şükela:  tümü | bugün
  • ülkemizde 1983 yılından beri, 35 yıldır komün hayatı yaşanmaktadır.
    sadece adı konmamış bir olgudur.
    tarihsel olayların, olguya dönüşebilmesi için, yaklaşık, yarım asırdır sürüyor olması gerekir, bu süreç tamamlanmak üzere olduğuna göre, konu hakkında iki klavye oynatmak şart oldu.
    önce, günümüzden bir örnekle başlayıp, sürecin başladığı döneme uzanayım.
    benim bir arkadaşım var. bu arkadaşım, mecbur kalmadığı hiç bir borcunu ödemez!
    bunu ödeyemediği için değil, bilinçli bir şekilde tercih ederek yapar.
    sözgelimi ;
    -emlak vergisi ödemez. su faturası ödemez. sorduğumda, bu alacakların asla icraya verilmeyeceğini, belediyelerin oy kaygısıyla, böyle bir işe asla girişmeyeceğini söyler.belediyeler cepte yani. belediyeye olan hiç bir borç ödenmez!
    -mtv hiç bir taksidini yatırmaz. iki aracı var, biri güncel kasa bmw. trafik cezalarını ödemez. gelir vergisi ödemez. gider vergisi ödemez. stopaj ödemez. kdv ödemez. ödemez oğlu ödemez...maliyenin bunu eninde sonunda yapılandıracağını bilir. muhasebecisi aracılığıyla yapılandırmaya müracaat eder, ilk taksidi öder, sonra bırakır,o nun sarsılmaz inancına göre, mutlaka yeni bir yapılandırma gelecektir ki gelir!
    -sgk , burada bazılarınız kıvır kıvır kıvranıyor gss için değil mi? ah yazık. bu arkadaşımın yanında işçi çalışıyor. onların primlerini ödemez...(not: bi kere sgk dan dert yandı, en katı kurum yine de alacağı konusunda sgk imiş, onun yalancısıyım)
    -son zamanlarda, bankalara karşı da rahattı. çekebildiği kadar kredi çeker, puanı bi ara üçyüzlerdeydi, sürekli taksit aksatır, gecikmeye girmeden, yani en az iki taksit atlayıp, üçüncüsüne sıra gelmeden ödemez. puanı 1 rakamla, yazıyla "bir" e düştü yahu! ne diyeyim. bankalardan biraz tırsmıştı açıkçası, seçim atmosferi olunca rahatladı. valla, başını yakmazsa eğer, hatır gönülle, iki devlet bankasından, iki kredi kartı aldı. başını yakmazsa dediğim banka müdürleri, kendine ne gam!
    şu an onları asılıyor. slip üstü slip çekiyor, yepisyeni kartlar, pos makinalarında telef oldu, sağı solu çizildi.
    ağızda sigara olmadığı zaman kürdanlı, üstten üç düğme açık gömlekli bi duruşu vardır. gözlerinin feri az sönüyor gibi olmuştu, şu aralar ışıl ışıl.
    ah diyor ahhh. keşke imkan olsa, bi yerden teşvik, kredi falan alsam. onu da yiyecek :)
    takipli alacakların, devlet tarafından satın alınacağını duydu ya!
    -ara not: geçen kısa süreli, bi senet meselesinden 5 gün bi medrese-i yusuf yaptı çıktı. bu basında söylenenler doğru, inanın hapislerde yatacak yer yok. bunun durumunda tutuklu yargılanması gereken suçuna rağmen , dışarda, yargılama sürüyor. ne gam!
    af gelir! gelmez mi?
    ...şimdiiiiii, komün hayat bu hikayenin neresinde. komün hayat yaşıyoruz işte. ben çalışıyorum, ona da bakıyorum. farzedelim ki adı umut olsun bu arkadaşımın.
    siz de etrafınızda nice nice umutlar yeşertiyorsunuz.
    yeni nesili de görüyorum, yeni umutlar filizleniyor.
    mutlu oluyorum!
  • (bkz: düzen değişir düzülen değişmez)

    modern köleler olmak yahut içinde bulunduğun durumu kabul etmek yerine, düzeni değiştirmek gerek.

    mehmet cengiz, reza zarrab, bakan çocukları ve birçoğunun düzülmesini sağlıyacak düzeni getirmek gerek.

    (bkz: sıfırladınız mı)
    (bkz: anlamadım babacım)