şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kızılcık şerbetini içip, avrupa'ya eylül ayında yapacağı ziyaretlerde erdoğan'ın vermesi gereken mesajdır. ilk hollanda ile normalleşme başladı. ardından almanya ile tekrar anlaşmalar yapıldı. şimdi ab'ye yeniden biz reforma hazırız evet hata yaptık ama düzeltmeye hazırız mesajı verip, ab ile yeniden başlamak lazım. bizim için en doğru hareket budur. bölgedeki ülkeler iran ile. ilişkilerinin kesemezler keza avrupa da. morgerhini de aynı şekilde ifade etmişti. ab ile birlikte yeniden başlamak türkiye'ye olan güveni arttırır. abd'ye karşı ab+türkiye+iran+rusya bloku yaratılmalı.

    ayrıca milli para değil euro'ya destek verilmeli. tl'ye değer kazandırmak için milli para bir yol ama merkez bankalarında euro rezervini arttirip dolara karşı birleşmek hem kolay hem dolara daha etkili bir darbe ve baski kurabilir.
  • bu politika ile birlikte , hayatında görmediği avrupalılara , " haçlı , gavur , abdestsiz , zındık " diye sallayan malum kitle jet hızıyla dönüş yapabilir.
  • olllldu canım,
    görürsem söylerim...

    avrupa da açmış kollarını bizim çomarları bekliyordu.

    batma süreci başlamış, her sözü yalan, her hareketi sahtekarlık olan, islami terörün baş destekçisi, sinsi bir üyesi olsun ister mi avrupa birliği ?

    üstelik içindeki en az 5 milyon potansiyel terörist arapla birlikte...

    siz gerçekten akıl tutulması yaşıyorsunuz, bunun başka bir izahı yok !!
  • (bkz: yersen)
  • çok teferruata girmeden sadece şunu söyleyeyim; ab ülkelerinde enflasyon +%2.5, -%2.5 aralığında olmak zorundadır, aksi takdirde ab merkez bankasının ekonominize müdehale hakkı vardır.
    türkiye’nin oranları nelerdir? bilmem anlatabildim mi?
  • türkiye'nin yapması gereken en önemli hamle peşinden koşan değil peşinden koşulan bir ülke haline gelmektir. ab uyum yasalarına ab'ye girsek de girmesek de kendi demokrasimiz, refahımız için devam etmeliyiz. tüketen değil üreten bir ekonomi kurmalı, orta gelir tuzağından çıkabilmek için arge'ye yatırım yapmalıyız. yüksek teknoloji üretemedikten sonra ab'ye tam üye dahi olsak olacağımız maksimum seviye bulgaristan, romanya seviyesi olacaktır. ama eğer güney kore, japonya, kanada gibi kendisine yeten, dünyaya teknoloji ihraç eden bir ülke olursak ab sen gel mübarek kıbrıs sorunu da neymiş diye peşimizde koşar, kararı da biz veririz.

    he, yaz yaz yaz. sonra eeeey amerika. napalım işte içimizi döküyoruz.
  • doğru, yalnız bu ab için pek de iyi bir hamle olmayacaktır.
  • 12 eylül 1963 ankara anlaşması ile başlayan müzakereler... sene 2018. dile kolay 55 sene.

    yine ankara anlaşması, tarih 6 mart 1995. dış ticaret açığının her sene büyümesi, tüketim alışkanlıklarımızın marka-bagimli hale gelmesi, yerli malının yok olması.

    türkiye'nin senelerdir en iyi hamlesiydi zaten ab üyeliği ama olmayacak duaya amin demeyi çok seviyoruz. adamlar her türlü mali rahatlıkla pazarımıza sokarken biz ancak belli başlı sektörlerde belli başlı bir iki markamızla onlarla baş etmeye çalışıyoruz.

    kısacası bu hamle bir 55 sene daha sürer, torunlarımız üyeliği görür, o zaman kadar birlik kalırsa tabii.