şükela:  tümü | bugün
  • yillardir sure gelmis, en cok da memlekette ya sorun cikartmak isteyen ya da gercekleri kendi cikarlari dogrultusunda kullanmak isteyen ahalinin bir numarali araci olmustur. soyle ki;

    - turkiye de kurtlerin haklarinin yendigini soyleyenler kurt nufusunu 20 milyon olarak verirler
    - turkiye de alevilerin haklarinin yendigini soyleyenler alevi nufusunu 20 milyon olarak verirler
    - turkiye de muslumanlarin haklarinin yendigini soyleyenler musluman oraninin %99 olarak verirler
    - turkiye de fenerbahcelilerin haklarinin yendigini soyleyenler fenerbahceli nufusu 25 milyon olarak verirler (ayni sey galatasaraylilar icin de dogrudur, allahtan besiktaslilarin boyle bir talebi yok, onlarda (bkz: nerde cokluk orda bokluk) seklinde aciklama getiriyorlar)

    bu boyle gidiyor. herkes bazi varsayimlari kendi cikarlari ugruna gercekmis gibi kullaniyor.

    bu alisilagelmisligin en buyuk sebebi ne yazikki turkiye de sosyoloji biliminin yeteri kadar gelismemis olmasidir. sosyal konularda, toplumumuzun yapisi konusunda yeteri kadar bilimsel arastirma yapilmiyor. yapilan calismalar ya anket seklinde sermaye gruplari tarafindan ya da populer kultur adina medya kuruluslari tarafindan yaptiriliyor. halbuki, gercek sosyolojik bilimsel arastirmalar universitelerin, bilim kuruluslarinin isidir. bilim yapmak bilimcilerin isidir. ne bir is adaminin, ne bir medya kurulusunun, ne de bir siyasi hareketin isidir. bilimci, aklin yolu ile gercegi tespit eder. diger kurum ve kuruluslar, kisiler ise, bu gercekleri kullanarak kendilerine cozum ararlar. bilim, varsayimlar ve tahminler yerine, gercekleri ortaya koydugu icin, yapilacak sey gerceklerin uzerinden cozumler bulmaya calismak olacaktir.

    sosyoloji biliminin onemi ozellikle turkiye gibi gelisme seviyesinin ust basamaklarini hizla tirmanmakta olan toplumlar icin cok cok daha buyuktur.

    sosyal bilimlere gerekli onemin verildigi, kaliteli, etik bilim insanlarinin yetistigi bir turkiye gelismesini cok daha hizli surdurecektir.
  • hakan yılmaz hoca "türkiye'de siyasetin anlam haritasını çizmek" başlıklı saha araştırması yapmış. sonuçlara genel olarak şaşırmadım ancak bazı sonuçlar var ki hakkaten ufuk açıcı oldu.
    https://www.youtube.com/watch?v=3uspedduyk0
  • (bkz: sosyal fizik)
  • biz musul'un, kerkük'ün, halep'in, idlip'in, gazze'nin, kudüs'ün dertleriyle, demografik yapılarıyla meşgul iken, bizim demografik yapımız hızla değişiyor ve vatanımız ayaklarımızın altından kayıp gidiyor. suriyeli sığınmacılar türkiye nüfusunun yüzde 4.2’sini teşkil ediyormuş. bu, tavşanlara öykünen kardeşlerimiz üremeye aynı hızla devam ederlerse, birkaç yıl sonra demografik durum ne olur bir düşünün! ilginçtir, hiç gündeme gelmiyor, tartışılmıyor!