şükela:  tümü | bugün soru sor
  • düşünüyorum, düşünüyorum fakat tam olarak işin içinden çıkamıyorum.

    elbette biz vatandaş olarak eksik bilgiye sahibiz, ülkelerin arkaplandaki iletişimini bilmiyoruz. bu da bizlerin vereceği kararları eksik bırakıyor.

    şimdi bizim için en önemli üç sorun var, öyle dış politikalar üretmeliyiz ki hem en öncelikli problemimiz olarak pkk ya da barzani'nin devlet kurmasını engellemeliyiz. fakat bunu yaparken ekonomimize çok fazla zarar vermemeli, vatandaşlarımızın can güvenliğini tehlikeye atmamalı ve diğer devletlerle dengeyi bozmamalıyız. ancak ne şiş yansın ne kebap politikası maalesef iş görmüyor.

    dediğim gibi öncelikliğimiz kuzey suriye ve kuzey ırak. burada elbette suriye, ırak ve iran ile birlikte hareket etmeliyiz. iran son yıllarda kendi lehine en istikrarlı politikalar yürüten ülke. adamlar suriye ve ırak'ı kendi desteklediği militan gruplar aracılığı ile yönetiyor. hatta yemen'de de başkenti ele geçirmiş olan husilere destek veriyor.

    kuzey ırak ve kuzey suriye'de pkk(pyd/ybş) ve barzani arasında yıllardır süregelen bir rekabet var. her ikisi de kürdistan diye tabir ettikleri bölgenin hamisi hatta yöneticisi olmak istiyorlar.
    bu rekabet bizi doğal olarak barzani ile yakınlaştırdı. barzani'nin ticaret yaptığı neredeyse tek ülkeyiz. ayrıca barzani için dünyaya açılan kapı gibiydik. merkezi ırak hükümetinden bağımsız olarak kuzey ırak ile pek çok anlaşma imzaladık.

    iran ise barzani karşısında talabani/pkk kanadını destekliyor. kasım süleymani'nin pkk terör örgütü elebaşları ile görüşmeler yaptığı hatta bir miktar para verdiği iddiaları var. tabi burada iran'ın pkkyı barzani'ye karşı bir araç bir tehdit unsuru olarak kullanıyor olması ihtimali oldukça yüksek.

    ırak içinse bence esas mesele kuzey ırak'ın ülkeden ayrılması değil. elbette devletler bölünmek istemez. fakat ırak zaten yıllardır bölünmüş durumda. bence esas mesele barzani'nin işgal ettiği diğer yerler. burada özellikle kerküköne çıkıyor. çünkü kerkük tek başına bütün kuzey ırak'tan daha fazla enerji yatağına sahip. ırak hükümeti buradan olmak istemiyor.

    suriye hükümetinin ise durumu ortada. türkiye ile yaptığı anlaşmalar ve fırat kalkanı harekatı ile elini rahatlattı ve muhalifler ile uğraşmayı bırakarak suriye çölünün büyük bir kısmını ışidten aldı. fakat zaten şimdi asıl önemli dönemeçteyiz. deyrizor'da ya esad ile pkk çatışacak ve biz esad'ın ülkesinin tamamını geri alacağına emin olacağız ya da çatışmadan belli bölgeleri alacaklar ve biz esad'ın kuzey suriye'de özerk hatta bağımsız bir pkkya razı olduğunu anlayacağız.

    atılması gereken adımlara gelince; iran ve ırak kerkük'ü petrol dolayısıyla önemsiyor. türkiye ise soydaşlarımız dolayısıyla ayrıca önemsiyor. türkmenlerin durumu çok vahim çünkü bir kısmı şii bir kısmı sunni. şii olanlar ışid tarafından katledildi yahut katliamdan kaçtı. daha sonra haşd-i şabi'ye katıldı. haşdi şabi'nin de mezhepçi olduğunu ve iran kontrolünde olduğunu düşünürsek bu kez de sunni türkmenler için zor günler gelecek. elbette burada soydaşlarımızı korumalıyız.

    askeri bir harekat her an masadadır. bu ihtimali hiçbir zaman göz ardı edemeyiz. fakat şu noktada türkiye'nin kuzey ırak'a yapacağı operasyon dış devletlerce çok farklı lanse edilecek ve türkiye'ye yeni bir saldırı dalgası başlatacak. kıbrıs operasyonu sonrasında pek çok ambargo yemiştik. buna değecek olsa yine ambargo yeriz ama bence bu kez ambargo ile sınırlı kalmayarak kürt düşmanı katil türkiye imajı pekiştirilecek ve bunun üzerinden pkkya bir meşruiyet sağlanacak. dolayısıyla yukarıda yazdığım üç sorun burada söz konusu. hem vatandaşlarımız canlarını verecek hem ekonomi bozulacak hem de dış devletlerin hedefi olacağız.

    türkiye şu anda bir askeri harekat yapmamalı, bu konuda iran ve ırak'a öncelik vermeli.

    ambargolar konusuna gelirsek; iran ve ırak şu anda çok güçlü ambargolar uyguluyor. fakat ilginç bir şekilde ırak'tan ziyade kuzey ırak bizimle bağlantılı ekonomik anlamda. dolayısıyla bizim uygulayacağımız ambargo çok daha önemli ve güçlü olacak.

    bu ambargonun bir kaç önemli sonucu olacaktır;
    1-) 3 taraftan sarılmış bulunan barzani mecburen pkk/pydye sarılacaktır. zira kalan tek yer orası olacak. bu da bizim istemeyeceğimiz birşey.
    2-) barzani zaten politik olarak kötü durumda. rakipleri barzani ve talabani'nin desteği çok fazla arttı. hele kuzey suriye'de pkknın defacto hakiyeti barzani'yi iyice sarstı. ekonomik olarak da çökerse kuzey ırak yönetimini tamamen pkkya kaptırabilir.
    3-) şu anda desteklemediğini söyleyen yığınla devlet ambargo başladıktan sonra ama bakın insanlar aç kalıyor, barbar türkler moduna girecektir. bakın abartmıyorum. dış basına bir bakın. ırak ve iran'dan kat kat fazla konuşuluyor bizim yaptıklarımız. işin ilginç yanı hiçbir şey de yapmadık aslında.

    benim bir diğer korkum iran'ın bizi yüzüstü bırakması. bizim barzani ile ilişiklerimizi bozduktan sonra kendisinin barzani ile iyi ilişiler içerisine girebilme ihtimali beni ürkütüyor.

    suriye meselesinde ise yapılacak çok birşey yok. esad ile işbirliği şart. fakat bence türkiye idlib'e operasyon yapmamalı. elimizdeki tek koz bu çünkü. idlib bittiğinde masada hiçbir kozumuz kalmamış olacak suriye'ye karşı. dolayısıyla muhalifleri dizginlemekle birlikte suriye'yi pkk/pyd ile savaşa ikna etmeliyiz. haseke'ye yapılacak bir operasyon kuzey ırak kuzey suriye birleşmesini engeller hem de barzani dört taraftan sarılmış olur. esad da kamışlı'nın kalanını ele geçirir. operasyon yapılması muhtemel ikinci nokta ise tel abyad. buraya yapılacak bir operaydın pkk kantonlarını ortadan böler ve pkk devleti ihtimali tarihe karışır

    bana kalırsa afrin operasyonu bir teferruat. yani fırat'ın batısında kalan bu yeri alsak bile fırat'ın doğusunda kantonlar birleşik şekilde devam edecek.

    özet: türkiye karar alırken acele etmemeli, her hıyarım var diyene tuz alıp koşmamalı. sonunda kuzey ırak'ın pkk'nın eline geçebilme ihtimali olduğunu unutmamalı.
    yine aynı şekilde idlib meselesine temkinli yaklaşmalı ve fırat'ın doğusunda da pkk olduğunu hatırlamalı. aksi halde fırat'ın doğusunda pkk varlığı devam edecek.

    bu sadece ırak ve suriye meselesi. dünya bundan ibaret de değil elbette.
  • derinlemesine entry'ler yazılabilecek böylesine bir başlığa bu denli sığ bir yorum yazdığım için özür diliyorum lakin hükümet iktidara geldiği günden bugüne hiç adım atmasaydı bile bugünkünden daha iyi olurduk diye düşünüyorum. bugünden sonra atacağı adımlardan da bir hayır gelmesini beklemiyorum şahsen ben. en iyi ihtimalle yine yanılırlar olur biter.
  • güçlü ordumuz var diye düşünenler doksaların sonunda ırak ordusu ve o dönemki türk ordusunu karşılaştırmalı.

    maalesef ordu tek başına hiçbir şeydir.
  • bu saatten sonra r(bkz: geri vites) yapmanın bir anlamı yok bence. papaz meselesinden hiç bahsedilmemeli, basın bu konuda uyarılmalıdır. bahsedilmemeli derken bunun üzerinden artistik yapılmamalı neden mi? sen ısıtıp ısıtıp basına servis edersen adam da biraz acı ekleyip o yemeği sana yedirir.
    bu mesele soğuduktan sonra abd'nin iran'a son yaptırım paketi biliyorsunuz dünyadan ve özellikle avrupa'dan çok tepki aldı, hele ki bu yaptırımları uygulanmayana da yaptırım uygularım maddesi hiç hoş karşılanmadı. hah işte bu madde üzerinden bakın çin ya da rusya demiyorum avrupa ve hindistan ile mağduriyet ortaklığı yaparak abd üzerinde baskı kurulmasına büyük katkı sağlayan ortaklardan biri olunabilir.
    neden çin ya da rusya demiyorum, çünkü zaten iran'a uygulanan yaptırım otomatik olarak bu gruba da uygulanmış oluyor ki hâli hazırda çin'e zaten farklı yaptırımlar uygulanıyor. sen bunlarla yan yana gelerek nato bloğu ya da kendini batılı addeden ülkelerde antipati yaratabilirsin. senin amacın diğerlerinin de mağduriyetini kullanarak kendini sıyırmak, birileriyle dost ya da düşman olmak değil.
    şimdi burada bazı arkadaşlar türkiye bu işi nasıl yapacak diyebilir. onu da coğrafi konumunu, üzerinden geçen enerji yolları üzerinden politika üretme inisiyatifi hususunda rusyayla arka tarafta yapacağı bir win-win anlaşmasıyla ya da suriyeliler üzerinden yapabilir. la onu da ben mi söyleyeyim koooskoca dışişleri var bu ülkenin (!)
    şimdi diyeceksiniz ki arkadaş diğer dünya ülkelerinin buna maçası yer mi ya da adam niye senin mağduriyetini paylaşsın kardeşim senin kadar zararlı çıkmıyor ki ya da zaten trump'ın koltuğu sallanıyor en kötü ihtimalle 4 sene sonra seçim var gidecek biraz daha beklerim başım ağrımaz diyebilir. şimdi abd gücünün farkında ama dünya ülkelerinin tamamından büyük olamaz, tabi bu dünya ülkelerinin de birleşme ihtimali olamaz o yüzden türkiye gibi bir ülke zaten hâli hazırda cephe almış olan çin rusya bloğu ile avrupa ve tarafsız gibi görünen hindistan gibi büyük ekonomiler arasında köprü olma vazifesi üstleniyor.
    tüm bunları yapmak gerçekten hayal değil, eğer olursa da dünyanın en büyük motorlu arabasının da r(bkz: geri vites) yapabildiğini görmüş oluruz. sen de o r'ye taktığında ne kadar ilerleyebilirsen kâr yapmış olursun. hadi eyvallah.