şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'nin veto hakkı olduğu tek uluslararası kuruluştan çıkacağını düşünenleri gördüğümüz başlık.
    nato'da kararlar oy birliği ile alınır ve güney kıbrıs, türkiye veto ettiği için nato'ya girememektedir. türkiye, nato'dan ayrıldığının ertesi günü güney kıbrıs, nato'ya alınır ve türkiye, nato toprağında işgalci ilan edilir.
    ayrıca böyle bir durumda rusya, avrupa'dan ziyade yalnız kalmış türkiye'ye çevirir gözlerini ve türkiye'yi koruyacak bir güç ortada kalmadığından istediğini alır. boşuna değildi 2015 yılında rus uçağını düşürünce ilk açıklamamızın "türkiye hava sahası, nato hava sahasıdır" dememiz.
    türkiye'nin ve türk milletinin düşmanı iseniz türkiye'nin nato'dan çıkması için sabah akşam dua edersiniz.
  • içeride üretilen 10 kalem ürünün 6 kalemini sattığın adamların güvenlik birliğinden çıkmaktır. gümrük birliği anlaşmaları iptali ve akabinde belki bir ambargo ile çok zor duruma düşeriz.

    duygusal kararlar ile ülke yönetilmez.
  • zaman içerisinde bağımsız devlet olduğunu unutup, abd ve nato'yla kantarın topuzunu kaçırıp kurulan vıcık vıcık ilişki, gelecekte rusya ve şangay beşlisi ile de kurulursa elde edilecek sonuçlar yine değişmez.

    1-problem nato'da değil. problem bizim siyasal düşünce yapımızda.
    2-ruslar -amerikalılar ile karşılaştırırsanız- soğuk ve acımasızdır.

    inönü'nün de söylediği gibi; "büyük devletlerle ilişki kurmak, ayı ile yatağa girmeye benzer."

    edit: bu arada hemen ekleyelim, soğuk savaş ürünü ve bir savunma örgütü olarak nato, planlarını global düzeyde yapar ve bir varşova paktı/kırmızı kuvvet/karşı güç/düşman saldırısını öncelikle durdurmayı (bkz: stratejik savunma) hedefler ve bunun için cephe ülkesi almanya'nın topraklarına dahi taktik nükleer mayın yerleştirmekten çekinmez (bkz: fulda gap). nato'nun kanat ülkesinin vatandaşları olarak çoğumuzun haberi yoktur ancak, bir sovyet işgalinin başarılı olması ve türk ordusunun türk topraklarını korumakta veya işgalden kurtarmakta başarısız olması durumunda, nato planlarının anadolu topraklarının geri alınmasından ziyade, işgal kuvvetlerinin balkanlara ve/veya ortadoğuya geçmeden taktik nükleer silahlarla türk topraklarında vurulmasını içermesi kuvvetle muhtemeldir. benzeri planları, amerikalıların yerinde olsa ruslar da yapardı. nato'nun, rus tanklarının roma veya londra sokaklarında gezme ihtimalinin bile ortaya çıkmasına izin vereceğini düşünmüyorsunuz herhalde.

    eğer nato'dan ve karar alma mekanizmalarından çıkarsanız, bu kıyamet senaryosunu uygulamaya koyma veya bu seçeneği tercih etme ihitimali daha da artar. lord palmerston der ki, "devletlerin ebedi dostları ve düşmanları yoktur sadece çıkarları vardır".

    güçlü bir ordu sizi düşmalarınıza karşı olduğu kadar, dostlarınıza karşı(!) da korur.
  • imkansıza yakındır. avrupa konseyi üyeliği, ab ile imzalanmış onca anlaşma, türkiye'nin askeri gücü, üzerine türkiyenin avrupa-asya arasındaki kritik konumu. bu ülkenin peşini ne nato ne de doğu bloğu tamamen bırakmaz, bırakamaz. ayrıca türkiyesiz nato işlevsiz falan olamaz. nato demek abd, ingiltere, fransa demektir. gerisi teferruattır.

    iki tarafı da idare etmeyi bilmek gerek.
  • nato ister; somali'ye, kore'ye, afganistan'a asker göndeririz.

    biz kıbrıs'a gireriz, nato ülkeleri bize ambargo koyar.

    yararı yok, zararı var ibnelerin.
  • son 300 seneki türk - rus savaşlarına baktığımızda daha doğru değerlendirilebilecek olay.

    1735-1739 osmanlı-rus-avusturya savaşı (osmanlı zaferi)
    1768-1774 osmanlı-rus savaşı (rus zaferi)
    1787-1792 osmanlı-rus savaşı (rus zaferi)
    1806-1812 osmanlı-rus savaşı (rus zaferi)
    1828-1829 osmanlı-rus savaşı (rus zaferi)
    1853-1856 osmanlı-rus savaşı (kırım savaşı) (osmanlı ve müttefikler zaferi)
    1877-1878 osmanlı-rus savaşı (93 harbi) (rus zaferi)
    1914-1917 osmanlı-rus savaşı (kafkasya cephesi)
    `:https://www.wikiwand.com/tr/osmanlı-rus_savaşları`

    tamamen yenilgiden avrupalı devletlerini müdehalesi ile kurtardığımız kırım savaşını saymazsanız, son 1740'tan beri ruslara karşı sürekli yenilmişiz. her 25 senede bir ruslar tokatlamışlar, taa ki atatürk gelene kadar.
    1946'da ise tekrar toprak taleplerine başlamışlar ki o yüzden 1950 de apar topar natoya girmek için müracat edip, koreye asker göndermişiz.
    nato sayesindedir ki, doğu blokuna dahil olmayıp paçayı yırtmışız.
    natodan çıkmanın sonuçları olur, bu sonuçlardan bir olasılığı da türklerin anadoludan silinmesidir. abarttığımı düşünebilirsiniz ama, sırplar, bulgarlar, romenler arkalarına rusları alarak topraklarındaki türkleri sürmüşlerdir.
    kırım türklerinin başına gelenin bizim de başımıza gelmesi mümkün değil diye düşünmek lükstür.
  • muhtemelen peşinden, sarı ışığın yanmasıyla kornaya basılması arasındaki süre kadar bir zaman zarfında gkry ve/veya israil'in üye olarak kabul edilmesi gerçekleşir. sonrası bizim maharetimize kalmış.
  • lan rusyaya güvenip yola mı çıkılır, hiç mi tarih dersi görmediniz.
  • mhp ve mafyasının sonu olur muhtemelen.
    sonuçta bunlara kemik atan nato.

    edit : ne gerizekalı insanlar var aq şu sözlükte.
    nato iyidir kötüdür demiyorum.
    sadece türkiye nato'dan çıkarsa işlevini yitirecek bir partiden bahsediyorum.

    halen gelip mhp güzellemesi yapıyorlar aq mesajla.