısrarla talep edilmektedir.

    peki müzeden camiye dönüşüm sembolik açıdan neyi ifade etmektedir? ülkemizin gücüne, varlığına, kimliğine nasıl bir katkısı olacaktır, nasıl bir ihtiyacı karşılayacaktır?

    meraklısı varsa başından itibaren tüm bu süreçleri ayasofya müzesi: bizans ve osmanlı'nın kutsal mirası makalesinden öğrenebilir.