şükela:  tümü | bugün
  • yakında tayyip'in ihtiyaç duyacağı büroların sıralı tam listesidir.
  • gerçek anlamda en iyi avukat ve en iyi hukuk ofisleri listelenecek ise batur ve bölükbaşı avukatlık ortaklığını tepelere yazın! birde akıl vereyim, kurucularından avukat mustafa kemal batur bey ile görüşmeden avukat tutmayın
  • henüz açılmamış olandır.

    bir de akıl vereyim, sözlükteki sikko reklam entry'lerine itibar edip de avukat tutmayın.
  • en iyisi hangileridir tam bilemiyorum ama legal500 veya iflr1000 tarzı sitelerde parayla üste çıkanlar olmadığı kesin.

    meslekteki 4. seneme giriyorum ve staj zamanımda 3 farklı ofiste çalıştım. şuan devam etmekte olduğu büro da orta ölçekli 20-30 arası avukat barındıran bir büro. vakti zamanında hayatımda olan insanların etkisiyle yurt dışından yeni dönmüş taze bir stajyer olarak malum siteleri açıp oralara göndermiştim öz geçmişimi. sonrasında yine o malum sitelerde göze çarpan bürolardan birinde "büyük ve kaliteli büro" olduğunu zannederek başladım meslek hayatıma. daha ilk günden hayal kırıklıkları başlamıştı benim için orası ayrı tabii.

    baktığında iyi hukuk bürosu nasıl olur dersek hemen ilk akla çok avukat çalıştıran, büyük müvekkilleri olan, çalışma saatleri olmayan bürolar geliyor biliyorum fakat o işler öyle değil işte.

    bence iyi bir büro çalışanının hakkını tam olarak vermeli. hukuk bürosunda en büyük hukuksuzluğu yapıp insanları insanüstü saatlerle sürekli bir yükselme ve sonucunda partnerlık vaadiyle çalıştırmamalı. iyi hukuk bürosu iyi hukukçulardan oluşmalı, uzun ve içi boş dilekçelerle değil kısa ama kritik dilekçeleri ortaya çıkarmalı. her işini iyi araştırmalı, her konuda müvekkiline ikinci bir planı da önermeli. işini ciddiye almalı, müvekkilinin gözünü boyamaya değil cebine para kazandırmaya uğraşmalı. evet evet başlıca önceliği müvekkilinin daha çok para kazanması olmalı. çay kahve içilen zamanı 200 dolardan charge edip meslek itibarını sarsmamalı.

    özellikle yeni mesleğe atılacak arkadaşlar bizlerin yaptığı hatalara düşmemeliler. malum siteler göz boyar, siz gözlerinizi boyatmayın.
  • isim zikretmenizi tavsiye etmem. avukatlık kanunu'na göre avukatlar için reklam yasağı vardır. biri çıkar da "bu başlık altında şu avukatın reklamı yapılıyor" diye baroya şikayet ederse sorun olur.

    ayrıca hukuk bürosunun iyisi, kalitelisi vs. gibi bir vasıflandırma yapamazsınız. burada verilen de bir hizmet olmakla birlikte, asıl olan sizin hakkınızın en iyi şekilde vekaleten savunulmasıdır. dolayısıyla ücra bir han odasındaki avukat sizin davanızı en doğru şekilde takip ettiği sürece sizin için türkiye'nin en iyi avukatlık bürosu odur. biraz açalım:

    sizin bir iş davanız var. işten haksız yere çıkarıldınız ve tazminatınız da ödenmedi veya fesih nedenleri haksız/geçersiz. özetle iş mahkemesinde takibi gereken bir davanız var. o pek afilli, adı bilmemne&bilmemne veya x,y,z partners vs. gibi bir büroda davanız pek ala piç olabilir. zira dosyanız onlarca avukat arasında gidip gelirken, her duruşmaya dosyadan bihaber başka bir avukat girebilir. o yoğunluk içinde kesin olan bir süreyi kaçırabilir. süper giyimli ve 3 dil bilen bir avukatın bunları yapma ihtimali inanın ki vardır. (ve hatta bana sorarsanız daha yüksektir ama bu subjektif görüş)

    örneğin bir işe iade davasının ilk celsesinde, işveren savunma almadığı için esasa girmeden hakime karar için bastırıp tek celsede davayı kazanması için, o avukatın aylık kirası 10.000 dolar olan bir plaza katında çalışmasına gerek yoktur. aksine öyle bir büroda davanız yıllar sürebilir ve size bunu ofislerinde cafe lattenizi yudumlarken olağan bir süreç gibi inandırabilirler. (bu elbette böyle olmayabilir de. benim dikkat çekmek istediğim büronun dışarıdan görünüş biçimi bunu belirlemez.)

    bu örneği borcunu ödemeyen bir kiracının tahliyesinden tutun da boşanma davasına kadar uyarlayabilirsiniz.

    şirketlerin büyük çaplı, yabancılık unsuru içeren, birleşme/devralma vs. gibi komplike işleri için o tür büroların sahip olduğu referanslar önemli olabilir, bu ayrı. ama ortalama bir kişi olarak sizin alacağınız hukuki desteğin niteliğini o avukatın bilgisi, becerisi, titizliği ve başından sona el değiştirmeden takibi belirler.

    durum budur. (mesleğin içinden bildirdim)
  • bi kaçında bizzat çalıştığım ve en son kamu personeli olarak dinginleşip, gençleştiğim bürolardır diyip tanımı vereyim. gerçekten de 4 yıl önce 7 yaş büyük tahmin edilirken, şimdi olduğumdan 5 yaş küçük tahmin ediliyorum. göz altı torbalarım, morluklarım, rengi kaçmış cildim vs kalmayınca tabii.

    alınan titlelar, rakamsal olarak çok görünen maaşlar tam bir ilüzyon. temelde gerçekleştirebildiğiniz aktiviteler ve tükettiğiniz ürünler: duş, yemek, cafe/bar, giyim, araba/telefon/elektronik vs. tatil bile çok çok sınırlı, haftasonu kaçmaya hal kalmıyor. bu durumda, sıradan maaş ve olağan boş vakitle sıradan marka ürün kullanarak ve boş vakitte hizmet sektöründen alınan hizmet yerine kendin üreterek çok daha kaliteli yaşabiliyor.
    şöyle ki, sürekli dışardan yemek zorunda kalmak yerine kendi yemeğini yapacak vaktin olsun. plazada hava atmak için alınan markalardan geri kalmama zorunluluğun olmadığı için kullanmayacağın markaları alma. mesela prada gözlük alma rayban al, iphone alma android al gibi.
    tatil için de, plazadaki kadar kısa vaktin varmış gibi düşünerek ayarladığın tatillere bütçen yeter zaten, diğer harcamalarını da ayarlarsan.

    o titlelar başka yerde geçmiyor onu da söylemek lazım. tüm vaktinizi vakfederek aldığınız o titlelar, o ofisin ya da benzerlerinin kapısındam çıktığınız anda bitiyor. geriye yaşanmış bir hayat, anlamsızca lükse harcanmış bir para ve bunu inkar edebilmek için daha da işkolikleşen insanlar kalıyor.
  • isme/etikete fazla önem verenlerin düştüğü tuzak.

    bu goygoy fakültede son sınıfa doğru iyice alevlenir. tıpkı beyaz yakalıların 1-2 gazlamayla unvanla kendini kafa tayfadan zannetmesi gibi öğrenciler stajyerler ve yeni avukatlar ortamı iyice tanıyıp gözleri açılana kadar büronun ismiyle kabarıp basamakları üçer beşer çıkma hayali kurarlar.

    saydıklarımın gözü açılsa bile sirkülasyon bol nasılsa, her yıl sürüyle mezunun gözü birkaç tane pazarlama harikası isme kilitlenmiş durumda ve kendi ayaklarıyla geliyorlar.
  • meslekte hatırı sayılır olmasa da 15 yıla yakın bir avukatlık geçmişimle yazmayı bu başlıktan sonra vicdanıma borç bildim.

    evvela belirtmek isterim ki;
    avukatlığın mahareti ayrıntılarda gizlidir. daha davanızı açarken bir çok şeyi kurgulamanız ve birden fazla olasılığı göz önünde bulundurmanız gerekir.

    özellikle stajyerlik döneminde olan arkadaşların, süslü plazalardan ziyade kendisine bu dönemde bir usta edinmesi çok önemlidir. zira, ancak ve ancak bu usta size, hakkı, adaleti, savunmayı, müvekkili, müvekkille olan ilişkileri, samimiyetin ayarını, meslektaşın ne olduğunu, aslolanın bu meslekte dürüst ve güvenilir insan olarak anılmak olduğunu öğretir.

    ancak bu usta size, hayatta, aslında düşlediğiniz şeylere çarçabuk sahip olmanın bir anlam ifade etmediğini, vicdani rahatlığın, en lüks arabadan ya da debdebeli , facebook sponsorlu yurt dışı gezilerinizden çok daha huzur veren bir şey olduğunu öğretir.

    bu usta size, mahkeme kalemlerinde; "ooo ..... bey/hanım hoş geldiniz nasılsınız"'ın ne kadar keyif verici bir ahval olduğunu anlatır.
    oysa size camlı ve yüksek katlı, içinde tütün sarılmayan, ruhsuz yapıların albenisi anlatıldı. yalan söylediler size, bu meslek, ancak ve ancak kendi-kendinizle kaldığınız zamanlarda yaşadığınız vicdani rahatlıkla yapılabilir.

    bu dava, ancak ayşe teyzenin " sağolun avukat bey/hanım ile" moris'in " yaşşa be avukatim'i ile " yapılır.

    o fabrikalarda kaybolmayın, bir kerecik olsun kazandığınız davada müvekkilinizin yüzünü görme şansınız olsun. bir kez olsun, devraldığınız dosyaları değil inşa ettiğiniz ve sonuçlandırdığınız dosyaların keyfiyetini yaşayın.

    mesala, yargıtayda emsal olmak ne demek bilir misiniz? ne kadar keyf verir insana.

    mesala , meslektaşınız geç kaldığında dosyaya düşürmek yerine onu beklemek hatta haber vermek. sonuçta iki bardak çay içip, sağolun meslektaşım demesi, ne demek bilir misiniz?
    büro değil arkadaşlar, üstadınızı seçin, ustanız seçin.