şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'nin gelişmiş bir ülke olmasındansa bize daha yakın gelen.
  • gayet doğal olan hadisedir. esas problem geri kalmış bir ülke olduğunun farkında olmamaktır, yolları çukarlarla dolu ülkede mercedes araba kullanmak gibidir ülkemizde yaşamak.
  • en modern şehri istanbul'da herhangi bir cafenin kaldırıma attığı masalarından birine oturup soluklanayım dediğinizde 10 dakikaya kalmadan teyit etmiş olacağınız gerçektir.

    birkaç dakika arayla mendil satan çocuklar gelir, almayacağınızı söylediğinizde duygu sömürüsü içeren sözler sarfetmeye ve ısrar etmeye başlarlar. onları savdıktan sonra kucağındaki bebeğe süt parası isteyen bir kadın dikilir başınıza.

    bu ülkenin en gelişmiş kentinde rahatsız edilmeden ve fakirlik hikayeleri ile içiniz ezilmeden bir bardak çay içemezsiniz.
  • bu geri kalmışlığın pek çok nedeni vardır bu nedenleri

    -islam dininin yanlış yorumlanması sonucunda saçma sapan düşüncelerin, batılların oluşması
    -başımıza gelen liderlerin kendi menfaatlerinin ülkeninkinden önde tutması
    -son yüzyılın büyük teorilerinden olan evrim teorisinin araştırılmadan saçma,ateistlerin yoldan çıkmışların işi olarak nitelendirilmesi(bu nedenle birlikte birçok bilimsel araştırmadan uzak kalınıyor ve kendi saçmalıklarımızın içinde boğuluyoruz.) -evrim teorisi sadece bir örnek ayrıca bu teori %100 doğrudur demiyorum sadece araştırılması önemsenmesi gerekir diye düşünüyorum. -

    gibi daha çok uzatılır bu liste ama bence bunlar başlıcalarıdır.
  • düzeltmekte yarar var halihazırda türkiye geri kalmış değil, zaten on yıllardır "geriden gelen" bir ülkedir. tatlı canınızı "of neden geri kaldıkki şimdi ya!" diye sıkmayın, buralar hep böyleydi yani.
  • türkiye geri kalmış bir ülke değil, türkiye geri giden bir ülke. madem geridesin, madem ilerlemeyi bilmiyorsun en azından önünde gideni takip ve taklit et, gerisin geri saçma sapan yollara sapma bari.
  • genelde bu fikirsel aydınlanma ve türkiye'nin geri kalmış olduğunun idrak edilmesi yabancı ve gelişmiş bir ülke ziyaret edildiğinde anlaşılır.

    kendi adıma; çok daha iyilerinin olduğunu görmeden evvel istanbul'un inanılmaz güzel bir şehir olduğuna inanıyordum. istiklal caddesi için "kesin yabancılar burayı görünce hayran oluyorlardır" falan diye geçiriyordum, çocukluğun ve cehaletin sonucu işte. yurt dışında taksim bölgesinden çok daha iyi eğlence merkezlerini, istiklal'den çok daha canlı ve güzel caddeleri (ki epeydir gitmiyorum ama sanırım istiklal ve çevresi bitmiş) görünce anlamıştım olayı.

    ha istanbul örneğinden gidelim, istanbul gerçekten harika ve dünyanın en güzel birkaç şehrinden biri olabilirmiş, ama hem fetih öncesi hem de fetih sonrası eserler tarumar edildiği için bu ihtimal yok edilmiş. aşırı nüfustan ötürü oluşan deformasyonu saymıyorum bile. sonuçta "imar projesi" adı altında adnan menderes denen adamın istanbul'un amına nasıl koyduğunu da bilen bilir, bilmeyen basit bir google araştırmasıyla öğrenebilir.

    antalya'nın eski yerleşkesi kaleiçi denen mahalledir ve bu kaleiçi lafta değil gerçekten kalenin içindedir. öyleymiş daha doğrusu. sonra 1930'lardaki bir sığır belediye başkanı, "mahalleler hava almıyor" diye surları yıktırıyor. hadrian döneminden beri dayanan surlar bir gerizekalının fikriyle yıkılıyor. kalenin ayakta kalan burçları hala şehir içinde görülebilir.

    şehircilik ve imar planı üzerinden bir iki küçük örnek dahi neden gelişememiş ve gelişemeyecek olan bir ülke olduğumuzu anlatmaya yeter, örnek çoğaltmaya gerek yok.
  • içerisindeki sosyalist oranından ve bu sosyalistlerin kendilerini batı seviyesinde entelektüel falan sanmalarından belli olan durum.